KÜNYE
T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/165 Esas
- Karar no
- 2024/156
- Dava
- Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli
- Dava tarihi
- 24/03/2023
Karar Metni
678 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından 24/03/2023 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarihli dava dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; müvekkilinin ..., ..., ... sayılı "...", "...", "...+şekil" ibareli markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin bu markalar altında uzun zamandır temizlik bezleri ithal edip sattığını, davalının ise müvekkili markaları ile aynı ve benzer sayılacak "..." markasını tescil ettirdiğini, davalının marka tescil tarihi müvekkil tescil tarihinden çok sonra olduğunu, davalının bu kullanımlarının tecavüz teşkil ettiğini, dava konusu marka ile müvekkili markaları aynı veya benzer sınıfta olduğunu belirterek davalı şirket adına tescilli ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin Ankara'da satışları olduğundan bahisle dava Ankara'da ikame edilmiş ise de; dosya kapsımında bunu destekler mahiyette bir fatura vb. sunulmadığını, müvekkilinin Ankara'da satış yapmadığını, Ankara FSHHM'nin yetkili olmadığını, hükümsüzlük davalarında yetkili mahkemenin davalı ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemenin olduğunu, yetkili mahkemenin müvekkili şirketin merkez adresine bağlı olarak İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu beyan ederek yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı adına 21 ve 25. Sınıfta tescilli ... başvuru numaralı ''...'' ibareli, 3, ve 21. sınıfta tescilli, ... başvuru numaralı ''...'' ibareli ve ... başvuru ...+Şekil'' ibareli markaları ile davalının 21. Sınıfta tescilli ... başvuru numaralı ''...'' ibareli markasının aynı ve benzer mal ve hizmet sınıflarında tescil edilip edilmediği, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkin koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının 5 yıllık süre içerisinde davayı açıp açmadığına ilişkin yapılan yargılama sonucunda,
Marka hukuku göz önüne alındığında yine bu marka bakımından dava açma süresi dolmuş bulunmaktadır. Bundan önce, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin hükümsüzlük davası açma konusunda, kabul ettiği 5 yıllık süre konusunda çok sayıda içtihat bulunmaktadır. Ayrıca, SMK'nın 25/6 md. uyarınca, nispi önceliğe dayalı, hükümsüzlük davası, ilgili markanın tescil tarihinden itibaren başlayan 5 yıllık süre içinde açılmalıdır. Davacı bu marka bakımından süreyi geçirmiştir. Nitekim davacının sessiz kaldığı süre, kendi fiili ticari faaliyetinin de devam ettiği süreye karşılık gelmektedir.
Bununla birlikte bu marka bakımından SMK m. 25/6 ve 7 şartları oluşmamaktadır. Davacının ileri sürdüğü, iltibas, öncelik ve tanınmış marka nedeniyle, hükümsüzlük iddiaları incelenebilecektir. Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.
6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.
Somut olayda davalı adına kayıtlı markanın 05/07/2017 başvuru tarihi ve 17/11/2017 tescil edildiği davacı ile davalının aynı sektörde faaliyette bulundukları, üretilen ürünlerinde aynı iş kolunda olduğu, davacının davasının 24/03/2023 tarihinde açtığı, SMK'nun 25/6 ve devam maddelerinde 5 yıllık sürecinin dava tarihi itibariyle hesaplanması gerektiği, dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğu, dosyadaki mevcut delil durumuna göre de davalının kötü niyetinin bulunduğuna ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporlarıyla anlaşılmış olup, süresinde açılmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/165, K. 2024/156, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama