KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/513
- Karar No
- 2025/258
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
Karar Metni
1.369 kelime·7 dk okuma·20 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI - KARŞI
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVALI - KARŞI
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVA
LİMİTED ŞİRKETİN FESİH ve TASFİYESİ (Karşı dava: ŞİRKET ORTAKLIĞINDAN ÇIKARTMA)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... vekili 22/08/2023 tarihli dilekçesiyle; davacının davalı şirket ortağı olduğunu, davalı şirketin diğer ortağı ile aralarındaki güven ilişkisinin bozulduğunu, davacının şirkete girmesine izin verilmediğini, diğer ortağın davalı şirketin faaliyetlerinin durduğuna dair paylaşımlar yaptığını, davacının harici bilgilerine göre diğer ortağın davalı şirkete ait malvarlığını kendi şirketine aktardığını, davalı şirketin gerçek mali durumu hakkında davacıya bilgi verilmediğini, davalı şirketin zarara uğramasına sebebiyet verecek davranışlarda bulunulduğunu beyan ederek, davalı şirketin feshine karar verilmesini dava ve talep edilmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesiyle, öncelikle dava şartı yokluğu ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, iddiaların gerçek olmadığını, davacının davalı şirketin satışlarından doğan tahsilatlarını şirkete aktarmadığını, bu konuda davacı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, davacının şirkete sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediğini beyan ederek, asıl davanın reddini, karşı dava olarak da davacının davalı şirkete sermaye koyma borcunu yerine getirmemesi ve bu şekilde şirketin zarara uğramasına sebebiyet vermesi,
davalı şirket için yaptığı bir kısım tahsilatları davalı şirkete teslim etmemesi ve taraflar arasındaki güven ilişkisinin bozulması, davalı şirkete ait gizli verileri ve işlem veri tabanını usulsüz olarak ele geçirmek istemesi nedenleriyle davacının (karşı davalının) davalı (karşı davacı) şirket ortaklığından çıkartılmasına, karşı davalıya ait %49 payın karşı davacı şirkete devrine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Ticaret sicili müdürlüğünden davalı şirkete ilişkin ilgili belge suretleri, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasına ilişkin belge suretleri, davalı şirkete ait SGK ve vergi kayıtları getirtilmiş, mali müşavir bilirkişiden 07/03/2024 tarihli rapor alınmış, taraf tanıkları dinlenilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Limited Şirketin Fesih ve Tasfiyesi (karşı dava: Şirket Ortaklığından Çıkartma)" davasıdır.
Somut olayda ; ticaret sicili müdürlüğünün cevabi yazısına göre davalı şirketin 2 ortaklı limited şirket olduğu, ortaklarının ... ve ... olup, aksi karar alınıncaya kadar dava dışı ortak ... münferiden, davacının ise ... ile birlikte müştereken davalı şirketi temsile yetkili olduğu belirlenmiştir.
Davacının tek başına (münferiden) davalı şirketi temsil yetkisi bulunmadığından ve ayrıca davalı şirketin münferit temsilcisinin diğer ortak olduğu anlaşıldığından, davacı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması ve temsil sorunu bulunmadığı, bu dava için davalı şirkete temsil kayyımı atanmasının gerekmediği sonucuna varılmıştır.
Davalı şirket vekili zamanaşımı ve dava şartı yokluğu itirazında bulunmuş ise de; limited şirketin fesih ve tasfiyesi davasının zamanaşımına tabi olmaması, dava şartı yokluğu itirazının da soyut itiraz niteliğinde olması nedeniyle reddedilmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan mali müşavir bilirkişinin 07/03/2024 tarihli raporuna göre; davalı şirketin 01/09/2023 tarihinden itibaren gayri faal olduğu, çalışan herhangi bir işçisinin bulunmadığı, SGK ve vergi borcunun olmadığı tespit edilmiştir.
Dinlenen taraf tanıklarının anlatımlarından da, davalı şirketin her iki ortağı arasında güven ilişkisinin bozulduğu anlaşılmış, davalı şirketin gayri faal olmasında ve ortaklar arasındaki güven ilişkisinin bozulmasında davacının tek başına kusurlu olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davalı şirketin gayri faal olması, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi yönünden haklı sebep olarak görülmüştür.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin feshi yerine, alternatif çözüm yollarının da uygulanmasını, fesih yerine davacının çıkma payı karşılığında şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini istemiş ise de; fesih yerine alternatif çözüm yollarının uygulanabilmesi için, şirketin faaliyetinin devam etmesinde şirketin hukuki ve ekonomi menfaatinin bulunması gerekmektedir. Oysa, davalı şirketin bilirkişi raporuna göre 01/09/2023 tarihinden bu tarafa gayri faal olduğu anlaşıldığından alternatif çözüm olarak davacının davalı şirket ortaklığından çıkma payı karşılığında çıkartılmasına karar verilmesinde davalı şirket veya ortaklar yönünden hukuki veya ekonomik bir yarar görülmemiş, asıl dava içerisindeki davalı tarafın fer'i bu talebi kabul edilmemiştir.
Asıl davada, özellikle davalı şirketin faal olmaması ve davalı şirketin ortakları arasındaki güven ilişkisinin temelinden sarsılması haklı sebep görülerek, davacının davasının kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı şirket tarafından karşı dava açılarak davacının davalı şirket ortaklığından çıkartılması karşı dava olarak istenilmiş ise de; limited şirketin fesih ve tasfiyesi davalarında, mahkemenin fesih şartları oluştuğunda, fesih ve tasfiye yerine şartları varsa davacının davalı şirket ortaklığından çıkartılması gibi alternatif çözümlere re'sen karar vermesi mümkün olduğu gibi, davalı şirketin de aynı fesih ve tasfiye davası içerisinde ayrı bir dava veya karşı dava açmadan alternatif çözümlerin uygulanmasını istemesi mümkün görüldüğünden, davalı şirketin alternatif çözüm anlamına gelen davacının davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına ilişkin ayrı bir karşı dava açmasında hukuki yarar görülmemiştir.
6100 s. HMK.'nin 114/1-h maddesine göre hukuki yarar dava şartı olup, 115/1. maddesine göre de, hukuki yararın her aşamada ve re'sen değerlendirilmesi gerektiğinden, karşı davanın da hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/513, K. 2025/258, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama