KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Esas no
- 2025/77 Esas
- Karar no
- 2025/62
- Dava
- Şirkete Temsil Kayyımı Atanması İstemli
- Dava tarihi
- 10/06/2024
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 19/12/2024 tarihli kararı ile mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesinden sonra dosyanın mahkememize iade edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... esas sayılı dosyasında açtığı ortaklıktan çıkma ve şirketin feshi talepli davanın, 29/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında iki nolu ara kararı ile davacının, davalı şirketi münferiden temsile ve imzaya yetkili görev süresi sona eren müdürü olduğu, bu nedenle taraflar arasında menfaat çatışması bulunması nedeniyle davalı şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması davası açılması için iki haftalık kesin süre verildiğini bildirmiş,... Şirketine kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen davada, davalı şirket ile görev süresi dolan yetkilisi davacı arasında menfaat çatışması bulunması nedeniyle davalı şirketi davada temsil etmek üzere HMK'nun 426/2 maddesi uyarınca temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ve ekli belge örneklerinden, davacının ortağı olduğu ... Şirketi hakkında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ortaklıktan çıkma ve şirketin feshi talepli dava açtığı, 29/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında iki nolu ara kararı ile davacının, davalı şirketin münferiden temsile ve ilzama yetkili müdürü olmasın nedeniyle taraflar arasında menfaat çatışması bulunması sebebiyle davalı şirketin temsil edilmesi için temsil kayyımı atanması konusunda davacı tarafa 2 hafta süre ile yetki verilmesine karar verildiği, mahkememizdeki davanın verilen süre içinde açıldığı görülmüştür.
Davanın, mutlak ticari dava niteliğinde olması yanında, temsil kayyımı atanması talep edilen şirketin, ticaret siciline kayıtlı adresinin mahkememiz yetki alanı içinde bulunması ve TMK'nun 430. maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralı nedeniyle mahkememiz görevli ve kesin yetkilidir.
TMK'nun 426 (3). maddesi uyarınca açılacak temsil kayyımı atanmasına ilişkin davalarda, kayyım atanması istenilen tüzel kişinin davalı olarak gösterilmesi zorunludur. Aynı zorunluluk TMK'nun 427(4).maddesi hükmü uyarınca gerekli organlarından yoksun kalma nedeniyle yönetim veya temsil kayyımı atanması davaları yönünden de geçerlidir. Bir başka deyişle yönetim ve temsil kayyımı atanmasına ilişkin davalar hasımsız olarak açılamaz ve görülemez.
Kayyım atanılması istenilen şirketin, dava dilekçesinde, davalı olarak gösterilmemesi durumunda ilgili şirketin, dahili dava ya da ıslah yoluyla taraf olarak davaya eklenmesi suretiyle davanın görülmesi mümkün bulunmadığı gibi davanın, kamu davası niteliğinin bulunmaması nedeniyle mahkemelerin kendiliğinden ilgili şirketi "kayyım tayini istenilen" tanımlaması ile taraf olarak ekleyerek davayı görmeleri usul ve yasa kuralları çerçevesi içinde mümkün değildir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 15/03/2018 tarih, ... esas, ... karar ve 14/11/2013 tarih,... esas,... karar ve 20/11/2019 tarih,... esas ve ... karar sayılı ilamlarında ve çok sayıda benzer ilamlarında da şirkete temsil kayyımı atanması davalarının hasımsız açılamayacağına ve HMK'nun 124.maddesinin uygulama yerinin olmadığına, hasımsız olarak açılan davaların dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114(1-d) ve 115(2).maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın, hasımsız olarak görülmesinin mümkün bulunmamasına rağmen hasımsız olarak açıldığı, davaya ithal yoluyla taraf eklenmesinin mümkün olmaması yanında HMK'nun 124.maddesinin uygulama yerinin bulunmadığı, buna göre davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin zorunlu bulunduğu, usul ekonomisi ve basit yargılama usulüne ilişkin yargılama kuralları göz önünde tutularak; davanın hasımsız açılması nedeniyle dilekçeler teatisinin yapılmasının mümkün bulunmadığı,
HMK'nun 115(1) maddesi uyarınca dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, dosyanın sürüncemede kalmaması, yargılama süresinin uzamaması, davacının, yasal süre içinde usulüne uygun dava açmasının gecikmeksizin temini ve usul ekonomisi gereği gereksiz masraf yapılmaması dikkate alınarak duruşma açılmamış, HMK'nun 320(1) maddesi uyarınca dosya üzerinde ön inceleme yapılmış, davalı taraf sıfatının yokluğuna bağlı olarak HMK'nun 114(1/d) maddesinin yollaması ile HMK'nun 115(2) maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/77, K. 2025/62, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama