KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/720
- Karar No
- 2024/700
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...,
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ...-
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
2.011 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili ... arasında E-dönüşüm hizmetleri sözleşmesi akdedildiğini, hizmet sözleşmesi suretini dilekçe ekinde sunduklarını, hizmet sözleşmesine istinaden kararlaştırılan bedelin müvekkiline ödenmediğini, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden kararlaştırılan hizmet bedelini ödememesi üzerine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya 04/05/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirketin icra dairesine vermiş olduğu 09/05/2023 tarihli dilekçe ile borca itiraz ettiğini ve icra takibinin yasa gereği durdurulduğunu, davalının borca itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, birlikte borca dayanak hizmet sözleşmesinin akdedilmiş olması ve müvekkilinin borcu olan hizmeti sağlamasına rağmen ilgili borca yapılan itirazın iptali amacıyla işbu davanın açılması zaruretinin oluştuğunu,
davalının kötü niyetinin açıkça belli olduğunu belirterek davanın kabulü ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali, takip konusu borcun takip dosyasında belirtilen faiz oranı ile takibin devamına, davalının haksız borca itirazı nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa meşruhatlı dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiye usulünce tebliğ edilmesine rağmen davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır. Davalının HMK'nun 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı tespit edilmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına, arabuluculuk son tutanak aslına, hizmet sözleşmesine, 17/01/2023 tarihli e-fatura suretine, banka kayıtlarına ve dekontlarına, faturalara ve bilirkişi raporuna delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafından yasal süresi içinde delil sunulmamıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosya örneği Uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı vekili tarafından 11/08/2023 tarihli dilekçe ile davalıya ait ticari defterlerin bilirkişi incelemesine hazır edileceği açık adresi ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adını, soyadını ve irtibat telefon numarasını bildirmiştir.
Davalı tarafa HMK'nun 222 ve TTK'nun 83. maddesi gereğince uyuşmazlık konusu olan 2022 ve 2023 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri, ibrazı mümkün değilse bunun nedenlerinin açıklanarak ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adını, soyadını ve irtibat telefon numarasını bildirmesi için tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine,
kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 222 ve TTK'nun 83. maddeleri uyarınca ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış sayılacaklarının, HMK'nun 94/2. maddesi gereğince ticari defter ve kayıt deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının,
7251 sayılı kanun ile değişik HMK'nun 222/3. maddesi uyarınca taraflardan birinin ticari defterlerini ibraz etmemesi veya bilirkişi incelemesine hazır edileceği açık adresini bildirmemesi halinde karşı tarafın kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi ve onun halefi lehine delil olarak kabul edileceğinin davalı tarafa çıkarılacak ihtaratlı davetiye ile ihtarına karar verilmiştir.
Bu amaçla çıkarılan ihtaratlı davetiye davalıya 22/02/2024 tarihinde usulünce tebliğ edilmiştir. Davalı tarafça kesin süreye uyulmamıştır.
HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir mali müşavir muhasebeci bilirkişiye tevdine, Bilirkişiye HMK'nun 268. maddesi gereği tarafların ve davalı tarafından ara kararı gereği ticari defter ibraz edilir veya inceleme yeri bildirilir ise ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine,
HMK'nun 273. maddesi gereğince tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, davacı tarafın icra takibine dayanak yaptığı 17/01/2023 tarihli 1.490,00-TL bedelli faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu fatura nedeni ile ödeme veya tahsilat kaydı olup olmadığı, davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının kaç TL olduğu hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Görevlendirilen Mali Müşavir Bilirkişi ***tarafından düzenlenen 06/05/2024 tarihli raporda özetle; "Davacı ... Ve Bilişim Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin e-defter beratlarının zamanında alındığı; ticari defter beratlarının usulüne uygun olduğu, davacı ... Ve Bilişim Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin düzenlediği faturanın Ba/Bs beyanname alt sınırı olan 5.000,00-TL net tutar altında olduğu için beyanname verilmediği, ... Ve Bilişim Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; davalının davacıya 1.490,00-TL borçlu olduğu" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatı talebinden ibarettir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibariyle 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Tarafların uyuşmazlık konuları; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine vaki itirazlarının haklı olup olmadığı, bu itirazlarının takibi ve devamı ile icra inkar tazimatı istemin koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı aleyhine 17/01/2023 tarihli, NYF 2023 0000 00104 sayılı 1.490,00-TL tutarlı faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla 2704/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 1.490,00-TL asıl alacağa yasal faiz işletilmesini talep ettiği, ödeme emrinin davalıya 04/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının icra dairesine 09/05/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi vermesi üzerine icra müdürlüğünce 10/05/2023 tarihinde borca itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir.
Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun'un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Yine az yukarıda değinildiği üzere HMK'nun 222. maddesinin 3 . fıkrası "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü çerçevesinde davacının usulüne uygun tutmuş olduğu defterleri kendi lehine delil olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen Mali Müşavir Bilirkişi *** tarafından düzenlenen 06/05/2024 tarihli raporda özetle; "Davacı ... Ve Bilişim Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin e-defter beratlarının zamanında alındığı; ticari defter beratlarının usulüne uygun olduğu, ... Ve Bilişim Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; davalının davacıya 1.490,00-TL borçlu olduğu" tespit edilmiştir. Bilirkişi raporundaki bu tespitler, HMK'nun 222. maddesinin 3 . fıkrası hükmü ile dosya kapsamındaki delillerle uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülmekle mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Dosya kapsamına göre takibe dayanak yapılan fatura nedeniyle takip tarihi itibariyle davalının davacıya 1.490,00-TL borçlu olduğu kanaati edinilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında; davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile icra takibinin aynı koşullarda devamına karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.
Takibe konu edilen faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu, alacağın miktarının belli ve likit olduğu göz önüne alındığında itirazın iptaline karar verilen 1.490,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi kanaatine varılmıştır.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/720, K. 2024/700, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama