KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/375
- Karar No
- 2025/1026
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2025
- T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- ... Esas -...
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
953 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Av. ... DAVALI : ...
DAVA
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ :...
Mahkememize açılan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " müvekkile ait ... plaka sayılı araç ile davalının sigortaladığı sürücü ... sevk ve idaresindeki sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 23/09/2024 günü trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilin aracında hasar meydana geldiğini, kazadan sonra müvekkile ait aracın onarımı yine müvekkile ait kasko sigortası kapsamında yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilin Kasko sigortasını yapan ...
Sigorta A.Ş.'ye onarım masrafları için bir miktar ödeme yaptığını, ancak hasar gören kısım onarılsa da müvekkilin aracı kazadan önceki haline göre değer kaybettiğini, hasar görmüş ve parçaların yerine orijinal parçalar takılmadığını, aracın değerinin azaldığını, değer kaybının tazmin edilmesi için tarafımızca 29/12/2024 günü davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi 14/01/2025 tarihinde tarafımıza 44.973,15 TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödeme müvekkilin aracında ortaya çıkan gerçek değer kaybını karşılamadığını, arabuluculuk aşamasında anlaşılamadığını,
bu nedenlerle şimdilik 100 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkil şirket tarafından davacıya ödeme yapıldığını, kabul anlamına gelmemek şartıyla müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin eksik yapıldığı ile ilgili olarak ikinci bir başvuru yapılmadığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, munzam zararı talep eden tarafın somut delillerle bu zararını ispatlaması gerektiğinden zararın belirsiz olduğu iddiasıyla belirsiz alacak davası açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taleplerin zaman aşımına uğradığını,
müvekkil sigorta şirketi tarafından poliçe ve teminat limitinden doğan sorumluluk yerine getirildiğini ve yapılan ödemeler neticesinde teminat limitinin tükendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla değer kaybı hesaplamasının zmms genel şartlar ekinde yapılan değişikliğe göre yapılması gerektiğini, kusur oranının tespit edilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davaya konu araç ticari faaliyette bulunmadığından ticari faiz talep edilemeyeceğini, müvekkil şirketin temerrüte düşmediğini,
bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini " talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Davacı vekilinin 22/10/2025 tarihli talep dilekçesi ile taraf değişikliği talebinde bulunulduğu, davalı ... Sigorta A.Ş'e dilekçenin tebliğ edildiği, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin 17/11/2025 tarihli dilekçe ile taraf değişikliğine muvafakat ettiği görüldü.
Mahkememizce 20/11/2025 tarihli ara karar evrakı ile taraf değişikliği talebi kabul edildiği davalı ... Sigorta A.Ş silinerek yerine davalı ...'ın eklenildiği görüldü.
Davacı vekilinin 20/11/2025 tarihli dilekçe ile dosyanın resen görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiği görüldü.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/375, K. 2025/1026, 21 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama