KÜNYE
T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/114 Esas
- Karar no
- 2024/146
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/08/2023
Karar Metni
2.468 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 20 yılı aşkın süredir sahip olduğu “... VE TEKNİK TESİSAT MALZEMELERİ SAN. VE TİC. A.Ş." unvanı ile gerek kendi faaliyet alanı içinde gerekse diğer faaliyet alanlarında ciddi bir tanınırlık sağladığını, davalı şirketin ... SAN. Ve TIC. A.Ş. ise.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yapılan 20.08.2020 tarihli ilanı ile yine İzmir merkezli olarak kurulmuş ve halen İzmir ve çevresinde faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili davacı şirket tarafından; davalı şirket ... SAN. VE TİC.
A.S.'nin müvekkiline ait unvanın aynısı kullanılarak, aynı faaliyet alanında ve aynı ana faaliyet konusu üzerine kurulmuş olduğunun tespiti akabinde ivedilikle davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, müvekkiline ait ticaret unvanının aynısının. kullanılması,
faaliyet alanının izmir olması ve de ana faaliyet konusunun müvekkil davacı sirket ile bire bir aynı nitelikte olması sebebi ile tüketici nezdinde açıkça iltibas yaratması (hususa ilişkin olarak müvekkili şirkete bir çok başvuru ve şikayet yapılmıştır) nedeniyle davalıya ait ticaret unvanının değiştirilmesini veya ticaret sicilden silinmesini talep etme gereği hasıl olduğunu, Türk Ticaret Kanunu hükümleri nazarıyla incelendiğinde;
usulüne uygun olarak tescil edilmiş ticaret unvanlarının, kanunun 54. Maddesi uyarınca özel olarak korunduğunun açık olduğunu, Tacir, tescil ettirmiş olduğu ticaret unvanına tecavüz edilmesi veya tecavüz tehlikesinin ortaya çıkması halinde, bu özel hükümlerden yararlanarak korumadan yararlanabileceğini, gerek ticaret unvanının tescilinde gerekse markanın tescilinde hak sahipliği, tescil başvurusunun tarihine göre belirlendiğini, öncelik Sıralamasının ticaret unvanı ve marka arasında da geçerli olması gerekir.
Yani; önceki tarihli ticaret unvanı sahibinin sonraki tarihli marka başvurusuna veya marka sahibine karşı korunması gerektiğini, müvekkiline ait... VE TEKNİK TESİSAT MALZEMELERİ SAN. VE TİC.
A.S. nin 09.01.1995 TARİHİNDE KURULDUĞU ve 11.09.2013tarihi itibariyle bu unvan ile ticari faaliyetlerini sürdürdüğü, ... markasının tescili talebiyle Türk Patent Enstitüsüne yapılmış başvuru akabinde 09.02.2023 tarihinde ... tescil numarası ile... markasının müvekkil şirket adına tescillenmiş olduğunu İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları nazarıyla, İzmir merkezli kurulduğu ve burada faaliyet göstermekte olduğu, buna karşın ülke genelinde anınırlığa sahip olduğunu, şirketin ana faaliyet konusunun, Ticaret Sicil Kayıtları nazarıyla boru imalat ve satışına ilişkin olduğu, Davalı tarafa ait, ...
SAN. Ve TİC.
A.Ş 'nin, (müvekkile ait şirketin kuruluşundan yaklaşık 25 yıl sonra) 20.08.2020 tarihinde İZMİR merkezli olarak kurulmuş olduğunu, her ne kadar davalı şirket tarafından Marka Patent Enstitüsü'ne yapılmış bir başvuru bulunsa da taraflarınca yapılan itiraz akabinde davalı tarafça yapılan bu başvurunun “..." MARKASININ, başvuru tarihinden önceye dayalı olarak itiraz eden müvekkil davacı tarafça kullanılmakta olduğu gerekçesi ile REDDEDİLMİŞ OLDUĞUnu, Bu şirketin de ana faaliyet konusunun (müvekkil davacı şirketin ana faaliyet konusu ile bire bir aynı nitelikte) boru imalat ve satışı olduğu, davalıya ait şirketin haksız ve kötüniyetli olarak;
ticaret Sicil Kayıtları nazarıyla, müvekkil şirkete ait ticaret unvanı ile bire bir aynı olacak şekilde, İzmir'de yani müvekkili şirket ile aynı faaliyet alanında ve yine müvekkili şirket ıle aynı faaliyet konusu üzerine kurulduğu, hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde sabit olduğunu, davalarının kabulü ile davalı şirkete ait 20.08.2020 tescil tarihli ... SAN. VE TİC.
AS. unvanının değiştirilmesi veya ticaret sicilden terkinine, müvekkili davacı şirket adına tescili "..." markasının davalıya ait tanıtıcı tüm araç ve platformlardan kaldırılarak haksız rekabetin mennine, davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...
Sanayi Ticaret Ve Anonim Şirketi “...” ibaresi ve markasıyla her türlü “..., ...” üretimi yaparak kendi markasıyla ürettiği ürünleri yurt dışına ihracat yapan bir firma olduğunu, davacı firmanın ise herhangi bir üretimi söz konusu olmayıp, başka firmalara ait ve başka firmaların ürettiği “..., ..., ...” satan, daha doğrusu nalbur işi yapan bir firma olduğunu, İzmir Ticaret Odası üzerinden yapılan sorgudan görüleceği üzere müvekkil şirketin meslek grubu ...
KODU ile “plastikten mamul halde tüp boru hortum ve bunların bağlantı elemanlarının imalatı” iken davacı tarafın sunduğu mal ve hizmeti gösteren meslek grubu ...
KODU ile “demir cevherleri toptan ticareti” olup müvekkilin sunduğu mal ve hizmetten tamamen farklı olduğunu, müvekkil şirketin “Eb...” marka başvurusunun bültende yayınlanmasının akabinde davacı taraf müvekkil markasına itiraz ederek eskiye dayalı kullanımlarını ispat etmek üzere dosyaya kullanım ispatına ilişkin evraklar sunmuştur.
Ancak sunulan evraklar ile eskiye dayalı kullanım ispat edilemediğini, bu husus, kurumda yer alan karar gerekçesinden de açıkça gözükmekte olduğunu, davacı taraf, müvekkil şirketin ticari unvanından haberdar olmasına rağmen uzun süre sessiz kalmış ve akabinde işbu davayı açarak kötü niyetli oluşunu gözler önüne serdiğini, zira bu süreçte müvekkil şirket, marka değerini yükseltmiş toplum nezdinde belli bir bilinilirliğe ve tanınmışlığa ulaştığını, müvekkili şirketin davacının ün ve şöhretinden yararlanması mümkün olmadığını,
zira müvekkili davacı şirketten çok daha farklı bir alanda faaliyet göstermekte olup kendi müşteri profilini de hitap ettiği tüketici kitlesinden oluşturduğunu, davacı firma her ne kadar 1995 yılından itibaren “...” unvanını kullandığını belirtse de, müvekkile ait şirketin marka tescili başvurusunda bulunmasından önce herhangi bir marka tescili başvurusunda bulunmamış, ayrıca müvekkile ait markanın bültendeki yayınına yaptığı itirazda müvekkilden çok daha eski tarihlerde işbu markayı kullandığını ispat edemediğini, davacı tarafın uzun yıllar müvekkilin ticari unvanına sessiz kalmış, akabinde kötü niyetli bir şekilde işbu davayı açtığını,
davacı tarafın bu anlamda talepleri zamanaşımına uğramış olup müvekkilinin ticari unvanını kullanmasında davacı tarafın hukuken geçerli bir talebi bulunmadığını, müvekkili şirketin “TSE” belgesine haiz bir şirket olduğunu, aynı faaliyet alanında benzer isimli şirketlere tse belgesinin verilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacının şirket unvanları uzun zamandır kullandığı (...)... A.Ş'nin 1995 yılında ticaret sicilde tescil edildiği bir kaç kez isim değişikliği gerçekleştiği en son dava dilekçesindeki unvanıyla faaliyetine yaklaşık 20 yıldır devam ettiği ... nolu "..." markasını aldığı davalının 2020 tarihinde kurulduğu... Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş unvanıyla davacının kullanmakta olduğu... unvanı ve markası arasında iltibasın bulunup bulunmadığı faaliyet konularının aynı olup olmadığı davanın ticaret unvanın ticaret sicilden terkinini mümkün olup olmadığı ve şartların gerçekleşip gerçekleşmediği davanın kötü niyetle açılıp açılmadığına ilişkin yargılaması sonucunda;
Marka mevzuatı açısından: 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrası: “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” hükmünü amirdir. 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 2.,3. Ve 4. fıkrası:(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.
Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir.
İşaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir. sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif
edilmesi.
İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
c) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. 6769 s.lı SMK. "Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” başlıklı 29.maddesi-(7) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 s.lı SMK. “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” başlıklı 149.maddesinin 1.fıkrası: Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması. (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
Tescilli bir marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanması iltibastır. İltibas için markanın aynı, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerinde aynı olması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde ise ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edilmektedir, doktrinde ise bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vesair sebeplerle aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırma tehlikesi olarak tanımlanmaktadır. ... ise halkın söz konusu mal ve hizmetin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesi olarak tanımlamaktadır.
Markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilen ihtimalide dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması ise iltibası teşkil etmektedir, başka bir şekilde ifade edecek olursak iltibas iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzeri sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin ayni işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içeresinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmelerini ya da düşünme ihtimallerinin bulunma halidir.
Marka ve benzerliğin saptanmasında markaların bütün olarak bıraktıkları genel izlenimler dikkate alınmalıdır. Her iki markanın görsel işitsel ve anlamsal olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Hak Sahipliği: Türk mevzuatında, marka tescilinden kaynaklı marka sahibine tanınan haklar, SMK'nın muhtelif hükümlerinde düzenlenmiştir. Kanun'un “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlıklı 7. maddesinin 2. Fıkrasında.
“Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenlemeden sonra, marka sahibinin 3. kişilere karşı kullanabileceği yetkilere yer verilmiştir.
SMK m. 7/2 uyarınca, marka sahibi: “a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması, b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması,
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.”hallerinde, bu fiillerin önlenmesini talep etme yetkisini haizdir.
Ticaret Unvanı: Ticaret unvanı, bir işletmenin yasal olarak kaydedilmiş ve kullanımına izin verilmiş resmi adıdır. Bu, genellikle ticaret odalarına veya ilgili devlet kurumlarına kaydedilir ve işletmenin tüzel kişiliğini ifade eder. Ticaret unvanı, işletmenin yasal belgelerinde, sözleşmelerinde ve resmi işlemlerinde kullanılır. İşletme Adı: İşletme adı, bir işletmenin genel olarak tanımlayıcı adıdır.
Ticaret unvanından farklı olarak, işletme adı yasal prosedürlere bağlı olmadan seçilebilir ve kullanılabilir. İşletme adı, işletmenin resmi adı olabilir, ancak aynı zamanda işletmenin tanınması, pazarlanması ve markalaşması için kullanılan daha genel bir terimdir.
Somut olayda; davacının markası ile davalının kullanmakta olduğu unvanın incelemesinde; davacının (......) ibaresinin yer aldığı davalının ise fiilen kullanımında EB üst kısımda yazılı altında da... şeklinde yazılı olduğu, Davacının markasının 06 sınıf ürünlerinin 17. sınıf ürünlerinin ticaretini yaptığı ve 35. Sınıflarda tescilli kullanımda da olduğu görülmüştür. Davalının kullanımı ise 17 ve 35. Sınıfta yer aldığı görülmüş olup, dolayısıyla davacı ve davalı şirket arasında sınıf benzerliğinin bulunduğu görülmektedir.
Markanın değerlendirmesinde gözetilen hususlardan olan görsel benzerlik açısından bakıldığında taraf markalarını oluşturan harflerin, sözcüklerin, resim, logo, grafik vb. diğer şekli unsurların aynı ya da benzer olması gerekmektedir.
Karma markanın bir veya daha fazla unsurunun baskın karakterine karar verirken özellikle bu unsurların her birinin asıl niteliklerinin diğer unsurların aslı nitelikleriyle karşılaştırılması ve ayrıca ek ve yardımcı olarak çeşitli unsurlarında marka da konumlarının dikkate alınması gerekmektedir. Davacının markasında asli ve baskın unsur (......) ibaresidir. Davalının ... ibaresi özel bir yazı karakteriyle oluşturulmuş olmuş olsa da bu ibarede baskın unsur yine...'dur.
Bütünsel izlenim yönünden bakıldığında görsel, fonotik ve kavramsal bakımlarından da bu ibarenin karıştırılabilecek düzeyde olduğu davaya konu markada yer alan (...) ve (...) ibarelerinin bütün itibariyle bıraktıkları izlenim ve markadaki ortak unsur konulmadığından... ibaresinin ayırt edici niteliği düşük bir ibare olduğu ve kullanımlarının karıştırılacak ölçüde benzer olduğu karıştırma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca davacının ticari şirketinin kuruluş tarihinden öncede borular ve paneller nalbur ürünleri bakımından kullanımda bulunduğu ve önceliğe sahip olduğu anlaşılmış olup, kısaca davacının... ibaresini 29/11 2002 tarihinden itibaren ticaret unvanı olarak kullandığı marka olarak tescil ettirdiği,
davalının ise... unvanını 20/08/2020 tarihinden itibaren kullanmaya başladığı davacının unvan ve marka olarak kullanımının, davalıya göre daha önce olduğu öncelik hakkına sahip olduğu davalının... bu şekilde kullanımının SMK 6/1,3'de düzenlenen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış olup, bu şekilde kullanımının tüketici tarafından da yanıltıcı olup karışıklığa sebebiyet vereceği dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ve alınan bilirkişi raporu kapsamında anlaşılmış olup davacının davasının kabulüne dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/114, K. 2024/146, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama