KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/176
- Karar No
- 2023/20
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2023
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas - ...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/02/2023
Karar Metni
1.161 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, ... - ... tarihleri arasında davalı şirket ile ticarette bulunulduğunu, faturalar kesildiğini, davalının müvekkili şirkete borcunun 40.756,00 TL olduğunu, alacağın tahsili için Kayseri ... Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, dosyaya 16.002,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye kısmının ise ödenmediğini belirterek; Davanın kabulü ile takibin 24.754,00 TL üzerinden devamına, itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya kuru temizleme işi yaptırdıklarını, ürünlerin yırtık ve lekeli ve eksik olarak teslim edildiğini ve davacının sebebiyet verdiği bu zarar sebebiyle 13.756,50 TL'ye yeni nevresim takımları alındığını savunarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Davacı davasından açık hesap ilişkisinden dolayı borcu bulunduğundan bahisle itirazın iptali dilemiştir. Davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Davalı süresinde olmayan cevap dilekçesi ile, davacıya kuru temizleme işi yaptıdıklarını, ürünlerin yırtık lekeli ve eksik olarak teslim edildiğini ve davacının sebebiyet verdiği bu zarar sebebiyle 13.756,50 TL'ye yeni nevresim takımları aldığını belirterek ve bu nedenle borcu olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri incelenmiştir. HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair ... tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi ...'nin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"Davacının ...-2020-2021-2022 yılı yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı (2022 yılı yevmiye defteri kapanış tasdiki için son tarih ... olup henüz süresi dolmamıştır), içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin HMK 222/2 ye uygun olduğu tespit edilmiştir.
Davalının ...-2020-2021-2022 yılı yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı (2021-2022 yılı yevmiye ve kebir defterinin e-defter olduğu beratlarının olduğu görülmüştür), içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin HMK 222/2 ye uygun olduğu tespit edilmiştir.
Taraf kayıtlarındaki uyumsuzluklar hesaba dahil edilmediğinde; her iki taraf kayıtlarına göre davacının takip tarihi ... itibarı ile davalıdan 40.756,29-TL alacaklı görünmektedir. Taraf kayıtlarına göre mutabakatın sağlandığı bu tutar esas alınarak uyumsuzluklar irdelenerek değerlendirildiğinde ise davacı alacağı 8.197,29-TL hesap edilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporu uyarınca taraflar arasındaki 40.756,29 TL mutabık kalınan alacak olduğu, davacı tarafça daha önce icra kanalı tahsil edilen 20.100,00 TL'nin masraflar çıkıldıktan sonra 15.799,70 TL, ve taraflar arasındaki sabit akdi ilişki nedeniyle davalı tarafından davalıya düzenlenen 3 adet fatura yasal süre içerisinde itiraz edilmediğinden ilgili faturalar düşüldükten sonra davacının 8.197,29 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; alacak ticari defter kayıtları uyarınca likid olduğundan icra inkar tazminatı hükmedilmiştir. Davacı ise kötü niyetli görülmediğinden ve kötü niyeti ispatlanamadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/176, K. 2023/20, 19 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama