KÜNYE
T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/156 Esas
- Karar no
- 2024/95
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/11/2022
Karar Metni
1.305 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin "..." kelime ibareli ... sayılı markanın sahibi olduğunu, markanın 08.10.2021 tarihinden bu yana, 09.02 alt sınıfı ile 35.05.09 (09'un tüm alt sınıflarını içerir şekilde) koruma altında olduğunu, söz konusu marka ile ... isimli elektronik ticaret platformunda ticari faaliyet yürüttüğünü, söz konusu markanın müvekkilinin hem mağaza ismi, hem de satışa konu ettiği ürünlerinin markası olduğunu, bu faaliyeti kapsamında müvekkilinin taraf, "..." markasını kendi kategorisinde ...'da birinci sıraya kadar getirdiğini, yüksek satış rakamlarına eriştiğini,
satış rakamlarının ve müşteri memnuniyetinin yüksekliğinin, ürünlerin kendi kategorisinde birinci sırada yer almasısının davalı tarafı cezbettiğini, haksız ve hukuka aykırı biçimde (diğer başka markalara da yaptığı gibi) "..." kelime unsurlu, şekil içermeyen markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, dava dışı TPMK tarafından başvurunun mutlak ret kapsamında değerlendirilmemesi nedeni ile yayımına karar verildiğini, sicili takip etmeyen müvekkilinin yayıma itiraz süresini de kaçırdığını, böylelikle davalıya ait markanın tescil olduğunu,
müvekkilinin ...'daki satışlarının düşmesi ve ürünler altındaki olumsuz yorumların artması üzerine (... sistemi yüzünden) gerçekleştirdiği incelemede, davalı tarafın "... market" sanal mağaza altında faaliyet göstermesine rağmen "..." markalı ürünler ile satış ilanları oluşturduğunu gördüğünü, bunun engellenmesi için ...'a marka tescil belgesi ile başvurmuş ise de ... tarafından olumsuz cevap aldığını, ...'un cevabı üzerine davalı tarafın kendi adına "..." isimli bir marka tescil ettirdiğini öğrendiğini, ... ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu,
hükümsüzlük isteminin SMK 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimali iddiasına ve SMK 6/9 kapsamında kötü niyet iddiasına dayandığını, davalı tarafın kötü niyetinin adına tescil ettirdiği markaların sayısından ve niteliğinden belli olduğunu, davalı tarafın "ticareti engellemek" amacıyla ...'da başarılı olmuş olan, yüksek satış rakamlarına sahip çok sayıda markayı kendi adına tescil ettirmeye çalıştığını, bu başvuruların ya mutlak ret nedeniyle ya da yayıma itiraz üzerine reddedildiğini,
davalı tarafın ...'da müvekkilinin ... sistemini askıya aldırarak kendi markası üzerinden kendi buybox'ını oluşturmasının ve müvekkilinin ticaretini engellemesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, yine başkaca markalar üzerinden de benzer girişimlerde bulunarak aynı tarihlerde başkalarına ait birden çok marka tescil başvurusu yapmasının bu niyetin göstergesi olduğunu, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini,
hükümsüzlük kararının etkinliğinin sağlanması amacı ile "..." kelime unsurlu ve ... tescil numaralı markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeksizin davalı tarafın ... isimli pazaryerinde faaliyetlerini sürdürdüğü "trend tekno market" isimli mağazasının bilirkişi tarafından incelenerek "..." markasını taşıyan ilanların sayısını, içeriklerini, şeklini ve markasal kullanımları gösterir delillerin tespit edilmesini,
davalı tarafın ... adlı pazaryerinde bulunan ve müvekkilinin markasını taşıyan satış ilanlarının kaldırılmasına yönelik teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi, bu aşamada bu mümkün görülmezse delil tespiti talebi uyarınca alınacak bilirkişi raporunun ardından bahse konu tedbirin teminatsız olarak verilmesini, "..." kelime unsurlu ve ... tescil numaralı markanın SMK madde 6/1 ve 6/9 hükümleri uyarınca tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, davalı tarafın yukarıda detayları belirtilen eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, önlenmesini ve kaldırılmasını,
davalı tarafın ... adlı pazaryerinde "..." markasını taşıyan satış ilanlarının kaldırılmasını, bu markayıtaşıyan malların davalı tarafça satışa konu edilmesinin yasaklanmasını ve gerekli önlemlerin alınmasını talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış ancak davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı adına ... nolu "..." şeklindeki marka ile davalının ... nolu "..." markanın SMK 6/1 iltibas ve 6/9 kötü niyetle tescil edilip edilmediği davalının markasal kullanımının davacının marka hakkına ihlal edip etmediğinin tespiti önlenmesi, kaldırılması ve davalının markasının iltibas kötü niyetle tescili koşullarının oluşup oluşmadığı hükümsüzlüğü ve sicilden terkine ilişkin talebin ve davanın haklı yerinde bir dava olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Bir markayı oluşturan unsur o markanın başka markalardan ayırt edilmesini sağlayan kelime, harf, sayı, şekil ve benzeri işaretlerden oluşup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa asıl unsurun markanın bütünü ile bıraktığı izlenim tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak gerekmektedir.
Başkasının hak sahibi olduğu markanın toplumda karıştırmaya neden olacak kadar aynı veya benzer sınıflardaki ürün ve hizmetlerde kullanılması durumunda iltibas oluşmaktadır, markalardaki benzerlik incelendiğinde markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, çağrıştırma, bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, malı veya hizmeti alıcı durumu, toplumsal düzey ve durumu, markayı taşıyan mal ve hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman, kriterlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin ilişkilendirilebilecek olup olmadıklarının değerlendirilmesinde her iki grup mallarının aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği birbirine alternatif olup olmadığı aynı dağıtım ve dolaşım yollarına sahip olup olmadığı aynı mağazada ve aynı raflarda satışa sunulup sunulamadığı ham madde mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı birbirlerini bütünleyici tamamlayıcı olup olmadıkları hususlarının bir bütün olarak ortalama tüketici kitlesi özellikleri ve genel bakış açısı dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davacı ve davalı markalarının mal ve hizmetler bakımından incelenmesinde her iki markanın da 9. sınıfın aynı olduğu, 35.05.09 sınıflarının ise benzer nitelikte olduğu ilgili sınıflarda yer alan hizmetler ile davalının markası tescil kapsamındaki 09 sınıfında yer alan diğer mallar arasında mal-hizmet ikamesi olması, piyasanın anlayışı benzer alıcı çevresine hitap edilmesi, benzer ihtiyaçları gidermesi, rekabet etme olanağının olmaması, birinin diğerini tanıma imkanı olması kullanım yöntemleri, amaçları hedeflenen tüketici kesiminin aynı olması nedeniyle sınıfsal yönden benzer olduğu anlaşılmıştır.
Her iki markanın görsel benzerliği bakımından yapılan incelemede; davacının markasının "..." davalının ise "..." kelimesi kullanılmış davacının markasın da case butık'in alt kısmında yer almakta davalı da ise bitişik ve yan yana kullanılmıştır. Taraf markalarının aynı kelimeden ve renklerden oluştuğu aralarında fonetik (Sesçil) ve Semantik (Anlamsal) yönden ayniyet bulunduğu, markayı oluşturan kelimelerin yazılış şeklindeki ve yazım stillerindeki farklılığın, markalar arasındaki benzerliği bertaraf etmediği kanaati hasıl olmuştur.
SMK'nin 6/9 maddesinde düzenlenen kötü niyetli tesciline ilişkin aranan şartın TMK'nin 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralından esinlenilerek madde kapsamına alındığı ilgili yasa maddesinde tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme,
marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tescile kötü niyetli olarak değerlendirebileceğine ilişkin yasal düzenleme ve dosyadaki mevcut bilgi ve belge deliller birlikte değerlendirildiğinde kötü niyetin varlığının her somut olayın özelliğine göre değerlendirilmesi gerektiğinden davacının kötü niyetle tescil edildiğine ilişkin iddasının dosyadaki bilgi ve belgeler kapsamına göre yerinde olmadığı kanaati hasıl olmuştur.
SMK'nin 6/1 maddesinde düzenlenen davalının markasındaki mal ve hizmetler ile davacının markasındaki mal ve hizmetlerin ayniyet ve benzerliğin bulunduğu, davacının markasının tescil tarihi itibariyle daha önce olduğu ve ilgili yasa maddesinde düzenlenen iltibasın (Karıştırılma ihtimalinin) bulunduğu dosyadaki bilgi ve belgeler ... ve internet sitelerindeki satışa ilişkin ürünler alınan bilirkişi raporları kapsamında anlaşılmış olup SMK'da düzenlenen nispi ret sebeplerinden birinin bulunması durumunda hükümsüzlüğe karar verileceğinden SMK'nın 6/1. maddesinde düzenlenen yasal şartların oluştuğu kanaati hasıl olmakla davacının davasının
kabulüyle davalının, davacıya ait marka hakkını ihlal ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine, davalı adına ... nolu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/156, K. 2024/95, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama