KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri
- Esas No
- 2023/817
- Karar No
- 2025/304
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
1.859 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Turgutlu İcra Müdürlüğünün *** Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine yürüttükleri ilamsız icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun itirazının haksız olduğunu, davalı ile müvekkili arasında ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun müvekkili tarafına ödeme yapılması gerekirken ödeme yapılmadığını, bunun üzerine de icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı neticesinde 11/04/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini,
davalının icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödemeye ilişkin belge de sunmadığını, davalının müvekkiline belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu belirterek davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazların tamamı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, borca ve icra takibine yapılan itirazın iptalini, takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın 27.07.2023 tarihli dava dilekçesi ile iki ayrı faturaya dayanarak icra takibi başlattığını, anılan iki ayrı fatura aynı tarihte aynı sıra ile kesilmiş iki ayrı fatura olup karşılığında mal veya hizmet alınmadığını, bu konuda irsaliye makbuzu bulunmadığını, bu konuda faturaların karşılığının alındığına dair ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, bu hususun davacı tarafça ispat edilemediğini ifade ederek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Turgutlu İcra Müdürlüğü'nün *** esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ..., borçlusunun *** San. Ve tic. Ltd. Şti olduğu, toplam 115.262,54 TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklının yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasını açtığı görülmüştür.
İzmir Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davacı ...'in tacir olup olmadığı hususu araştırılmış, gelen yazı cevabıyla, bilanço esasına göre defter tuttuğu, birinci sınıf tacir olduğu görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için Turgutlu / Manisa'ya talimat yazılmış, Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin *** talimat sayılı dosyasında muhasebe bilirkişisi *** 03/03/2025 tarihli raporunda özele;
-Davacı ...’in 2022 ve 2023 yıllarına ait yasal defterlerinin, 6102 sayılı TTK md. 64/3 gereğince usulüne uygun olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defter kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olduğu, sahibi lehine kesin delil olma vasfına haiz olduğu,
-2022 ve 2023 Yılı Resmi Defter bilgilerinden, Davacı ...’ ve Davalı *** San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişkisinin var olduğu,
-Dava konusu olan faturaların ve bu faturalar karşılığı Davalı *** San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yaptığı ödemenin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
- Davacı ...’in Davalı*** San. ve Tic. Ltd.Şti.’in den 16.02.2023 tarihi itibariyle 110.340,00 TL alacaklı olduğu yönünde kanaatini bildirmiştir. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca bir yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223). Eldeki dava bir yıllık yasal süre içinde açılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir.
Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1).
Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Az yukarıda değinildiği üzere HMK'nun 222. maddesinin 3 . fıkrası "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü çerçevesinde davacının usulüne uygun tutmuş olduğu defterleri ve davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması davacının ticari defterlerinin davacı lehine delil olduğu kabul edilmiştir.
Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez (TBK'nun l17/1. maddesi).
Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının toplam 110.340,00-TL tutarında fatura düzenlediği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının ticari defter kayıtlarına istinaden; davalıdan 110.340,00 TL alacağı olduğu, davalının bu borcu ödediğini yasal delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla;
davanın kısmen kabulüne, Turgutlu İcra Dairesi'nin *** Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 110.340,00-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, itirazının iptaline karar verilen 110.340,00-TL asıl alacağa ödeme emrindeki taleple bağlı kalınarak asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 oranında ve değişen oranlarda avans faiz işletilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.
Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, incelenen ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 110.340,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/817, K. 2025/304, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama