KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri
- Esas No
- 2024/508
- Karar No
- 2025/400
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ....
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
2.032 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, alacağının tahsili için borçlu, ... Tem. Tic. Ltd. Şti. ... Nak. Ltd. Şti. İş Ortaklığının tüzel kişiliğe sahip ortakları hakkında Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattığını, ... Nakliyat İnşaat Oto. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin borca itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, ancak... Ltd.
Şti.'nin, Kayseri İcra Dairesi dosyası kapsamında borca itiraz etmesi sonucu takibin davalı yönünden durduğunu, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın, kötü niyetli ve borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, TBK'nın 638/3. Maddesi uyarınca ortaklık.
İlişkisi çerçevesinde üstlenilen borçtan davalı/borçlunun müteselsilen sorumlu olduğunu, davacıya borcu bulunduğunu, davaya konu takibe ilişkin, takip dayanağı olarak sunulan fatura ve tarafların ve iş ortaklığının ticari defter kayıtları incelendiğinde müvekkilinin, davalıdan alacaklı olduğunun anlaşılacağını, dava açılmadan önce başvurulmuş olan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını ifade ederek davalı/borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyasından takibin 110.614,00 TL üzerinden devamını, davalı/borçlu aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği ancak davalının cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklısının ..., borçlusunun...-temizlik Ticaret Limited Şirketi, ... olduğu, 110.614,00-TL reeskont avans faizi, 9.825,71-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.436,71-TL üzerinden takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 13/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 15/05/2024 tarihinde borca itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, iş bu davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ve Giresun Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava konusu faturanın davacı ... tarafından form bilanço satım (BS), davalı...-temizlik Ticaret Limited Şirketi tarafından bilanço alım (BA) belgelerinde ve sair beyan ve belgelerde kullanılıp kullanılmadığı sorulmuş, gelen cevabi yazılar ile Form Ba-Form Bs beyannamelerinin gönderildiği görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi ... 24/02/2025 tarihli raporunda özetle;
-Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu,
-Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının kayıtlarının UYAP sistemi üzerinden incelenmesi sonucunda icra takibine konu edilen fatura nedeniyle davacının davalı şirketin iş ortaklığı olan ... Tic. Ltd. Şti.-... Nak. İnş. Ltd. Şti. İş Ortaklığından alacaklı olduğu, takipteki alacağa ilişkin 173.939,17 TL'nin 26.12.2024 tarihinde alacaklı vekilinin banka hesabına ödenmesiyle 26.12.2024 tarihi itibariyle 2.665,90 TL bakiye borç miktarının kaldığı,
-Davacı şirket defter kayıtlarından asıl alacak miktarının 108.097,61 TL olduğu, 32.000,00 TL'lik kredi kartı tahsilatından sonra kalan bakiye dayanağı olan faturanın rapor ekinde sunulduğu,
- Söz konusu fatura üzerinde belirtilen ödeme vadesinin 02.03.2024 olması nedeniyle takip tarihinden önce takip konusu alacağın temerrüde düşmüş olduğunun anlaşıldığı,
- 108.097,61 TL asıl alacağa ilişkin mart ayında 29 gün için yıllık %44,25 orandan 3.853,23 TL ((108.097,61*29*44,25) / 36000 * 3.853,23 TL), 01.04.2024'den takip tarihi olan 08.05.2024 tarihine kadar olan 37 günlük süre içinse 5.749,44 TL ((108.097,61*37*51,75) / 36.000= 5.749,44) olmak üzere takip tarihine kadar toplam 9.602,67 TL avans faizi hesaplandığı, hesaplanan toplam alacağın 117.700,28 TL (108.097,61 * 9.062,67 = 117.700,28) olduğu, takibi kesinleşen alacak tutarının hesaplanan toplam alacak tutarından 2.739,43 TL düşük olduğu,
Açıklama Tutar (TL)
A. Hesaplanan Toplam Alacak Tutar 117.700,28
B. Takibi Kesinleşen Alacak Tutarı 120.439,71
C. Takibi Kesinleşen alacak ile hesaplanan toplam alacak farkı (A-E) -2.739,43 D. 26.12.2024 İtibariyle Takipteki Alacaktan kalan Bakiye Borç 2.665,90
- Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. İcra dosyası ekinde bulunan 26.12.2024 hesap tarihli dosya hesabı raporunda kalan bakiye borç miktarının 2.665,90 TL olduğunun belirtildiği, kalan bakiye borç miktarının hesaplanan fark tutarı (takipte kesinleşen alacak tutarı-hesaplanan alacak tutarı) olan 2.739,43 TL'den düşük olması nedeniyle dava ve takip konusu alacağın tamamının tahsilin yapıldığı kanaatine varıldığını bildirir rapor sunulmuştur. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
...Tic. Ltd. Şti., ... Nakliyat Ltd. Şti'ye ve ... Nakliyat İnşaat Otomotiv. Turz. San. Ve Ltd. Şti'ye ticari defterleri ibraz etmeleri için çıkartılan tebligatın Tebligat Kanunu 35.'e göre tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, yapılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf davalı tarafa vermiş olduğu hizmetten dolayı fatura kestiklerini ve fatura bedelinin ödenmediğini bu nedenle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip yaptıklarını belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı dilemiştir.
Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı ve ... Nakliyat .. LTD. ŞTİ. olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı110.614,00 fatura ve faturaya ait 9.825,71 TL işlemiş faiz olmak üzerere toplam 120.439,71 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir.
Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda konunun iyi anlaşılması için açıklamak gerekir ise, davacı taraf başlatmış olduğu takipte açık hesap ilişkisine dayanmamış sadece faturaya dayandığı görülmüş ve bu kapsamda değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturaya dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir.
Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.
TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".
27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir. ,
Somut olayda, taraf defterleri incelenmiştir. Anılan bilirkişi raporu uyarınca tarafların ticari defterlerinin usule uygun olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu 110.614,00 TL bedelli faturanın taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve takipten sonra 107.948,10 TL ödeme yapıldığı, 2.665,90 TL ödenmediği anlaşıldığından takibe konu 107.948,10 TL HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 2.665,90 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE davanın asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan 818 sayılı BK'nun 101.maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması ile gerçekleşir. Somut olayda davacı tarafça sunulan herhangi bir ihtar olmadığından davacının işlemiş faize ait istemi reddedilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her ne kadar uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı 110.614,00 TL davacı ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
29/04/2025 Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/508, K. 2025/400, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama