KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/511
- Karar No
- 2025/119
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- —
- Esas no
- Esas
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2-
- Vekili
- Av.
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/09/2022
- Karar yazım tarihi
- 14/02/2025
Karar Metni
1.670 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı Ziraat Bankasından kullandığı kredi sebebi ile maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde kredi kullandığını ve bu kredi sebebi ile çiftliğim ziraat güvencesinde sigorta poliçesi düzenlendiğini, ziraat bankası tarafından kredi sebebi ile düzenlenen gayrimenkul değer raporuna göre sigorta esas değerinin 1.626.000,00 TL olduğu ve taşınmazın toplam 17.832,49 Metre kare olduğunu ancak ziraat bankasınca çiftliğim ziraat güvencesinde sigorta poliçesinde poliçenin 500 metre kare olarak gösterildiğini, poliçedeki bilgiler kendilerinin onay ve rızası olmadan belirtildiğini daha sonra taşınmazda hasar meydana geldiğini,
ziraat bankası kendilerinin kullanmış olduğu krediden kesinti yaparak tahsil ettiğini gerek poliçenin kendilerinin bilgisi dışındı düzenlenmiş olması gerekse ödenen bedellerin doğrudan kredi üzerinden kesinti yapılarak tahsil edilmesi sebebi ile poliçe kapsamında olması gereken düşük teminat bedeli ödeyebilecek durumda olmadığını, davalı Türkiye Sigorta A.Ş'nin zararı ödemediğini, ziraat bankasının basiretli tacir gibi hareket etmediğini aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve kusuru bulunduğunu belirterek alacak talebinde bulunmuş,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi ile davacının belirsiz alacak davası açmasının hukuki yararı bulunmadığının, davalı ile genel kredi sözleşmesi imzaladıklarını davacının talebi sonrası gayrimenkul raporu hazırlandığını bu rapora ilişkin çiftçiliğim ziraat güvencesinde poliçesi düzenlendiğinin, davacının kredi hesabından prim ödemelerinin tahsil edildiğinin, poliçe üzerinde kendilerinin daimi mürtehin hakkı bulunduğunu, davacının husumetinin olmadığını, davacının besicilik yapan tacir olarak kredi çektiğini, düzenlenen poliçenin davacının talebi doğrultusunda yapıldığını, poliçenin kendisine mail yolu ile gönderildiğini,
davacının sigorta şirketince 39.970,93 TL lik ödemeyi kabul etmediğini, sigortanın bina değerini hatalı bildirdiğini, eksik sigorta uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, ziraat bankası tarafından kredi sebebi ile ziraat bankasının basiretli tacir gibi hareket etmediğini iddiasında bulunduğu ilgili davanın bankacılık işlemlerinden kaynaklı olup olmadığına ilişkindir.
Felahiye Tapu Müdürlüğüne, Meteoroloji 7. Bölge Müdürlüğüne, Erciyes Vergi Dairesine, Ziraat Bankası A.Ş'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Dosyanın mahkememize Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı görevsizlik kararı ile gönderilmiş olduğu görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonucu dinlenen davacı tanığı Ali Yuşa'nın 08/02/2024 tarihli tanık beyanında; "Davacıyı akrabası olması nedeniyle tanıdığını, sürekeli işleri de yapmış olması nedeniyle gelip gittiğini, göstermiş olduğu ahırların sol ve orta kesimlerinde çatılar çöktüğünü duvarlarda kısmı hasarlar oluşmuştuğunu, bu çökmelere yoğun kar yağışı sebep olduğunu, aynı zamanda fırtına da yaşandığını, ayrıca bu bölgede konum ve itibari ile sürekli fırtına yaşanmakta olduğunu, çökmeye konu ahırlar yaklaşık7-8yıl önce yapıldığını şuan gördüğünüz yapıların tamamı da yaklaşık 2,5 yıl senedir mevcut olduğunu" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonucu dinlenen davacı tanığı ...'nın 08/02/2024 tarihli tanık beyanında; " davacı ile ticari ilişkisi bulunması nedeniyle 2022 yılının ocak ayında düve almak için geldiğinde size göstermiş olduğum tek katlı padog dediğimiz canlı hayvanların bulunduğu tek katlı ve sol tarafta bulunan yapının çatısı, önce kar ve sonra da esen rüzgarın etkisi ile uçmuştuğunu, yine göstermiş olduğu diğerine göre sağ tarafta bulunan ahırın üst kısmında çökme meydana geldiğini, sadece size bahsetmiş olduğu yerlerin ortasına bulunan tamamen çevri olmayan alanın üstündeki saç kısım olmadığını, geri kalan herşey mevcut olduğunu,
yine söylemiş olduğu gibi geldiğinde alan bu şekilde idi etrafta yine beton duvarlarla çevrili olduğunu, çatının çöktüğü sene yoğun bir kar yağışı olduğunu, tahmin ettiği kadarıyla çatı üzerinde biriken karı kaldıramayarak çöktüğünü " şeklinde beyanın alınmış olduğu görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonucu dinlenen davacı tanığı ...'nun 08/02/2024 tarihli tanık beyanında; "davacıyı uzaktan akrabaları olması nedeniyle tanığını, keşfe konu alan yaklaşık 5 yıldır aynı şekilde bulunduğunu, yaklaşık 2-3 senedir şuan görmüş olduğunuz yapıların hepsi mevcut bulunmakta olduğunu, davacıya yardım amacı ile şuan hatırlamadığın bir tarihte canlı hayvanların olması nedeniyle bulunduğumuz yere geldiğinde size göstermiş olduğu sol ve orta kısımdaki açık ahırların üst kısmı çökmüştüğünü, çökme öncesinde yoğun kar yağışı olmuştu ve tahmin ettiği kadarıyla çatının çökmesine de yoğun kar yağışı sebep olduğunu, çökmenin meydana geldiği tarihlerde fırtını da yaşandığını" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 13/05/2024 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; " Davacıya ait taşınmazda 31.01.2022 tarihinde meydana gelen yoğun kar yağışı iddiası
nedeniyle ne tutarda zarar meydana geldiği sorulmuş olup olay tarihinde toplam
625.000,00 TL zarar meydana geldiği tespit edilmiştir.
Oluşan zararın poliçe kapsamında olup olmadığı, Dosya kapsamı belgelerde, davacının yazılı sigorta beyanına rastlanmamış olmakla
birlikte, düzelenen 11.10.2020 tarihli ilk sigorta poliçesinin 500 m2 alan üzerinden
yapıldığı, 11.10.2021 tarihli yenileme poliçesinde de metre kare tutarının aynı şekilde
devam ettirildiği, düzenlenen 11.10.2020 tarihli sigorta poliçesinin mail kanalından
davacıya gönderildiği, davacının poliçede belritilen metrekareye itirazının bulunmadığı
anlaşılmakta olup, metrekare yönünden poliçeye itiraz veya ekleme talebi
bulunmamasından dolayı poliçe tazminat tutarının 39.970,93 TL olduğuna, Metre karenin poliçede eksik yazılmasının kimin sorumluluğunda olduğu, Sigorta poliçesi düzenlenmesinde, sigorta ettirenin yazılı/ sözlü beyanı esas olmakla birlikte, Sigorta poliçelerinin davacıya gönderilmiş olması, davacının itiraz veya
güncelleme talebinin bulunmamasından dolayı, metre karenin poliçede eksik
yazılmasının davacı/ sigorta ettiren sorumluluğunda olduğu değerlendirilmiştir.
Davacının eksik metrekareden kaynaklı oluşan zararının davalıların sorumluluğunda
olup olmadığı,
Poliçelerde metrekarelerden kaynaklı oluşan zararın davalıların sorumluluğunda
olmadığı, düzenlenen poliçelerin davacının bilgisi dahilinde olduğu, prim tutarlarının
hesabından tahsil edildiği, Davacının beyan yükümlülüğüne aykırı hareket edip etmediği,
Poliçelerdeki mevcut bilgilerden davacının bilgisinin olmasından dolayı davacının beyan
yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği değerlendirilmiştir.
Davalı bankanın daini murtein olması nedeniyle davadan sorumluluğu hususu;.
Takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere davacının Ziraat Bankası’na kredi borcu
olmaması halinde dain-i mürtein olarak davalı bankanın haklarını zarar görmeyeceği ve
eldeki davadan sorumlu olanın poliçe kapsamında sigorta şirketi olabileceği ve davacının
davalı sigorta şirketinden poliçe kapsamında hasar talebinde bulunabileceği " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 27/11/2024 havale tarihli bilirkişi ek raporda özetle; " Takdir mahkemeye ait olmak üzere eksik sigorta olması halinde alacak (tazminat) hesabı şu şekilde yapılacaktır.Zarar tutarı x (sigorta bedeli / sigorta değeri) =Tazminat tutarı 625.000 TL x (165.000/2.580.000) =39.970,93 TL olarak hesaplanmış olup takdiri sayın mahkemenindir. T.C. Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyasında, ek rapor kapsamında yapılan incelemelerde, davacı vekilin kök rapora karşı beyan ve itirazları ile davalı Banka vekilinin kök rapora ilişkin beyan ve itirazlarına ilişkin yapılan inceleme ve değerlendirmeler ek rapor kapsamında sunulduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 25/12/2025 havale tarihli dilekçesi ile davanın ıslahına ilişkin beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça davacıya ait Kayseri ili Felahiye İlçesi Kale Mahallesinde bulunan 327 ada 15 parseldeki 17.832,49 metrekare taşınmazı hakkında davalı bankanın çekilen kredi sonucu acente sıfatı davalı sigorta adına “çiftliğim ziraat güvencesinde” sigorta poliçesini düzenlediğini ancak taşınmazın poliçede hatalı olarak 500 metrekare gösterildiğini belirterek davalı tarafça eksik sigorta yapılmış olmasından kaynaklı kendilerine eksik ödeme yapılacağı belirtilerek dava açılmış ise de, davacının iddialarının tespiti için mahallinde bilirkişi eşliğinde keşif yapılmış,
keşif esnasında tanıkların dinlenmiş ve bilirkişi heyetinden 13/05/2024 tarihli rapor ile rapora itiraz edilmesi üzerine 27/11/2024 tarihli ek raporların alındığı görülmüştür.
Raporlarda da belirtildiği üzere davacı tarafından davalı bankaya daha önce bildirilen mail adresine davalı bankanın poliçe örneğini gönderdiği ve davacının poliçeye herhangi bir itirazının olmadığının anlaşılması sonucu davacının kendilerine bilgi verilmeden eksik poliçe düzenlendiği iddiası yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili tarafından her ne kadar davalı bankaya bu işlem (poliçe düzenlenmesi) nedeni ile bildirilmiş bir mail olmadığı iddia edilmiş ise de, davacı tarafın beyanı ile de sabit olduğu üzere, davacının davalı banka ile yapılan kredi çekme işlemleri kapsamında daha önce bankaya bildirdiği mail adresine davalı bankanın yapmış olduğu tebliğin usulsüz sayılamayacağı, davacının kendisine ait olduğunu inkar etmediği mail adresine gelen bilgiden haberdar olmadığını iddia edemeyeceği Mahkememizce kabul edilmiş ve bu şekilde davacının davalı Ziraat Bankası hakkında açtığı davanın REDDİNE karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Dava konusu poliçe yönünden davalı bankanın dain mürtehin olduğu ve davacının henüz kredi borcunu tamamen ödememiş olması nedeni ile açılan davaya davalı bankanın muvafakat vermesi halinde davalı sigorta yönünden devam edilebilecek olması karşısında, davalı bankanın ödemenin kendisine yapılması halinde davaya muvafakat verdiğini belirtmesi karşısında, davaya şartlı muvafakat verilemeyeceği değerlendirilerek söz konusu beyanın muvafakat olmadığı değerlendirilmiş ve bu şekilde davacının Davalı Türkiye Sigorta Şirketi hakkında açtığı davada aktif husumetinin bulunmadığı görülerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle HMK md 114/1'de,
115/2 gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/511, K. 2025/119, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama