KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/142
- Karar No
- 2025/332
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- —
- Esas no
- Esas
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava ihbar olunan
- —
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 15/02/2024
- Karar yazım tarihi
- 14/04/2025
Karar Metni
2.456 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;19/09/2023 tarihinde ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın kaza tespit tutanağında belirtili olan Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, çorakçılar mahallesi civarında seyir halinde iken davacının aracına çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermiş olduğunu, incelenen tramer kayıtları ve tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre işbu kazada ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın dur levhasına uymadan yola çıkarak trafik kazasının meydana gelmesinde ve neticeten davacının aracında değer kaybı oluşmasında tam kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu,
davaya konu kaza sonucunda davacının aracında birçok onarım ve değişim gerçekleşmiş olup, bu onarım ve değişimlere bağlı olarak aracın orijinalliğinin bozulması sebebiyle değerinde yüksek oranda düşüş meydana gelmiş olduğunu, gerek araç gerekse araç parçalarının değerinde meydana gelen fahiş artışlar da göz önünde bulundurulduğunda davacının aracında yüksek miktarda değer kaybı meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine 10/11/2023 tarihinde başvuru yapılmış olup, işbu davaya konu olay neticesinde davacının aracında meydana gelen değer kaybının taraflarına ödenmesinin talep edilmiş olduğunu,
bunun üzerine davalı sigorta şirketinin taraflarına kısmi ödeme yaptığını, davacının aracında yüksek oranda zarar ve değer kaybı yaşanmış olduğundan taraflarına yapılan kısmi ödemenin değer kaybını karşılamadığını, bu nedenle işbu davayı ikame etme gereği doğmuş olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine davacının aracında meydana gelen değer kaybının ödenmesi adına işbu belirsiz alacak davasını ikame etme gereği doğmuş olduğunu,
2918 KTK ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uyarınca ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ve emsal niteliğindeki kararları gereğince araçta meydana gelen değer kaybının mahkemece belirlenecek bilirkişi tarafından hesaplanmasını talep ettiklerini, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 2021/21252E. 2022/5913K.
25/03/2022 Tarihli İlamının dikkate alınması gerektiğini, davacının aracını, onarım süresi boyunca kullanamamış olduğunu, bu nedenle davacı lehine ikame araç bedelinin tespit edilerek, aracın onarımda kaldığı süre de gözetilerek davacı lehine araç mahrumiyet tazminatı ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 29.09.2022 tarihli 2021/26777 Es.
2022/11236 Kar. sayılı ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, söz konusu aracın davacı tarafından kişisel ihtiyaçları için günlük olarak kullanılmakta olduğunu, aracın tamir süresinde kullanılamadığı göz önünde bulundurularak davacı lehine araç mahrumiyet tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, işbu davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olması sebebiyle araçta meydana gelen değer kaybının mahkemece belirlenecek bilirkişilerce tespitinden sonra dava değerini artırmak üzere,
fazlaya ilişkin dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00- TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle belirsiz alacak olarak davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesini talep ettiklerini, ikame araç bedeli ve aracın onarım süresinin tespiti de uzman bilirkişi tarafından hesaplanabilecek olduğunu,
dolayısı ile bu aşamada araç mahrumiyet tazminatının tam olarak hesaplanamaması nedeni ile fazlaya dair dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00-TL araç mahrumiyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte belirsiz alacak olarak davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesi gerekmekte olduğunu belirterek, Davanın KABULÜ ile,
belirsiz alacak davası niteliğinde olması sebebiyle araçta meydana gelen değer kaybının tespitinden sonra artırmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 10.000,00- TL değer kaybı tazminatı ve 5.000,00-TL araç mahrumiyet tazminatının davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde: davalı sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın reddi gerekmekte olduğunu, ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde ... poliçe numaralı trafik sigorta poliçesi ile 25/05/2023 - 25/05/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-tl olduğunu, poliçe limitini bildirmenin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, davacı tarafın iddiasına dayanak olarak gösterdiği delillerin tamamının taraflarına tebliğ edilmesi gerekmekte ve taraflarınca talep olunmakta olduğunu,
sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmamış olduğunu, davacı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için başvuru sahibinin iddia ettiği şekilde belirtilen evrakları sunduğu düşünülse dahi özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu,
boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin (kilometre vs.) temin edilebilmesi için, hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulması zorunlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu,
zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olup zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, yargıtay 11. hukuk dairesi’nin 15/03/2001 tarih ve 2001/1244 e.-2001/1941 k. sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere zorunlu trafik sigortası kapsamında bir zararın ortaya çıkması ve sigortacının sorumluluğunun doğması bakımından araç işleteninde sürücünün kusuru şart olduğunu,
aksi taktirde ortaya çıkacak kusursuzluk hallerinden tazminat ödeme yükümlülüğü de ortadan kalkacağından bahisle kusur hususunun herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti zaruri olduğunu, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerekmekte olduğunu, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacıya değer kaybı ve hasar onarım ödemesi yapılmış olduğunu, davalı şirket tarafından ekspertiz raporu kapsamında değer kaybı belirlenmiş,
hesaplama kapsamında değer kaybına ilişkin davacıya 07/12/2023 tarihinde 58.992 tl ödenmiştir. yine hasar onarıma ilişkin davacının kaskosu olan hdı sigorta a.ş.'ye 12/12/2023 tarihinde 41.513,58 tl ve 19/01/2024 tarihinde 318,5 tl hasar onarım bedeli ödemesi yapılmıştır. sigorta şirketlerine yapılan ödemeler toplu şekilde yapıldığından dekontta ayrı olarak gözükmemekte olup, hiçbir şekilde davayı kabul etmemekle birlikte mahkemenin aleyhe tazminata hükmetmesi durumunda yapılan tüm ödemelerin kaza tarihindeki araç başına poliçe teminat limiti olan 120.000 tl'den mahsup edilmesi gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte,
değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerekmekte olduğunu, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, itirazları baki kalmak kaydıyla; değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerekmekte olduğunu, araç mahrumiyet bedeli poliçe kapsamında olmadığından davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları'nın a.6-k maddesinde;
gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinden sigortacının sorumlu olmayacağı belirtilmiş olduğunu, karayolları trafik kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketimize müracaat tarihinden öncesinde şirketimizin temerrüdü söz konusu olmamakta olduğunu, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde,
böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğumuz da bulunmamakta olduğunu, aynı zamanda dava dilekçesinde bahsi geçen faizle ilgili olarak; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, yargıtay hukuk genel kurulu’nun 1999/19-73 e. ve 1999/106 k. sayılı ve 17.02.1999 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, davanın sigortalıya ihbar edilmesini talep ettiklerini, huzurdaki davanın davalı şirket aleyhine sonuçlanması ve tazminat ödenmesi ihtimalinde;
karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca davalı şirket tarafından ödenen tazminatın sigortalıya rücu edilme hakkı olduğunu, bu nedenle davanın; ... t.c. kimlik numaralı sigortalı... (adres: mernis ) ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek; davacının davasının reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 19/09/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı ile aracın kullanılmaması nedeni ile araç mahrumiyeti zararı olup olmadığı, olmuş ise miktarı ve davalının bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, HDI Sigorta Şirketine, Quick Sigorta A.Ş'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Bilirkişiden alınan 04/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki kök neden; sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gündüz saatlerinde sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş, kendisine hitaben bulunan DUR trafik levhasına uymamış, kavşak noktasına gelmeden önce araç hızını azaltmamış, kavşaklarda geçiş önceliğine uymamış ve diğer araca ilk geçiş hakkını vermemiş,
diğer aracın geçişini bekledikten sonra yoluna devam etmemiş, kavşak noktasında aracının doğrultu değiştirmesini hatalı yaparak trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü...' in meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu,
Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...' nun kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi ...' nun kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır.
Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç için 18.09.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 65.000TL olduğu, Dava konusu araç için 18.09.2023 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 14.000TL olduğu, Dava konusu araç için 18.09.2023 olay tarihi itibarıyla hasar tutarı ve değer kaybı tutarının toplam 104.102,07TL olduğu, sigorta poliçesinde araç başına ödenecek maddi tutarın124.000TL olduğu,
kalan poliçe limitinin 19.897,93TLolduğu," sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 31/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Kazaya karışan sürücülerin Kusur durumunun: Kazanın oluşumunda ... %100 (Yüzde yüz) kusurlu olduğu, Kazanın oluşumunda ...'nun kusursuz olduğu, Davaya konu ... plakalı aracın değer kaybının. 65.000,00 TL (Atmış beş bin lira) olacağı, Dava konusu ... plakalı aracın yokluk giderinin.
14.000,00 TL (On dört bin lira) olduğu, Bütün bu zararın poliçe kapsamı ve limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunup bulunmadığı.
Kaza tarihinde Quıck Sigorta tarafından 25.05.2023-24.05.2024 tarihleri arasında sigortası bulunan ... plakalı aracın yapmış olduğu kazadan dolayı vermiş olduğu zarardan Sigorta (QUICK Sigorta) şirketinin sorumlu olduğu, KDV dahil zararın poliçe limitlerini biraz geçtiği," sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/10791 E, 2017/4617 K sayılı ve 26.04.2017 tarihli kararında “Somut olayda; kaza 20.11.2014 tarihinde meydana gelmiş olmakla yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları A-3-m maddesine göre dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri, teminat dışında kalmaktadır.
Yine aynı şekilde 01.06.2015 tarihli ZMMS Genel Şartları A-6-k maddesi gereğince de gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan, yansıma veya dolaylı zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri teminat kapsamı dışındadır.
O halde bilirkişi tarafından belirlenen kazanç kaybı poliçe teminat kapsamı dışında olduğu halde davalı sigorta şirketinin bu tutardan sorumlu tutulması ve davalı Halk Sigorta A.Ş vekilinin bu yöndeki savunması dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” denildiği görülmüş ve ilgili ilam gereğince ikame araç gideri/ araç mahrumiyeti zarar talebinin yansıma zarar kapsamında olması nedeni ile davalı sigorta şirketi yönünden teminat kapsamında olmadığından dolayı talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı tarafça davalıya başvurulması üzerine davalı Sigorta tarafından davacıya 07/12/2023 tarihinde 58.992,00 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığı ancak yapılan bu ödeme ile davacının tüm zararının giderilmediği ve bu şekilde davalının söz konusu ödeme tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılmış ve kararda bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra 19/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumları ile değer kaybı ve ikame araç gideri bedellerinin tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 04/08/2024 tarihli rapor alınmış ve raporda,
... plakalı araç sürücüsü...' in meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu,... plakalı araç sürücüsü ...' nun kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği ile dava konusu araç için 18.09.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 65.000TL olduğu, Dava konusu araç için 18.09.2023 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 14.000TL olduğu, Dava konusu araç için 18.09.2023 olay tarihi itibarıyla hasar tutarı ve değer kaybı tutarının toplam 104.102,07TL olduğu, sigorta poliçesinde araç başına ödenecek maddi tutarın124.000TL olduğu,
kalan poliçe limitinin 19.897,93TLolduğunun belirtildiği görülmüştür. Rapora itiraz edilmesi üzerine farklı bir makine mühendisi bilirkişiden 31/01/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, Kazanın oluşumunda ... %100 (Yüzde yüz) kusurlu olduğu, Kazanın oluşumunda ...'nun kusursuz olduğu, Davaya konu ... plakalı aracın değer kaybının. 65.000,00 TL (Atmış beş bin lira) olacağı, Dava konusu ... plakalı aracın yokluk giderinin.
14.000,00 TL (On dört bin lira) olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Davacı tarafa davalı sigorta şirketinden yapılan 58.992,00 TL değer kaybı tazminatı ödemesinin mahsubu ile davacının bakiye değer kaybı tazminat alacağının 6.008,00 TL olduğu anlaşılmış, davalı sigorta şirketinin ise kusurlu aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle araç başına düşen poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere bu talepten sorumlu olduğu görülmüş, yukarda belirtilen içtihatta da açıklandığı üzere yansıma zarar niteliğinde olan ikame araç gideri zararından davalının sorumlu olmadığı anlaşılmış, dava dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile,
6.008,00 TL bakiye değer kaybı tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 07/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/142, K. 2025/332, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama