KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/301
- Karar No
- 2023/218
- Karar tarihi
- 30 Mart 2023
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Karar yazım tarihi
- 30/03/2023
Karar Metni
799 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun, müvekkili şirkete olan borcunu ödememesi sebebiyle, ... tarihinde Kayseri ... Dairesi'nin ...
E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takip ile 1.548,79-TL asıl alacak, 1.977,80-TL gecikme bedeli, 356,00-TL KDV, 289,37-TL faiz olmak üzere toplamda 4.171,96-TL (takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz, icra giderleri ve icra vekâlet ücreti hariç olmak üzere) alacağının tahsilinin talep edildiğini, davalı borçlunun ... tarihli dilekçesi ile takibe itiraz ettiğini, takibin icra dairesi tarafından durdurulduğunu, yapılan bu itirazın haksız ve yersiz olduğunu, söz konusu takibin davalının müvekkil şirkete olan kaçak elektrik kullanım borcunu ödememesine ilişkin olduğunu,
bu nedenlerle borçlunun itirazının iptali ile (asıl alacak ve faize itirazının iptaline) takibin devamı ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Dosya üzerinden yapılan inceleme ile karar verildiğinden davalı tarafa henüz tebligat çıkarılmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Davacı tarafça davalının abonesiz şekilde ... Mah. ... Sok. No:... adresinde kaçak elektrik kullandığı ve kullanılan elektrik için 1.548,79-TL kaçak elektrik bedeli belirlendiği, davalı tarafından icra takibine konu olan kaçak kullanım bedelinin ödenmediği iddiasıyla eldeki davanın açıldığı açılmaktadır.
Dosya kapsamında görüldüğü üzere davacı taraf herhangi bir abone sözleşmesine dayanmamış, aksine davalının abonesiz olarak kaçak elektrik kullandığını iddia etmiştir. Dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulan ... tarihli "Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı"nda da davalının mesken abone grubuna giren hanesinde abonesiz olarak enerji kullandığı belirtilmiş, herhangi bir abonelik sözleşmesinden bahsedilmemiştir.
Davacı elektrik şirketi ile davalı arasında mesken elektrik aboneliğinin mevcut olmadığı, buna rağmen davalının abonesiz olarak kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla davaya konu icra takibinin başlatıldığı ve herhangi bir sözleşme ilişkisine dayanılmadığı, sözleşme ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın ise haksız fiil kurallarına göre çözümlenmesi gerektiğinden eldeki davanın Asliye Hukuk Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliği nedeni ile, HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
(T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/6411E. 2017/16956K. sayılı ilamı ve T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı aynı yöndedir.)
Katip ... Hakim ...
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/301, K. 2023/218, 30 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama