KÜNYE
T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/61 Esas
- Karar no
- 2024/140
- Dava
- Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/03/2024
Karar Metni
1.397 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından 22/03/2024 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin şirketi, merkezinin bulunduğu İnegöl’de 1997 yılından bu yana “...” ve “...” markaları ile faaliyet göstermiş olduğunu, sektörünün öncü ve saygın firmalarından biri olduğunu, Fikri ve sınai hakların korunmasına son derece önem veren müvekkilinin şirketi, herhangi bir ürünü piyasaya sunmadan önce uzun bir ... çalışması ve piyasa araştırması yapmakta olduğunu, yeni nitelik arz eden tüm özgün tasarımları bakımından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil işlemlerini gerçekleştirmekte olduğunu, Üçüncü kişiler adına tescilli tasarımlar yönünden de aynı hassasiyeti gösteren müvekkilinin aleyhine davalı ...
Dekorasyon Mobilya ve İnşaat Tic. Ltd. Şti. her ne kadar öncelikle Karşıyaka .... Noterliği'nden 12.12.2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek, ardından İstanbul Anadolu ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.
İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunarak müvekkilinin, davalı yana ait ... ve ... numarası ile tescilli koltuk tasarımlarını ihlal ettiğini ileri sürmüş ise de; müvekkilinin davalı yanın tescilli tasarımlarına herhangi bir tecavüzü söz konusu olmamakla beraber, ... ve ... numaralı tasarımlar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 56 vd. hükümleri ile öngörülen "YENİLİK" ve "AYIRT EDİCİLİK" niteliklerini haiz olmadıklarından işbu davayı ikame ederek 2021 / 007903 ve 2021 / 013797 numaralı tasarımların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE karar verilmesini talep etmemiz zorunluluğu doğmuş olduğunu, davalı firma vekili ...
Dekorasyon Mobilya ve İnşaat Tic. Ltd.
Şti.'nin ... numaralı koltuk tasarımını yaparak Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, "..." modeli olarak satışa sunduğunu, ancak müvekkilinin şirketinin bu tasarımı haksız suretle üreterek "..." modeli olarak farklı illerdeki mağazalarında, ... uzantılı internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında sergilemiş olduğunu, aynı zamanda ve ... numaralı tasarımının da müvekkilinin şirketi tarafından "..." adı altında satışa sunulduğunu, bu hususun davalının tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürmüş ise de;
müvekkilinin şirketi ilgili ürünleri davalı firmadan fatura mukabili satın almış olmakla birlikte, bu tasarımlar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 56 hükmü gereğince "yenilik" ve "ayırt edicilik" vasıflarını haiz olmadıklarından Sayın Mahkemenizce hükümsüz kılınmalı olduğunu, Tasarım belgesine konu olan tasarım, bir ürünün dış görünüşünü ifade eder.
Yani; 'bir ürünün veya ürün parçasının, ürün üzerindeki süslemenin çizgilerinin, renklerinin, dokunun, malzemenin, esnekliğin ve bunun gibi insan duygularıyla algılanabilen unsur ve özelliklerin, bunların tamamının veya bir kısmının bileşiminin ya da takımının görünümü' (..., Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul, 2002, s. 567) tasarım kavramı içerisinde değerlendirilir. 'Hukuki anlamda tasarım, bir ürünün görüntüsüdür.' (..., Tasarım Hukuku, İstanbul, 2003, sf.
36)" (..., Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku, İstanbul, 2006, sf. 305) 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 56. maddesinde bir tasarımın tescil edilebilmesi "yenilik" ve "ayırt edicilik" koşullarını sağlamasına bağlı olduğunu, Bu doğrultuda yenilik kriteri. “Bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir.
Kamuya sunma, sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar.” ifadeleri ile açıklanmıştır. Ayırt edicilik kriteri ise; “yeni olan bir tasarımın ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan özelliklerinin bulunması” olarak tanımlanmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun E. 2007 / 11 – 154, K. 2007 / 168 sayılı kararında belirtildiği üzere.
“554 sayılı KHK.’nin 7 / son maddesinde ayırt edicilik niteliğinin değerlendirilmesinde, birbiri ile kıyaslanan tasarımların ilk olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir hükmü yer almakta olduğunu," Ayırt edici nitelik yönünden kıyaslama yapılırken esas alınan bilgilenmiş kullanıcı ise; "tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcıdır.
Bilgilenmiş kullanıcı ne dikkatsiz bir kullanıcıdır, ne de tasarım uzmanı düzeyinde bir bilgiye sahiptir, o, sıradan bir kullanıcının gözden kaçırabileceği önemli ayrıntıları fark eder." (..., Haksız Rekabet Hukuku, İstanbul, 2012, sf.
1266) şeklinde ifade edilmiş, bu perspektifin göz önünde bulundurulması gerektiği benimsenmiş olduğunu, bu noktada göz önünde bulundurulması gereken en önemli husus, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 56. maddesinde mutlak yenilik koşulunun kabul edilmiş olması olduğunu, mutlak yenilikten söz edilebilmesi için, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydı ile, küçük ayrıntıların ötesinde farklı olması gerekmektedir. diğer bir deyişle yenilik koşulu ancak;
" bilinmeyeni yaratarak ya da bilinen bir şeyi, yaratıcısı tarafından bilinenlerin dışına çıkmak suretiyle yeniden, değişik şekillerde ifade ederek” sağlanabilmekte olduğunu, davalı firma ise tarafımızca huzurdaki davaya konu edilen ve aslında İtalyan menşeli firmalarca daha önceden kamuya sunulmuş olan koltuk tasarımları için haksız suretle tescil almış olduğunu, tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, ihtiyati tedbire hükmedilmesini dava etmiştir.
SAVUNMA
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı taraf, müvekkiline ait tescilli tasarımın İtalyan menşeili bir firma tarafından daha önce kamuya sunulduğunu, müvekkiline ait ... numaralı tasarım tescilinin haksız olduğunu, önceki tasarımın ... S.P.A. adına ... Tescil Belgesi (...
No. ...-..., ..., ...) bulunan, tasarımcısı Rodolfo Dordoni olan orijinali “...” olan tasarım olduğu iddiasını öne sürmüş olduğunu, dosya kapsamında yapılan incelemede ve aşağıda yer alan karşılaştırmalı görsellerde de görüleceği üzere, söz konusu tasarımlar ile müvekkiline ait tasarımlar, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle karşılaştırıldığında, tasarımlar arasında herhangi bir benzerliğin bulunmadığı açık olduğunu, ulusal ve uluslararası içtihatlarda da bilgilenmiş kullanıcı bilgilenmiş ve dikkatli bir kullanıcı olduğunu, bilgilenmiş kullanıcı,
ortalama bir kullanıcıdan daha çok bilgili ve ilgili ürün sektöründe yeterli deneyime sahip kişi olduğunu, somut olayda bilgilenmiş kullanıcı, tasarımcı veya teknik uzman olmaksızın, koltuk satışının gerçekleştirildiği showroomlarda çalışan bir satış danışmanı olabileceği gibi mobilya ürünü satın almak için asgari düzeyde araştırma yapmış herhangi bir kimse olabileceğini, bu nedenle bu kişiler, kullanım sırasında yüksek dikkat seviyesi gösteren, tasarım ve bulunduğu sektör hakkında geniş bilgi sahibi olmanın yanında, belli bir deneyimi ve bu doğrultuda dikkat ve özeni olan kişiler olduğunu, burada önemle belirtmekte lüzum vardır ki;
ürünler arasındaki benzerliklerin teknik zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı değerlendirme altına alınmalı olduğunu, koltuk sektöründeki ürünlerin niteliği, hitap ettiği kitlenin beklentileri ile teknik zorunluluklar göz önüne alındığında uyuşmazlık konusu ürünlerin tasarımlarında seçenek özgürlüğünün oldukça kısıtlı olduğu açık olduğunu, bu kapsamda ürünün işlevine sıkı suretle bağlı olduğu, böyle tasarımlarda tasarımcının hareket kabiliyetinin çok geniş olmadığı rahatlıkla görülebilecek olduğunu, mesela bir otomobil veya bir ütünün şekli temel itibariyle benzerdir;
bu nedenle zorunlu olan alan dışında yapılabilecek olan tasarımların korunması mümkün olabilecek olduğunu, belirtilen sebeplerle, bu sebeple davacı tarafın; müvekkilinin tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığına ilişkin tüm iddiaları, işbu huzurdaki müvekkiline yöneltilen karşı dava, halihazırda görülmekte olan ve davacı tarafın davalı olduğu yargılama sürecini uzatma amaçlı yapılmış olup kötü niyetli olduğunu, aynı şekilde müvekkiline ait ... tescil numaralı tasarım, müvekkil nezdinde “...” ismi ile satışa sunulmuş olduğunu,
davacı taraf ise işbu koltuk tasarımının ayniyet derecesinde benzerini “...” modeli olarak satışa arz etmekte olduğuna ilişkin alım-satım ilişkisi mevcut değil olduğunu, anılan iddiaların kabulü mesnetsiz olup reddi gerekmekte olduğunu, müvekkili ürünlerinin tasarımını kendisi yapmakta olduğunu ve gerek tasarım gerekse marka için emek ve para harcamış tanıtım çalışmalarında bulunmakta, bu amaçla personel istihdam etmekte, kaliteli üretimleri ile geniş tüketici çevrelerine ulaşmakta olduğunu,
davacı tarafça yapılan üretimler ve satışlar müvekkili aleyhine alternatif pazarlar oluşturmakta bunun sonucunda da yeni ve haksız bir rekabet alanı yaratıldığından tespit istenen taraf bu durum neticesinde müvekkili açısından gelir ve müşterine kaybına sebebiyet vererek haksız kazanç sağlamakta olduğunu, İşbu huzurdaki dava, Mahkemeniz ...
Esas sıra numarasına kayıtlı dosyadan yürütülen yargılama sürecini uzatmak için kötü niyetli olarak davacı tarafça ikame edilmiş olduğunu, Görüldüğü üzere davacı taraf, müvekkiline ait tasarım tescil belgesi ve fotoğrafları bulunan “...” ve “...” isimli ürünlerimizin aynısını / eşdeğerini haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin izni olmadan üretmekte, yukarıda belirtilen sitelerde reklamını ve satışını yapmakta olduğunu, ürün dolayısıyla satışın yapılacağı hedef kitle aynı olduğundan bu durum tüketiciler nezdinde kafa karışıklığına yol açmakta olduğunu,
Bu durum yukarıda da belirttikleri üzere haksız rekabet oluşturmakta ve müvekkilininin tasarım hakkına tecavüz oluşturmakta olduğunu, bu sebeple davacının haksız davasının reddini talep etmiştir.
TESPİT, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, tasarım hükümsüzlüğüne ilişkindir. Mahkememizin ... Esas nolu dosyası ile işbu dosyanın her iki dava konusunun aynı olduğu, bu sebeple dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, dosyanın daha önceki esaslı mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile 6100 sayılı HMK'nun 166 ve devamı maddeleri gereğince birleştirilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmış, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/61, K. 2024/140, 3 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama