KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/378
- Karar No
- 2025/250
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
Karar Metni
1.436 kelime·7 dk okuma·17 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili olan firmanın Antalya, Beyşehir ve Konya illerinde bulunan iş yerlerinde toptan inşaat malzemeleri, lastik ve akaryakıt satışı faaliyetleri gösterdiğini, davalı şirket yetkilisinin müvekkili olan şirket yetkilisi ile telefonla görüşerek pazarlıklarının ardından bir tanker (33.995 Litre) motorin cinsi akaryakıt sipariş ettiğini, davalı şirket tarafından ilgili siparişin ödemesinin 15/01/2024 tarihinde yapılacağının belirtildiğini,
siparişin müvekkili olan şirket çalışanı ... kullanmış olduğu ... plaka sayılı araç ile gönderildiğini ve teslimat adresinde şirket çalışanı olan ... tarafından teslim alındığını, davalı şirket yetkilisinin talebi üzerine 1.206.822,49 TL fatura düzenlendiğini ancak mal davalı tarafa teslim edilmesine rağmen davalı tarafça fatura bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı şirketin ürünleri teslim almadığını iddia ettiğini,
dosyaya sunulan mesaj kayıtlarında da davalı şirket tarafından malın teslim alındğını ancak ödeme yapılmadığı bu nedenle yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptali talebinde bulunmuştur.
Davalı şirketin süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
18/02/2025 tarihli raporda özetle; a) Davacı ... TİC. A.Ş.’ nin 2024 yılı Ticari defterlerinin
TTK.’na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, E-DEFTER uygulamasına geçmiş olması sebebiyle
Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin noter tasdik şerhlerinin bulunmadığı, e-Defter Beratlarının
Elektronik Defter Genel Tebliğinde yer alan usül ve esaslar çerçevesinde oluşturulduğu, (EK: Davacı
Noter tasdik şerhleri) b) Davacı tarafın 2024 yılı ticari defter kayıtlarının kendi içerisinde birbirini doğruladığı, HMK 222.md. ve
6102 sayılı TTK. 64/3 md. Gereğince mevcut haliyle davacı tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil
olma niteliğini taşıdığı kanaatine varıldığı, c) Davaya ve takibe konu 10.01.2024 tarihli ... seri nolu 1.206.822,49 TL tutarlı faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde kaydının yapıldığı, Davaya ve takibe konu faturanın tamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin ticari defterlerde herhangi bir muhasebe kaydının olmadığı, Davalı tarafa düzenlenen davaya ve takibe konu faturanın davacının ticari defterlerine kaydedildiği,
fatura bedelinin kısmen veya tamamen ödenmesine ilişkin herhangi bir kaydının olmadığı, Bu sebeple
dava ve takip tarihi itibariyle Davalı ... LTD.ŞTİ.’ nin Davacı ... TİC. A.Ş.’ ye 1.206.822,49 TL borcunun olduğu tespit edilmiştir.
TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin 1.206.822,49 TL asıl alacak 3.868,44 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.210.690,93 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davaya ve takibe konu faturaya ilişkin malın davalıya teslim edilip edilmediği, davacının bu fatura nedeniyle alacaklı olup olmadığı ile varsa alacak tutarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse. HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura.
“Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacı tarafın defterlerinde bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların defterde kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi itibarıyla 1.206.822,49 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafa defterlerini ibraz etmesi için davetiye çıkarılmış ancak davalı tarafından defterler ibraz edilmemiştir. Yine davaya konu malların teslimi sırasında davalı şirketin temsilcisi olan Necip Bakım ifadesinde malları teslim aldığını ancak eksik olduğunu beyan etmiştir. Ancak mahkememiz dosyasına cevap dilekçesi sunmamış defterlerini ibraz etmemiş ve bu hususlarda delil ibraz etmemiştir. Bu durumda davalı şirket yetkilisinin ikrarı davacı ticari defterleri bir arada değerlendirildiğinde davacının davaya konu malları teslim ettiği kanaatine ulaşılmıştır. Bu durumda davalı tarafın ödeme yaptığını ispat etmesi gerekmektedir. Ödemeye ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediğinden davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın kısmen de olsa haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalıdır e-imzalıdır
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/378, K. 2025/250, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama