KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/613
- Karar No
- 2025/855
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- —
- Esas no
- Esas
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
2.010 kelime·10 dk okuma·10 bölüm
Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/07/2022
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı ...’nun 21.06.2021 tarihi saat 16.15 sıralarında Kayseri İli Melikgazi İlçesi Gesi/Fatih Mahallesi Gün Sazak Caddesi üzerinde yaya geçidinden bisikletiyle geçmekte iken davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın hız sınırlarının çok üzerinde hareket etmesi ve kavşağa girişte hiçbir şekilde yavaşlamaması nedeniyle davacıya çarpmış ve davacının ağır bir şekilde yaralamak suretiyle trafik kazasının meydana gelmesine neden olduğunu,
kaza sonrasında kolluk görevlilerince tutulan tutanakta sürücü ...'ın kullandığı aracın gerisinde 24,5 metre fren izi olduğu ve kazaya asli kusuru ile sebebiyet verdiği hukuken son derece isabetli bir şekilde tespit edilmiş olduğunu, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının ciddi bir şekilde yaralandığını, zira davacı çocuğun vücudunun muhtelif yerlerinde kırıklar meydana gelmiş;
yaşamış olduğu travma nedeniyle çok uzun bir süre boyunca komada kalmış ve komadan çıktıktan sonra uzunca bir süre konuşmakta ve gündelik faaliyetlerini yerine getirmekte zorlanmış olduğunu, mahkemece davacının tedavisine ilişkin evraklar ilgili hastanelerden talep edildiğinde de davacının meydana gelen kaza neticesinde uğramış olduğu maddi zararların vahameti açık bir şekilde ortaya çıkacak olduğunu, meydana gelen kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü 2918 sayılı KTK 52.madde hükmüne aykırı hareket ederek kazaya sebebiyet vermiş, bu ihlaller nedeniyle sorumluluğu vuku bulan davacı şahıs asli kusurlu olduğunu,
söz konusu olayda kurallara riayet etmeden otomobilini sevk ve idare eden davalının kusurlu hareketiyle davacıya çarpması arasında gerçekleşen zarar ve kusurlu hareket arasındaki illiyet bağının mevcudiyeti ortada olduğunu, söz konusu kaza neticesinde vücudunda kırıklar meydana gelen davacı rutin hayatını idame ettirebilmek için eskiye oranla çok daha fazla efor harcamak zorunda kalmakta olduğunu, buna bağlı olarak davacının tedavi giderleri ile vücudunda meydana gelen zararlar nedeniyle uğramış olduğu maddi zararlar söz konusu olmuş olduğunu,
tüm bu hususlara ek olarak yaşamış olduğu elim kaza neticesinde küçük yaşında uzun süre komada kalan davacının, devam eden süreçte de konuşma zorluğu yaşamış; bunun doğal bir sonucu olarak akranlarından ve sosyal çevresinden uzak kalmak suretiyle derin bir manevi bir yıkım yaşamış olduğunu, hal böyle iken davacının uğramış olduğu bu manevi zararın da giderilmesi gerekmekte olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;
şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 21.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden TAHSİLİNE, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'tan TAHSİLİNE karar verilmesinin talep etmiştir.
CEVAP
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle. Başvuru şartının yerıne getırılmemesı sebebı ıle, taleplerın reddı gerektiğini, somut olayda davacı, huzurdaki davadan önce trafik sigortası genel şartlarında belirtilen belge ve bilgileri ibraz etmemiş olması nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceği açık olduğunu, kanun ile düzenlenen emredici nitelikteki özel dava şartını yerine getirmeyen davacının talebi;
dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının sürekli bir sakatlığı tespit edilmediğinden haksız taleplerin reddi gerekmekte olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, söz konusu davada ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, kusur oranının uzman bilirkişi ile tespiti gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini,
davalı şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep etmiştir.
Davalı ...'ın cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava Davacının 21/06/2021 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeni ile maddi ve manevi zararı olup olmadığı ve bu zarar taleplerinden davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Kayseri Şehir Hastanesine, Noterler Birliğine, Akkışla Kaymakamlığına, SGK'ya, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ne ve Sigorta şirketine,
13/12/2023 Tarih 2 nolu celsede "Her ne kadar tanık olarak ...'nun annesi Zehra Kocaoğlu bildirilmiş ise de ... anne ve babasının evli olması ve velayet hakkının ikisinde bulunması nedeniyle davacı sıfatlarının olmasından kaynaklı tanık olunamayacağından tanık olarak dinlenmesi talebinin reddine karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam olundu." şeklinde karar verildiği, aynı celsede dinlenilen tanık .... "davacı ...
Yeğenim olur, kazadan sonra davalı taraf .... yoğun bakımdayken aradılar, ancak çocuğun anne ve babası durumun üzüntüsü nedeniyle görüşmeyi kabul etmedi, sonrasında da herhangi bir aramaları ve maddi ve manevi destekleri olmadı, kazadan önce ...ın çok az olan kekemesi, kazadan sonra çok yoğunlaştı, ...konuşmakta zorlanmaktadır, bu konuda henüz bir tedavi görmemektedir, olayda .....'ın bacağı kırıldı ve bir sürü alçıda kaldı, şuan eskiye göre biraz düzelmiş durumdadır, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından dosyada eksikliklerin bulunduğunun belirtildiği, eksikliklerin tamamlanarak dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından 11/12/2023 tarihli düzenlenen raporun dosyamıza sunulduğu incelenmesinde "A) Davalı sürücü ...’ın %15(yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı sürücü ...’nun %85(yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
ATK Raporunun taraf vekillerine usulüne uygun tebliğ edildiği, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itiraz dilekçelerinin dosyaya sunulduğu görülmüştür.
03/04/2024 Tarih 3 nolu celsenin 2 nolu ara kararı gereği Davacının Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalına sevk edildiği, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından 11/03/2025 Tarihinde raporun mahkememiz dosyasına sunulduğu, incelenmesinde "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde;
...'nun 21.06.2021 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (tibia cisim) kırığı, kafa içi travmatik (subdural, subaraknoid kanama, diffüz aksonal hasar) değişiklikler ve akciğer kontüzyonu nedeniyle.
Dokuz (9) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 9 (dokuz) ay olduğu), İki (2) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK/sağlık güvencesi kapsamında olmayan tedavi masrafı/ödemesi tarif ve tespit edilmediği kanaatini bildirir rapordur." sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
21/05/2025 Tarih 6 nolu celsenin 2 nolu ara kararı gereği Dosyanın hekim bilirkişiye tevdiine karar verildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 22/05/2025 tarihli raporun dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde "Mevcut tıbbi evrak ve raporun incelenmesinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgulara göre; ...'nun 21/06/2021 tarihinde yaralanması nedeniyle SGK kapsamına girmeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinin 2021 yılı rayiç bedellerine göre 2.692,00 (İkibialtıyüzdoksaniki Türk Lirası) TL olduğu kanaatini bildirir bilirkişi raporumu saygılarımla sunarım." sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine 04/01/2022 tarihinde başvurulmasına rağmen davalının 8 iş günü içerisinde ödeme yapmadığı ve bu nedenle söz konusu sürenin sona erdiği 17/01/222 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılmış ve kararda davalı sigorta yönünden bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
Davacı tarafın dava dilekçesi ile talep etmiş olduğu 1000 TL maddi tazminatın HMK madde 31 gereğince açıklanması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekilinin 09/12/2022 tarihli dilekçesi ile, geçici iş göremezlik için 450 TL, kalıcı iş göremezlik için 100 TL ve tedavi gideri için 450 TL talep ettiklerini açıkladığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça 21/06/2021 tarihinde meydana gelen kazadan kaynaklı tazminat davasının reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumunun tespiti amacı ile Ankara Adli Tıp Kurumundan 11/12/2023 tarihli rapor alınmış ve raporda, Davalı sürücü ...’ın %15(yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...’nun %85(yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğunun bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan ve olay tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre düzenlenen 11/03/2025 havale tarihli raporda özetle, davacı ...’nun 21.06.2021 tarihli trafik kazası nedeni ile Dokuz (9) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 9 (dokuz) ay olduğu), İki (2) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzde sıfır) olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
22/05/2025 tarihli hekim bilirkişi raporunda, davacının tedavi gideri zararının 2.692,00 TL olacağının belirtilmesi karşısında, davacının maddi tazminat talepleri yönünden kalıcı iş göremezlik zararının bulunmadığı, olay sırasında çocuk olması da dikkate alınarak geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunamayacağı, hesaplanan tedavi gideri zararında da %85 oranındaki kusuru dikkate alındığında 403,8 TL tazminat alacağı olduğu anlaşılmıştır.
Davacının maddi tazminat talebinden davalı ...’ın kusurlu araç sürücüsü ve aracın işleteni olarak kusuru oranında, davalı sigorta şirketinin ise olay tarihinde geçerli ZMMS poliçesi kapsamında kusurlu sürücünün kusuru oranında ve poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu görülmüş ve böylece, Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 403,08-TL tedavi gideri tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 17/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacılara (velayet kapsamında) verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat davası yönünden ise, davalı sürücünün olaydaki kusur durumu, davalının sosyal ve ekonomik durumu, davacının olaydan kaynaklı yaralanması ve tedavi süreci, davacının yaşamış olduğu acı ve sıkıntılar, tanık beyanı hep birlikte dikkate alınmış ve böylece, Manevi tazminat talebinin KABULÜ İLE, 50.000,00-TL tazminat bedelinin olay tarihi olan 21/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacılara (velayet kapsamında) verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · e- imzalıdır Hakim · e- imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/613, K. 2025/855, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama