KÜNYE
T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/84 Esas
- Karar no
- 2024/215
- Dava
- Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/05/2024
Karar Metni
1.650 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin... numaralı "..." tasarımının müvekkili şirket tarafından 2022 yılından beri Çin'den ithalatı gerçekleştirilen ürünün birebir aynısı olduğunu, iş bu ürünün Türkiye dahil dünyanın pek çok yerinde uzun zamandır üretilmekte, satılmakta ve kullanılmakta olduğunu, bu nedenle dava konusu tasarımın hiçbir yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşımadığını, davalı şirketin sahibi ve dava konusu tasarımın tasarımcısı olarak kendi adına tescil işlemi yaptıran davalı ...'nın aslında müvekkili şirketinin kurucu ortaklarından ve eski imzaya yetkili müdürü olduğnu,
ve müvekkili şirketteki hisselerini 18/07/2023 tarihinde devrettiğini bu nedenle müvekkili şirketin tasarıma konu ürünü uzun zamandır ithal ettiği ve sattığını bildiğini, davalının tescil başvurusunun müvekkili şirketin 2022 yılından bugüne sata geldiği iş bu ürünü satmasını engellemek ve müvekkili şirketin müşterilerini ele geçirmek maksadıyla kötüniyetle yapıldığını belirterek, davalının... nolu tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu tasarımın sahibi olmadığını, tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin dava, sicilde tasarım sahibi olarak görülen kişiye karşı ikame edilebileceğini, yargılamaya konu ... Tescil numaralı tasarım, ....Ltd.
Adına tescilli olduğunu, tasarımın hükümsüzlüğü konulu bu dava, müvekkili davalı şirketin yanı sıra 6769 s.lı SMK md. 78/4 uyarınca dava sıfatı bulunmayan müvekkili ...'ya karşı da ikame edildiğini, müvekkili davalı ... yönünden husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili açısından davanın esasının incelenme imkanının bulunmaması sebebiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi taleplerinin olduğunu, her ne kadar davacı yanca,
müvekkilleri tarafından haksız rekabet oluşturacak fiilleri bulunduğu iddiası sayfalarca açıklanmışsa da müvekkilleri aleyhinde açılan dava "tasarımın hükümsüzlüğünün tespiti ile sicilden terkini" talepli olduğunu, hal böyle iken davacının uzun sayfalar süren haksız rekabet iddialarının işbu dava nezdinde hukuki bir değeri bulunmaması ve bu kısımlardaki çoğu beyanın huzurdaki davayla ilgisi bulunmaması nedeniyle haksız rekabet iddialarına bu aşamada cevap vermenin yasal bir gereği bulunmadığını, müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden bir faaliyeti yahut kötü niyetli bir girişimi bulunmadığı gibi,
aksine davacı şirket ve yetkililerince kötü niyetli davranıldığını, kanunun lafzı gereğince tasarım tanımında icat edilmiş bir ürün aranmadığının aşikar olduğunu, kaldı ki müvekkil şirkete ait tescilli tasarıma ilişkin olarak Türk Patent ve Marka Kurumu'na 28/09/2023 tarihli başvuru yapılmış, başvuru 425 sayılı 24/11/2023 tarihli Bülten'de yayımlanarak herhangi bir itiraza konu olmaksızın 05/03/2024 tarihinde tescil belgesi verildiğini, müvekkili tarafından bahsi geçen Çin menşeili ....,Ltd.
Şirketi ile yapılan sözleşme gereğince Türkiye sınırları içinde ürünün satışı ve tasarımının tescili hususunda müvekkile onay/lisans verdiğini, dolayısıyla üretici firması tarafından müvekkile yetki ve onay verilen bir konuda davacının talep ve dava hakkının bulunmadığını, müvekkili davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın esası incelenmeksizin, müvekkili davalı şirket yönünden ise davanın hukuki dayanaktan yoksun olması ve kötü niyetle açılmış olması sebebiyle reddedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalı adına... nolu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkin davalı ...ya açılan davanın husumet bakımından açılan davanın yargılama sonucunda;
Tasarım ile ilgili mevzuat açısından: 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunundaki düzenlemeye göre: Kanunun 55. maddesinde tasarımın tanımı aşağıdaki şekilde yapılmıştır: "Tasarım ve ürün MADDE 55- (1) Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür.
(2) Ürün, bilgisayar programları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri ifade eder. (3) Birleşik ürün, sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür.
(4) Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli Tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak Korunur. SMK Kanunun 56. Maddesinde Tescilsiz Tasarımlarla ilgili yenilik ve ayırt edicilik kıstaslarının ele alındığını görüyoruz: Yenilik ve ayırt edicilik MADDE 56- (1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur.
(2) Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir: a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır. b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını Karşılamalıdır. (3) Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.
(4) Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul Edilir Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
(5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli t sarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
(6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır İlk kriter : Yenilik " Tescilsiz tasarım için ; tasarımın aynısı kamuya sunulduğu ilk tarihten önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.” Bir tasarımın yeni olup olmadığını değerlendirirken 2. kriter olan ayırt edicilik kıstası ele alınacaktır.
Buna göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Kamuya sunma MADDE 57- (1) Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar.
Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.
(2) Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez. * 6769 sayılı kanunun 56. maddesinde yenilik şu şekilde düzenlenmiştir: “(4) Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.” Tasarımda yenilik kavramının tanımı değişmemiştir. Ancak tescilsiz tasarımlar için de bir düzenleme yapılarak yeni kanunla düzenleme genişletilmiştir.
Buna göre tescilli tasarımlarda başvuru ve rüçhan tarihi göz önünde bulundurulurken, tescilsiz tasarım için kamuya sunma tarihi önemlidir.” Hükümsüzlük hâlleri MADDE 77- (1) Aşağıdaki hâllerde tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar verilir: a) 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu,
başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse. b) Hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse. c) Sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise.
(2) 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet haklarının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına ilişkin hükümsüzlük talebinin kabul edilmesi hâlinde, o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi şarttır. “Kamuya Sunma herhangi bir sınırlama veya sır saklama yükümlülüğü bulunmayan kişilere tasarımın açıklanmasıdır.
Diğer bir değişle, kamuya sunma bilginin kontrol edilemeyecek şekilde ifşa edilmesidir...”” “Tasarımın kamuya sunulmasından itibaren tasarım sahibine sağlanan 12 aylık yeni sayılma süresi sahibine bir öncelik hakkı vermez. Yani bu süre, sadece 554 sayılı KHK'nin 8. Maddesinde belirtilen kişilerce kamuya sunuma karşı bir yeni sayılmadır.
Diğer bir değişle , yeni sayılma süresince bir başkası, bağımsız olarak aynı veya ufak değişiklikler nedeni ile aynı sayılan bir tasarım meydana getirmişse, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliği kalmaz. Bu nedenle tasarım sahipleri, bu süreyi kullanırken böyle bir riskin varlığını dikkate almalıdır.
554 sayılı KHK nun 8. Maddesi SMK 57/(2)'ye denk gelmekle : “Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.
Tescilli tasarım sahibine 3.kişileri dışlayıcı tekel hakkı sağlamaktadır. Tasarım ayni veya belirgin benzerinin izinsiz kullanımı SMK 81.madde anlamında özel ve haksız rekabet tipi, tasarım hakkına tecavüzdür.
Koruma yenilik ve ayırt edicilik taşıyan tasarımlara sağlanmakta olup, Türk Patent Kurumundan getirtilen kayda göre davacının tasarım hakkı devam etmektedir.
Somut olayda; TPMK’ye yazılan müzekkere cevabından anlaşılacağı üzere hükümsüzlüğe konu edilen tasarımın davalı ... adına değil ...Limited Şirketi adına tescilli olduğu davalı ...’un hak sahibi olmadığı davacının davasını, marka sahibi olan kişiye yöneltmesi gerekirken davalıya yöneltmesinin husumet bakımından uygun olmadığı anlaşılmakla davacının davasının husumet bakımından usulden reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/84, K. 2024/215, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama