KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/250
- Karar No
- 2024/403
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·17 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkil şirket ile davalı yan arasında süregelen ticari ilişki nedeniyle müvekkilin davalıya sattığı mallara ilişkin düzenlediği fatura alacağının tahsili için Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, ancak davalının böyle bir borcun bulunmadığı iddiasıyla takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, akabinde arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle davasının kabulü ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir. Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibinin 86.107,39 TL asıl alacak ve 4.432,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 90.539,47 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak 18 ayrı faturanın gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın asıl alacak üzerinden hükümden düşürülmesi için de eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.. 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse. HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Takip dayanağı 18 adet fatura olup, kural olarak faturalara konu hizmetin sunulduğu fatura alacaklısı tarafından yazılı delillerle ispatlanmalıdır. Somut olayda davalı şirket temsilcisi davaya ve takibe konu faturalara ilişkin malların kendilerine teslim edildiğini, faturalar nedeniyle davacıya 86.107,39 TL tutarında borçlu olduklarını ifade etmiştir.
Davalı şirket temsilcisinin bu beyanı davanın tümünü kapsamadığından kabul beyanı olarak nitelendirilmesi mümkün olmayıp, ikrar niteliğindedir. Davalı tarafça takibe konu faturalar nedeniyle davacının 86.107,39 TL tutarında alacaklı olduğunun ikrar edilmesi nedeniyle davanın bu tutardaki asıl alacak üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça ödeme emri ile asıl alacağa % 48 oranında faiz işletilmesi istenilmiş ise de, buna ilişkin herhangi bir sözleşme ve delil ibraz edilmediğinden, buna ilişkin talebin reddine karar verilerek asıl alacağa avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Davacının fer'i nitelikteki tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise, takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/250, K. 2024/403, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama