KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/129
- Karar No
- 2024/509
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
Karar Metni
1.622 kelime·8 dk okuma·18 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ
: 2-
VEKİLİ
: 3-
VEKİLLERİ
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 01/03/2023 tarihli dilekçesiyle. Sürücü ...'in kendisine ait ... plakalı ... Sigorta nezdinde Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı araç ve ...'ın kendisine ait ...-... plakalı ... Aş. İle sigortalı aracın 16/05/2021 günü çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası yaptığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkil idare sorumluluğundaki Trafik Levhası ve direklere zarar verilmiş olup, 57.889,97 TL.
Kurum zararının meydana geldiğini, söz konusu hasar bedelinin tahsili için davalı sigorta şirketinin kendilerince ihtar edilmesine rağmen sadece ... Sigorta tarafından icra takibi öncesi 14.472,50 TL. Ödeme yapıldığını, bakiye 43.417,47 TL. Kurum zararının kaldığını, bunun üzerine Akşehir İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak davalı şirketler ve ...'in işbu takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, haksız itirazın iptaline ve takibin devamına ayrıca asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.ş tarafından 13/03/2023 tarihinde mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; tazminata ve davaya konu trafik levhası ve direklere ilişkin hasar tazminatı için davacı tarafa ve onarım için yetkili servis ve firmalara sigortalı aracın kusuru oranında ( tali %25 kusuru oranında ) toplamda 14.472,50 tl ödendiğini, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar gereğince ...-... plakalı araç sürücüsü ... kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, sigortacısı oldukları araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığını, izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketinin 10/04/2023 tarihinde Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava şartları gerçekleştirilmeden kötüniyetli şekilde icra takibinin başlatıltığını, 2918 sayılı karayolları trafik kanunu’nun 97. maddesinde yapılan değişiklik ile trafik sigortalarına ilişkin açılacak maddi tazminat davalarına ilişkin düzenlemeler yapıldığını, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşu’na başvuru zorunluluğu getirildiğini, haliye başvurunun tam yapılması gerekmektedir. Davacı tarafından geçerli bir başvuru yapılmadığını, işbu nedenlerle dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerektiği yönünde talepte bulunmuştur.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)" davasıdır.
... Sigorta A.ş.'ne, Trafik Denetleme Büro Amirliğine, Türkiye Noterler Birliğine, Akşehir . Asliye Hukuk Mahkemesine, ... Sigorta Şirketine, müzekkereler yazılmış, ilgili bilgi ve belgeler dosyamız arasına konulmuştur.
Mahkememizce 3 kişilik Fen Bilirkişi heyetinden rapor alınmış raporda özetle; İran uyruklu ... plakalı çekici sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/b,84/a maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %100 ( Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç (minibüs) sürücüsü ...; Bu kazanın oluşumunda her hangi bir kural ihlalinin olmadığı rapora derç edilmiştir.
Yine Mahkememizce ... bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi raporunda özetle; Kaza sonucu davacı kurumun zarar bedelinin dava tarihi itibari ile KDV dâhil 122.196,52 TL (Yüz Yirmi İki Bin Yüz Doksan Altı Lira Elli iki Kuruş) olacağı, Oluşan zararın İran uyruklu ... plakalı çekici sürücüsü ...'nin sigorta şirket olan davalı ... Sigorta Şirketi'ne rü'cu edilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkememizce bilirkişi ... ek rapor alınmış ek raporda özetle; kaza tarihi olan 16.05.2021 tarihi ile tespiti talep edilmiş olup, davacı tarafın toplam zarar bedelinin kaza tarihi itibari ile KDV dahil 57.108,33 TL olacağı, Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında, İran uyruklu ... plakalı çekici sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/b,84/a maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda 6100 ( Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç (minibüs) sürücüsü ...'in Bu kazanın oluşumunda her hangi bir kural ihlalinin olmadığı meydana gelen zarardan ... Sigorta Şirketinin sorumlu olacağı bildirilmiştir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse. HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigortacı kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. Gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde davacı kuruma ait trafik levhası ve direklerin hasara uğradığını iddia ederek hasar zararının tazmini isteminde bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ...
Sigortaya sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsü ...'nin tam kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın her hangi bir kural ihlalinin olmadığı, kaza neticesinde davacı kuruma ait trafik levhası ve direklerin zarar görmesi nedeniyle 57,108,33 TL tutarında zarar oluştuğu, hasar kaynaklı zarardan ... plakalı araç sürücüsü, işleten ve sigorta şirketinin müteselsilen sorumlu olduğu, gerçekleşen kazaya bağlı zararın giderilmesinde; ... ve ...
Sigortanın sorumluluklarının bulunmadığı, ... Sigortanın kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin 43.000,00 TL olduğu dikkate alınarak ... Sigorta yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş, alacak likit olduğundan, ... Sigorta yönünden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/129, K. 2024/509, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama