KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Esas no
- 2024/161 Esas
- Karar no
- 2024/207
- Dava
- Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7. Maddesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/02/2024
Karar Metni
1.339 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7. Maddesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.08.2014 tarihinde ticaret sicilden resen terkin edilen ... Şirketinin yetkilisi ve ortağı olduğunu, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, resen terkin edilmesine rağmen şirket üzerine kayıtlı ...plakalı sayılı aracın usulüne uygun tasfiye edilmediğini, aracın yediemin deposunda olup, vergi cezalarının ödenerek yediemin deposundan çıkarılması ve satış işleminin gerçekleştirilmesinin gerektiğini, şirketin resen terkin edilmesi nedeniyle bu işlemlerin yapılamadığını, resen terkin işleminin hatalı olması nedeniyle davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğunu bildirmiş, ... Pazarlama Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ön inceleme duruşmasındaki açıklamasında; ihyayı, yalnız dava konusu aracın satış ve diğer işlemleri ile sınırlı olarak talep ettiklerini bildirmiştir.
SAVUNMA
Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü, cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen ...
Şirketinin 26/01/2005 tarihinde kuruluş ile tescil edildiğini, sermayesinin 5.000 TL olup, 6103 Sayılı Kanunun 20. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5. maddesinin a bendi uyarınca 04/04/2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, bu hususun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını,
yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12/08/2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, resen terkin işlemlerinin TTK'nun geçici 7.maddesi ile tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, şirketin tescilli adresine ihtarnamenin keşide edildiğini, ancak basiretli tacir olarak davranması gereken ilgililerin yasal süre içinde herhangi bir bildirimde bulunulmamaları üzerine resen terkin işlemi sürecinin işletildiğini, TTK'nun geçici 7(4) maddesi ile 31.maddesi gereği şirketin tescilli adresine gönderilen ihtarnamelerin, TTK'nun 7(4/a) maddesi gereği tebliğ edilmiş sayılacağının esas olduğunu,
ihyası istenen şirketin sicil kayıtlarındaki adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ döndüğünü, Ticaret Sicil Gazetesinde ilanın yapılması ile şirketin terkin edildiğini, şirkete tebligat yapılamamış ise de, TTK'nun geçici 7(4).maddesindeki usul dairesinde ilan tarihine göre tebliğ tarihi belirleneceğinden, terkin işleminde usulsüzlük bulunmadığını, müdürlüğün yasal hasım olduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermediğini, terkin işlemlerinin yapıldığı sırada müdürlüğün ihyası talep edilen şirketin leh ve aleyhinde icra takibi yada dava olup olmadığını bilmesinin mümkün bulunmadığını bildirmiş,
müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında, ticaret sicilinden terkin edilen ... ve Ticaret Limited Şirketi'nin adına kayıtlı aracın tasfiyesinin yapılması amacıyla sınırlı olmak üzere ihyası istemine ilişkindir. İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün, Merkez ... sicil numarasında kayıtlı ... ve Ticaret Limited Şirketi'nin, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7.maddesinin 1.fıkrasının a bendi uyarınca, sermayesini Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutara yükseltmediği gerekçesiyle, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce sicil kaydı 12/08/2014 tarihinde resen terkin edilmiştir. Uyap sisteminden alınan kayıt örneğinden; ... plakalı sayılı aracın, terkin edilen şirket adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
TTK'nun geçici 7(15) maddesinde. "Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır.
Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü düzenlenmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında, davacı ve davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere, bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
TTK'nun geçici 7(15). maddesinin ikinci cümlesinde düzenlenen on yıllık süre, Hazineye intikal süresi olarak ön görülmüş olup, şirketin nakit, demirbaş, taşınır veya taşınmaz malları gibi bütün mal varlığı değerleri, şirket mal varlığını oluşturduğundan, şirketin mal varlığına ilişkin tasfiye taleplerinin, şirket adına yetkilileri veya şirket ortakları tarafından on yıllık hak düşürücü süre içerisinde talep edilmesi halinde şirketin ihyasına karar verilmesi mümkün olup, şirket yetkilisi veya ortakları tarafından bu süre içinde açılmayan davaların, hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekip hangi türde olursa olsun şirkete ait mal varlığının, on yıl sonunda Hazineye intikali yasa gereğidir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 14.10.2021 tarih ... esas ve ...karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....
Hukuk Dairesinin 13.06.2019 tarih ... esas ve ... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere TTK'nun geçici 7(15) maddesinde terkin edilen şirketlerin ortaya çıkacak mal varlıklarının 10 yıl sonra hazineye intikal edeceğinin düzenlenmesi karşısında terkin tarihinden itibaren 10 yıllık süre içinde şirket ortaklarının şirkete ait mal varlığı üzerindeki mülkiyet hakkının devam ettiğinin, bu süre içinde talepte bulunmaları halinde mal varlıklarının tasfiyesi için ihya davası açmaya hakları bulunmasına göre bu sebebe bağlı hak düşürücü sürenin 10 yıl olarak uygulanması gerektiği dikkate alınarak;
somut olayda şirketin 12/08/2014 tarihinde terkin edilip dava tarihi itibariyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin sona ermediği anlaşılmakla, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Davacı taraf, şirket adına kayıtlı aracın satış işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını talep etmiştir.
Davacının, ortağı olduğu şirketin resen terkin edilmesine rağmen adına kayıtlı bir aracın tasfiye işlemlerinin yapılmamış olması nedeniyle, bu amaçla sınırlı olarak ve hak düşürücü süre içinde açılan davada, araca ilişkin tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin ihyasının zorunlu bulunduğu, ... plakalı sayılı aracın terkin edilen şirket adına kayıtlı olduğu ve davacı tarafın yalnız aracın tasfiyesi ile ilgili olarak sınırlı ihya talebinde bulunduğu göz önünde tutularak, taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kabulü ile;
talebe konu aracın tasfiyesi işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına, TTK'nun 547. maddesi hükmü gereği ve Yargıtay ....
Hukuk Dairesinin 19.04.2022 tarih, ...esas ve ... karar sayılı ilamı ve benzer nitelikte çok sayıda ilamları dikkate alınarak, terkin edilen şirkete ait aracın tasfiyesi işlemlerini yapmak üzere şirketin, terkinden önce münferiden yetkili temsilcileri olan davacı ... ile ...'in münferiden temsile yetkili olmak üzere tasfiye memuru olarak atanmalarına, tasfiye memurlarına, şirketin terkinden önceki yetkilileri olmaları nedeniyle ücret verilmesine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına karar vermek gerekmiştir.
Dava dilekçesinde, davalı tarafça terkin işlemlerinin usul ve yasaya aykırı olarak yapıldığı iddia edilerek davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması talep edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve belge örnekleri ile davacının ortağı ve yetkilisi olduğu terkin edilen şirketin, davalı tarafça, yasal terkin sebebine dayalı olarak terkin işlemi yapılmış olsa da, cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere davalı tarafından ihtarlı tebligatın yalnız şirket adına çıkarıldığı,
TTK'nun geçici 7(4).maddesine uygun olarak şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtarların yollanmadığı tüm dosya kapsamı ile anlaşılır olmakla, terkine ilişkin tebligat işlemlerinin kanunda gösterilen usule uygun olarak yapılmamış olması nedeniyle şirketin usulsüz olarak sicilden terkin edilmesine bağlı olarak davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/161, K. 2024/207, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama