KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/455
- Karar No
- 2024/313
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikte Açık Hesaptan Kaynaklı
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
1.262 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...
E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takip dayanağı olarak ödenmeyen fatura /cari hesap ekstresi - gösterildiğini, davalının itirazı ile takibin durduğunu, arabuluculuk başvurusunun anlaşamama ile sonuçlandığını, derdest davanın takibin devamı amacıyla dava açıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının davacıdan mal aldığını, bu malların davalıya teslim edildiğini ve faturaların düzenlenerek davalıya iletildiğini, davalının ticari ilişkiden kaynaklı borcun tamamını bugüne kadar ödemediğini ileri sürerek;
davanın kabulü ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının davalı aleyhine bazı faturalar dayanak gösterilerek haksız bir şekilde icra takibi başlattığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacıya davalının borcu olmadığını, takip dayanağı gösterilen faturalarda belirtilen malların davalıya teslim edilmediğini, dosyaya teslime ilişkin belge sunulmadığını, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair 14/12/2023 tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi Prof.
Dr. ...'ın mahkememize sunmuş olduğu 01/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından davalıya 68.470,09 TL tutarında fatura düzenlendiğini, bu faturalardan 1.652 TL tutarlı 31.12.2021 tarihli SEN2021...1775 numaralı fatura hariç diğerlerinin tamamı (68.818,09 TL) davalı tarafça kabul edilerek vergi idaresine Ba formu ile beyan edildiğini, bu faturaların davacının defterlerinde davalıdan alacak olarak kayıtlı olduğunu, davacı tarafça da Bs formu ile vergi idaresine beyan edildiğini, Davacının davalıya düzenlediği 31.12.2021 tarihli SEN2021...1775 numaralı 1.652 TL fatura somut olarak henüz ispatlanmadığını,
davalı tarafça dosya kapsamına herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığını, davacının ticari defterlerinde ise davalıdan 27.000 TL tutarında tahsilat yapıldığına ilişkin kayıt bulunmakta olduğunu, davacının ticari defterlerinde 01.04.2021 tarihinde davalıya 800 TL ödeme yapıldığına ilişkin kayıt bulunmakta olduğunu, bu ödemeye ilişkin dayanak belge sunulmadığını, davacının ispatlanan 68.818,09 TL tutarındaki faturalı satışından davacıda kayıtlı olan 27.000 TL tutarındaki ödeme mahsup edildiğinde davacının davalıdan (66.818,09 TL - 27.000,00 TL =) 39.818,09 TL bakiye alacağı hesaplandığını mahkememize bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı dava dilekçesiyle, açık kaynaklı alacaklı olduğunu, davalının ödeme yapmadığını belirterek yapılan takibe itirazın iptali dilemiştir. Davalı ise davanın reddini dilemiştir.
Davaya konu Kayseri Genel İcra Dairesi'ne ait ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede; alacaklısının mahkememize ait işbu dava davacısı, borçlusunun iş bu davanın davalısı olduğu, alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 42.270,09 üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takibin dayanağının 2022 yılı cari hesap ilişkinden kaynaklı bakiye alacak olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçlu tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda mahkememizce davacı ticari defteri incelenmiş, birbirleri ile uyuşan ve uyuşmayan noktalar tespit edilmiş BA ve BS formları değerlendirilmiştir. Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından sunulan raporun incelenmesinde dava konusu açık hesaba dayanak olan faturaların davalının BA BS formları ile ispatlanan fatura sayısının miktarının 66.818,09 TL olduğu davacı ticari defterlerine göre 27.000,00 TL ödeme aldığı, bakiye 39.818,09 TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih *** Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ticari defter kayıtları dikkate alındığında alacak likid olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/455, K. 2024/313, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama