KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2022
- Esas no
- 2020/865 Esas
- Karar no
- 2022/52
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 21/12/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 28/01/2022
Karar Metni
1.033 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketi ile davalı arasındaki ticari ilişki dolayısıyla davalı müvekkili şirkete borçlandığını ancak borcunu ödemediğni, bu nedenle davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirke ile davalı arasında bulunan ticari iş gereği müvekkili şirketin davalıya bir takımmallar sattığını ve aralarında cari hesap ilişkisi kurulduğunu, fatura ve mutabakat formlarının davalıya gönderildiğini, davalının bu faturalara bedellerini vadesinde ödemediğini,
davalının takip dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalı borçlunun borçlu olduğunun tespiti ile davalı tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı/borçlu aleyhine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, davalı taraf davaya herhangi bir cevap vermemiş ve mahkememizce yapılan açık duruşmalara da katılmamıştır. Davalı tarafın HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı tespit edilmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair 10/06/2021 tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi ...'nin mahkememize sunmuş olduğu 02/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 2019 yılı yevmiye, kebir, envanter defterlerinin açılış tasdiki ve kapanış tasdikine tabi yevmiye defterinin kapanış tasdiki süresinde yapıldığını, davacının 2019 yılı defterlerinin HMK 222/2 ye uygun olduğunu, dosya kapsamı ve davacı kayıtlarına göre; davacının takip tarihi itibarı ile takibe konu ettiği açık hesap (cari) alacağı 5.183,28-TL olarak hesap edildiğini, takip talebinde, takip öncesi faiz talebinin olmadığının tespit edildiğini mahkememize bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı dava dilekçesiyle, açık hesap ilişkinden kaynaklı alacaklı olduğunu, davalının ödeme yapmadığını belirterek yapılan takibe itirazın iptali dilemiştir.
Davalı ise davaya cevap vermemiştir.
Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede; alacaklısının mahkememize ait işbu dava davacısı ...Şti., borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı ... Şti. olduğu, alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 5.183,28 TL üzerinden takip yapıldığı, ödeme emrinin usulüne uygun olarak 17/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket yetkilisinin 23/07/2020 tarihinde süresinde itiraz ettiği itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verilmesini görüldü.
Davacı ticari defter incelemesinde davacının davalıdan 5.183,28 TL alacaklı olduğu davacının ticari defterini usule uygun tutulduğu tespit edilmiştir.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda davalı taraf ticari defterleri sunmaktan kaçınmış olduğundan, davacının defteri usule uygun tutulduğundan ve HMK 6. Maddesi gereğince ödemeyi davalı ispat edemediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ticari defter kayıtları dikkate alındığında alacak likid olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/865, K. 2022/52, 20 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama