KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/317
- Karar No
- 2023/477
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2023
Karar Metni
1.154 kelime·6 dk okuma·14 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLLERİ
DAVA : MENFİ TESPİT
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekilleri 14/02/2023 tarihli dilekçesiyle; davalı tarafından davacılar ... A.Ş. ile ... İnş. Ltd. Şti aleyhine, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, dava ve takip konusu çekteki ciro zincirinin kopuk olduğunu, çekin yasal unsurlarının bulunmadığını, davalının yetkili hamil olmadığını, çekin süresinde bankaya ibraz edilip karşılıksızdır ibaresinin yazdırılmadığını beyan ederek, davacıların davalıya dava ve takip konusu 750.000 TL. bedelli çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline ve davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Açılan dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiş, dava davacılardan ... A.Ş. yönünden tefrik edilerek Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı vekili, çek ve senetlerdeki imzaların istiklali ilkesi gereğince imza inkarında bulunmayan keşideci davacının dava konusu çek bedelinden sorumlu olduğunu, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, çek (senet) metninden anlaşılamayan defilerin iyiniyetli 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, davalının yetkili hamil olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına ilişkin ilgili belge suretleri ve takip konusu çek sureti, Konya . İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı ilam sureti, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasına ilişkin ilgili belge suretleri dosyamıza getirtilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Menfi Tespit " davasıdır.
Somut olayda. Dava ve takip konusu çekin ... ... Şubesine ait, İzmir 30/01/2023 keşide tarihli, 750.000 TL. bedelli, ... çek numaralı olup, lehtarının ..., ..., ... İş Ortaklığı olduğu, çekteki ilk cironun, bu 3 şirketin oluşturduğu adi ortaklık adına değil, sadece ... Ltd. Şti. adına yapıldığı, çekte karşılıksızdır ibaresinin bulunmadığı, ibraz tarihinin de yazılı olmadığı, davalı ...'nın aradaki cirantalardan sonra en son hamil olduğu, bu çeke dayalı olarak Konya.
İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden 08/02/023 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı,. İcra Müdürlüğünün 27/04/2023 tarihli kararı ile yetkisizlik nedeniyle takibin kapatılmasına karar verildiği, icra dosyasının süresinde yetkili icra dairesine gönderilmesinin istenilmediği anlaşılmıştır.
Dava konusu çekin süresinde bankaya ibraz edilerek karşılıksızdır ibaresinin yazdırılmadığı anlaşılmış ise de; bunun sonucu Yargıtay HGK’nun 18.04.2018 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, "hamilin tüm sorumlulara, hatta bu arada keşideciye karşı da kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını kaybetmesidir (TTK, m. 720). Bu olasılıkta hamil, tarafı olmak kaydı ile asıl borç ilişkisine dayanabileceği gibi, TTK, m. 730/1-14 hükmü yollaması nedeniyle çekler hakkında da uygulanacak kambiyo hukukuna özgü sebepsiz zenginleşme davasına da başvurabilir (TTK, m. 644). Dolayısıyla ilk derece mahkemesi karar gerekçesinin aksine dava konusu çek muhatap bankaya ibraz edilmediği halde kambiyo senedi vasfını taşımaya devam etmektedir."
Ancak, dava konusu çekte asıl sorun ciro zincirinde kopukluk olup olmadığı sorunudur. Yargıtay HGK’nun 30.11.2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de. "Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.
Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir.
Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz.
Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki.
“Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir..."
Dava konusu çekin lehtarı ..., ... ve ... şirketlerinin oluşturduğu iş ortaklığı (adi ortaklık) olup, ilk ciro bu adi ortaklık adına değil, sadece ... Ltd. Şti adına yapılmış olup, çek metninden de ciro zincirinin ilk cirodan itibaren kopuk olduğu, yukarıda yazılı Yargıtay HGK'nin emsal içtihadında da belirtildiği üzere çeke dayalı hakkın davalı son hamil ...'ya geçmediği ve davalının ciro zincirindeki kopukluktan önceki sorumlulara ve bu arada keşideciye müracaat edemeyeceği sonucuna varılarak, davacı keşidecinin dava konusu çekten dolayı davalıya karşı borçlu ve sorumlu olmadığı, bu menfi tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu sonucuna varılmış ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf, feri nitelikte icra takibinin iptali talebinde de bulunmuş ise de; ilgili icra takibinin yetkisizlik nedeniyle kapatılması ve icra dosyasının süresinde yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesinin istenilmediğinin belirlenmesi nedeniyle, feri nitelikteki bu talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, kötüniyet tazminatı talebinde de bulunmuş ise de; 2004 s. İİK'nin 72/5. maddesine göre davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için, takibin sadece haksız olması yeterli olmayıp kötüniyetli olarak da yapılması gerekmektedir. 4721 s. MK'nin 3/1. maddesine göre de iyiniyet karine olarak davalı tarafta mevcut olup, davacı tarafından davalının bu takibi kötüniyetli olarak yaptığı ispat edilemediğinden yine feri nitelikte olan kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/317, K. 2023/477, 19 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama