KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/285
- Karar No
- 2022/152
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2022
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas - ...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.265 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
Av. ... DAVALI : ...
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/04/2021
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin, müvekkili şirketten mutfak dolabı, vestiyer, kapı ve laminat parke aldığını, bu ticari iş sonrası ... no.lu ... tarihli fatura kesildiğini, ürünlerin davalıya eksiksiz teslim edildiğini, fatura içeriğinin ... tarihinde davalının muhasebe birimine telefonla WhatsApp üzerinden gönderildiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediği gibi şu ana kadar davalı tarafça müvekkiline bu faturalara ilişkin bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı(borçlu) hakkında Kayseri ...
Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla müvekkili tarafından düzenlenen faturaya dayanılarak genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, ilgili itiraz neticesinde kendilerince ... tarihinde Kayseri Arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, davalının arabuluculuk görüşmelerine katılmadığını, ... Arabuluculuk Numaralı ... düzenleme tarihli son tutanak ile anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile Kayseri ... Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve takibin devam etmesine, Davalı borçlu aleyhine alacağın en az %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye ile dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak cevap dilekçesi sunulmamış ve duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair ... tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi ... 'un mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"Davacı tarafından incelenmek üzere ibraz edilen 2020 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin mevcut olduğu, defterlerin sahibi lehine delil teşkil edebileceği, davacı defterindeki takip konusu faturanın muhasebe kayıtlarının usulüne uygun olduğu, Davacı defterlerinde davalı adına açılan hesaba, davacı tarafından davalıya düzenlenen ve takip komsu yapılan faturanın davalı borcu olarak kaydının yapıldığı, bu faturadan kaynaklı davalının herhangi bir ödemesinin bulunmaması nedeniyle davacı defterlerinde davalının 18.817,95 TL.
Davacıya borcunun bulunduğu, söz konusu tutarın takip tutarı ile uyumlu olduğu, Davalı tarafından incelenmek üzere dava dosyasına herhangi bir defter ibrazında bulunulmadığı, Davalının takip konusu faturaya ilişkin mal ve hizmeti satın aldığına ilişkin bağlı bulunduğu vergi dairesine Form Ba ile beyanda bulunduğu ve davalı tarafından söz konusu malların davalıya teslim edildiğini mahkememize bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı dava dilekçesiyle, faturadan dolayı alacaklı olduğunu, davalının ödeme yapmadığını belirterek yapılan takibe itirazın iptali dilemiştir. Davalı tarafça davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamış ve duruşmalara katılmamıştır.
Davaya konu Kayseri ... Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dava dosyası davacısı ... Laminat Parke Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı ...
Dekorasyon İnşaat Taahhüt Yapı Malzemeleri Gıda Tarım Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, alacaklı tarafından fatura dayanak yapılarak toplam 19.096,35-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu tarafa ... tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihli dilekçesi ile borca, faize, faiz oranına ve her türlü fer'ilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Dava, ... tarihli 18.817,95 TL bedelli faturadan dolayı ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. Maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Davacı ticari defter incelemesinde davacının davalıdan 18.817,95 TL alacaklı olduğu davacının ticari defterini usule uygun tutulduğu tespit edilmiştir.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda davalı taraf ticari defterleri sunmaktan kaçınmış olduğundan, davacının defteri usule uygun tutulduğundan, davalı şirketin BA formu ile vergi dairesine beyan etmesi karşısında davacı şirketin faturaya konu malların davalıya teslim edildiğini dolayısıyla faturadan kaynaklanan alacağının varlığını ispat ettiği ve HMK 6. maddesi gereğince ödemeyi ispat edemediğinden asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ticari defter kayıtları dikkate alındığında alacak likid olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Faize ait değerlendirmede;
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan 818 sayılı BKn un 101.maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması ile gerçekleşir.
Anılan yasal düzenleme çerçevesinde takip öncesi temerrüd bulunmadığından davalı takip ile temerrüde düşeceğinden işlemiş faiz talebi uygun görülmemiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/285, K. 2022/152, 17 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama