KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/185
- Karar No
- 2024/60
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2024
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ***
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ***
- Katip
- ***
- Davacı
- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1- ***
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2- ***
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
1.672 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü davacıya ait 38 ... plakalı araca park halindeyken davalı ... sevk ve idaresindeki ve davalı ... sigorta nezdinde ZMSS poliçesi bulunan 50 ... plakalı aracın çarptığını dava öncesi sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ve aracında değer kaybı oluştuğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; talep sahibinin belirsiz açmasında hukuka aykırı olduğunu, genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DavalıAli Ağırtaş'a dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen yasal 2 haftalık kesin süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı tarafın HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı tespit edilmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair 18/05/2023 tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi ...'in mahkememize sunmuş olduğu 11/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; sürücü ...'ın meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğunu, 38 ... plakalı aracın araç sahibi ...'in kaza olayında bir ihmalinin olmadığını ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğini, karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığını,
kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi yada kişilerin etkilerinin olmadığını dava konusu araç için araç hasar tutarının yedek parça ve işçilik dahil olmak üzere %18 KDV dahil 34.103,11 TL olduğunu, dava konusu araç için olay tarihi itibariyle araç değer kaybının 25.000,00 TL olduğunu, dosya içeriğinde söz konusu kazaya istinaden hasar ve değer kaybı dekontu görülmediğini mahkememize bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü davacıya ait 38 ... plakalı aracın park halinde davalı ... sevk ve idaresindeki ve davalı ... Sigorta A.Ş. Nezdindeki ZMSS poliçesi bulunan 50 ... plakalı aracın çarptığından bahisle değer kaybı tazminatı dilemiştir.
Sigorta poliçesi incelenmesinde, 50 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, trafik kayıtları uyarınca malikinin ise davalı ... olduğu ve 38 *** plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır.
Kaza tespit tutanağı uyarınca, kazanın ... tarihinde olduğu kazaya 38 ... plakalı ve 50 ... plakalı araçların karıştığı görülmüştür.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında rapor alınmıştır. Anılan raporun incelenmesinde; Kayseri İli Melikgazi İlçesi ... günü saat 23:15 sıralarında Güllübahçe Cad. Bahar Apt. Önünde davacıya ait 38 ... plakalı aracın park halinde iken sürücü ve malik ... sevk ve idaresindeki 50 ... plakalı aracın sağ ön kısımları ile park halinde bulunan aracın sol yan kısımları çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, 50 ... plakalı araç sürücüsünün aracının KTK'nun 52.maddesi uyarınca aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumuna göre kontrol etmediği, park halindeki araca çarptığı, doğrultu değiştirme manevralarını hatalı yaptığı ve tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
-Değer kaybına dair değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek,
emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.
Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 25.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu, anlaşılmıştır.
-Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur.
-Davalı ...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.
Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir.
Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip,
bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir.
Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve haksız fiil hükümleri çerçevesinde zarardan sorumludurlar.
- Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketine başvuru tarihi 13/02/2023 tarihli başvuru dikkate alınarak 24/02/2023 tarihi temerrüt sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Davalı gerçek kişi yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan araç ticari araç olmadığından ticari avans faize hükmedilmemiştir.
Davacı taraf ıslah dilekçesinde gerçek kişiye karşı ıslah talebi bulunmadığından, talep ile bağlı kalınarak sigorta şirketi yönünden 25.000,00 TL, davalı gerçek kişi yönünden ise 1.000,00 TL tazminata hükmedilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/185, K. 2024/60, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama