İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/159 K.2025/86

Davacı vekili 15/02/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında halı, koltuk takımı, yatak odası takımı vb. eşyaların satışı hususunda anlaşma yapıldığını, söz konusu malların müvekkili şirket tarafından davalı…

Esas2018/159Karar2025/86Tarih19 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.294 kelime

KÜNYE

T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Konya

Mercii
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/159
Karar No
2025/86
Karar tarihi
19 Şubat 2025
Esas no
—
Karar no
—
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
Davacı
... - ...
Vekili
—
Davalı
—
Vekili
—
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
—
Karar tarihi
—
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
Heyetimizce gereği görüşüldü
—
Talep
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.294 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Davacı vekili 15/02/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında halı, koltuk takımı, yatak odası takımı vb. eşyaların satışı hususunda anlaşma yapıldığını, söz konusu malların müvekkili şirket tarafından davalı şirkete teslim edildiğini ancak fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmediğini, müvekkilinin alacağının tahsili için Konya.

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafında icra takibine yapılan itirazların haksız ve yersiz olduğunu, müvekkili alacağının faturaya dayandığını ve fatura alacağına konu malların davalı tarafça eksiksiz ve tam olarak teslim alındığının düzenlenen belgelerle ortada olduğunu, icra takibine yapılan itirazın icra dosyasını sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu,

müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen davalının borcunu ödemeyerek müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu beyanla öncelikle davalı tarafından mal kaçırma ihtimali mevcut olduğundan borca yetecek tutarda davalının menkul ve gayrimenkulleri üzerine tedbir konulmak üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 30/03/2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın cevap dilekçesindeki iddiaların hukuki mesnetten yoksun olduğunu, gerçek dışı iddialar olduğunu, faturayı düzenleyen şirket isminin davalı şirket olmadığı iddiasına ilişkin olarak şirkette unvan değişikliği olduğunu, şirketin elinde bulunan eski fatura koçanlarının kullanılmaya devam edildiğini ve bu durumun usule ve yasaya aykırı bir durum teşkil etmediğini ayrıca şirketin vergi numarası ve ticaret sicil numarasının aynı olduğunu, davalı tarafın bu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,

faturaya konu mallara ilişkin davalı şirketin ticari faaliyetinin olmadığı iddiasına ilişkin olarak TTK'nun Ultra Vires İlkesi gereği müvekkili şirketin davalı tarafın faaliyet alanı sınırlamasından sorumluluğunun olmadığını, davalı şirketin malları teslim almış olmasına rağmen fatura bedelini ödemediğini, bu nedenle de icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın cevap dilekçesinde dava dışı ... ile şirket arasındaki sorunlardan bahsedildiğini ancak bu durumun müvekkili ve dava için bir engel teşkil etmediğini ve bağlamadığını,

müvekkili şirket yetkilisinin de bu durumlarla bir ilgisinin bulunmadığını beyanla önceki talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili 12/03/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın haksız, mesnetsiz, kötü niyetli ve sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanının ... olduğunu, kendisinin Amerikada ameliyat olduğu dönemde şirket işlerinin aksamaması için şirketin sigortalı çalışanı olan ... vekalet verildiğini, ...'nın bu vekaleti kötü niyetli kullanarak şirkete ait kredi kartından kendi şahsi harcamalar yaparak şirketi borçlandırdığını ve zarara uğrattığını, ameliyat sonrası işinin başına dönen ...'ın bu durumu öğrenmesi ile ...'yı azlettiğini,

şirketi uğratmış olduğu zararlara ilişkin de senet aldığını, bu senetlere ilişkin icra takibi başlatıldığını, bununla ilgili olarak Konya.

Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası olduğunu ve bu davanın devam ettiğini, davacı şirket müdürü, şirket hissedarı ... ve ...'nın birlikte hareket ederek müvekkili şirketi zarara uğratarak menfaat elde etme amacında olduklarını, davacının aslında satışını yapmadığı mallara ilişkin usulsüz bir şekilde fatura düzenlenerek fatura bedelinin tahsil edilmeye çalışıldığını, takibe konu faturanın usule aykırı ve sahte olduğunu, faturayı düzenleyen şirket ismi ile davacı şirket isminin aynı olmadığını,

şirkette unvan değişikliği olduğunu ancak düzenlenen faturanın unvan değişikliğinden yaklaşık bir yıl sonra düzenlendiği ve şirketin bir yıl önceki unvanı kullanılarak fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketin faaliyet alanında faturaya konu malların pazarlanmasına ilişkin bir durum olmadığı,

bu malların alınmasını gerektirir bir durumunun da olmadığını, ...'nın vekalet yetkisini kötüye kullanarak davacı şirket yetkilisi ... ile anlaşarak bu malları aldığını ve karşılığında takibe konu faturanın düzenlendiğini, ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, şirket adına yapılan tüm ticari faaliyetlerin kayıt altında olduğunu, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde davacı tarafla bir ticari ilişkisinin olmadığının da ortaya çıkacağını beyanla açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili 24/04/2018 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafın hiçbir senet almadan, kredi kartı çekmeden, basiretli bir tacir gibi davranmayarak 709.266,00TL'lik mal satışı yaptığını iddia ederek takibe konu faturayı düzenlediğini, bu durumun hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi ...'nın müvekkili şirket adına her türlü hususta iş yapmaya yetkili olmadığını, satışı yapıldığı iddia edilen malların alım ve satımına ilişkinde bir yetkisinin olmadığını, ...'nın yapmış olduğu bu işlemlerden dolayı müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını,

müvekkili şirketin faaliyet alınlarının incelenmesinde de satışı yapıldığı iddia edilen malların faaliyet alanında olmadığının açık olduğunu, davacı şirket yetkilisi ... ile ...'nın ortak hareket ederek usulsüz işlemler yaptığını, müvekkili şirketten menfaat sağlamaya çalıştıklarını, bu usulsüz işlemlere ilişkin suç duyurusunda bulunduklarını, malların teslim edildiği iddia edilen nakliyeci ... isimli kişinin de davacı şirketin kiracısı olduğunu bu durumunda davacı ile nakliyecinin ilişkisinin ortada olduğunu beyanla önceki talepleri gibi davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Mahkememizce, Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas, mahkememiz ... esas sayılı dosyası, Konya C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, imza incelemesine yönelik olarak soruşturma dosyası üzerinden adli tıp kurumundan alınan rapor celp edilip incelenmiş, muhasebe uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır.

Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı olduğu, borçlusunun mahkememiz dosyası davalısı olduğu, faturaya dayalı olarak 709.266,00TL'si asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte toplam 717.835,49TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.

DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE

Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı şirket tarafından, 11/12/2017 tarihli 709.266,00TL bedelli ve davalı adına tanzim edilen faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, davalının 7 günlük yasal itiraz süresi içerisinde icra dairesine sunduğu dilekçe ile asıl alacağa ve tüm ferilerine itiraz ettiği ve bunun sonucunda takibin durdurulduğu, eldeki davada, davalının icra dairesine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamının talep edildiği anlaşılmıştır.

İş bu itirazın iptali davasının ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı mahkememizce resen tespit edilmiştir.

Dava ve takip konusu faturanın, irsaliyeli açık fatura şeklinde düzenlediği ve faturadaki ürünleri teslim eden adına davacı şirket yetkilisinin, teslim alan adına ise ... isimli şahsın imzasının bulunduğu anlaşılmıştır.

Dava tarafları arasında, davacının düzenlediği takip konusu faturadaki ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, teslim alan olarak faturada imzası bulunan kişinin davalının vekili olup olmadığı ve bu kişinin davalı için mal teslim alma yetkisinin olup olmadığı, vekilin iş ve işlemlerinin davacı açısından bağlayıcılığının olup olmadığı, fatura sebebiyle davalının davacıya bir borcunun olup olmadığı, varsa miktarı, uyuşmazlık konusudur.

Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesine göre. “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK'nın 190. maddesine göre. “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır.

Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” Belirtilen yasa hükümleri karşısında, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükü davacı alacaklıya aittir.

Bununla birlikte itirazın iptali davasında davalı borçlunun ödeme savunmasında bulunması ya da borcu ortadan kaldıran diğer itirazları ileri sürmesi halinde ispat yükü yer değiştirecek ve davalıya geçecektir.

İş bu davada ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacı taraf üzerindedir. Davacı vekili, faturadaki ürünleri teslim alan ...'nın teslim tarihinde davalının vekili olduğunu ve ürünlerin kendisine teslim edildiğini ayrıca faturaların ticari defterlere işli olduğunu ileri sürmüştür. Davanın her iki tarafı da tacir olduğundan eldeki davada ticari defterlerin delil vasfı taşıdığı izahtan varestedir.

6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi: "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü içermektedir.

Dosyaya bildirilen adreslerde her iki tarafın ticari defterleri üzerinde muhasebeci bilirkişiye inceleme yaptırılmış, bilirkişi tarafından, dosya kapsamına uygun olan ve mahkememizce de benimsenen gerekçeli ve denetlenebilir rapor dosyaya sunulmuştur.

Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapan muhasebe uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 14/08/2018 tarihli raporda, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin yine usule uygun ve süresinde yaptırıldığı ve delil niteliğini haiz olduğu, davacının davalı adına kestiği dava ve takip konusu faturanın davalı borçlandırılmak suretiyle davacının ticari defterlerine kaydedildiği, davacının ticari defterlerinde herhangi bir iade faturası kaydı bulunmadığı ve ayrıca alacağın tahsil edildiğine ilişkin bir kayıt da olmadığı,

davacının kayıtlarına göre dönem sonu itibariyle davacının davalıdan 709.266,00TL kadar alacaklı olduğu, buna karşılık davalının ticari defterlerinde ise dava ve takip konusu faturanın kayıtlı olmadığı ve dönem sonu itibariyle davalının defterlerine göre taraflar arasında bir alacak borç bakiyesinin bulunmadığı tespitlerine yer vermiştir.

Dosya arasına alınan Konya. Noterliğinin 06/06/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı şirketin her türlü ticari alışverişine istinaden mal ve eşya teslimi de dahil olmak üzere, ...'nın vekil olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır. Dava konusu irsaliyede yer alan teslim tarihi 11/12/2017 günüdür. Her ne kadar ...'nın Konya.

Noterliğinin 21/12/2017 tarih ve ... yevmiye sayılı azilnamesi ile vekillikten azledildiği görülmekte ise de, faturadaki ürünlerin teslimi tarihinden sonra yapılan azilnamenin davacı için bağlayıcı olmadığı kanaatine varılmıştır. Zira TBK'nun 514. maddesine göre, vekilin sözleşmenin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işlerden, vekâlet veren ya da mirasçıları sözleşme devam ediyormuş gibi sorumludur.

Bu bakımdan faturadaki ürünleri teslim alan ...'nın teslim tarihinde davalının yetkili vekili olduğu sonucuna varılmıştır.

Davalı tarafça ...'nın vekalet görevini kötüye kullandığı, gerçekte teslim almadığı ürünler için teslim tutanağına imza atmak suretiyle davalının zararına eylemde bulunduğu iddiaları gündeme getirilmiş ve hatta bunun için açılan ceza davasının neticesinin beklenilmesi talep edilmiş ise de, vekil ve asil arasındaki iç ilişkiden kaynaklı uyuşmazlıkların davacının alacak hakkını bertaraf edemeyeceği kanaatine varılmış ve ilgili ceza dosyasının beklenilmesi lüzumlu görülmemiştir.

Öte yandan davacı şirket yetkililerinin vekil ... ile iştirak halinde hareket ederek davalıya karşı dolandırıcılık eylemi işlediklerinden bahisle ceza soruşturması başlatılmış ise de, soruşturma neticesinde davacı şirket yetkilileri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve verilen bu karar sulh ceza hakimliğinin incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

Hal böyle olmakla, dava ve takip konusu faturanın davacının ticari defterlerine işli olması, fatura için düzenlenen irsaliyede davanın yetkili vekilinin teslim alan olarak imzasının bulunması, davalı asil ile vekili arasındaki anlaşmazlıkların davacıya bir etkisinin olmaması, davacı şirket yetkilileri hakkında başlatılan soruşturmanın kesinleşen takipsizlik kararı ile neticelenmesi hususları dikkate alınarak fatura tutarı kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır.

Davalı cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmadığından bu konuda davalıya bir hatırlatma yapılmamıştır. Bu itibarla dava konusu icra takibinin asıl alacak miktarı üzerinden devamına karar verilmesi gerekmiştir. Takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden ödeme emrinde belirtilen işlemiş faiz alacağı yönünden dava haklı görülmemiştir.

Dava dilekçesindeki icra inkar tazminatı talebine istinaden hükmün açıklandığı karar duruşmasında, bir karar verilmesi gerekirken zapta yazılmamış ise de, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulamayacağından ve bu eksiklik ancak HMK'nun 305/A maddesine göre hükmün tamamlanması için talepte bulunulması halinde ek karar yoluyla giderilebileceğinden gerekçeli karara icra inkar tazminatı talebi için bir hüküm eklenmemiştir. Yukarıda izah olunan nedenlerle, Anayasa'nın 9. Maddesi ile 6100 Sayılı HMK'nun 297. Maddesi gereğince, Yüce Türk Milleti Adına Bağımsız ve Tarafsız Yargılama Yapan Mahkememizce, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibe 709.266,00TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi üzerinden devam olunmasına,

Fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 48.449,96TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 8.669,66TL harcın ve icra dairesine yatırılan 3.859,18TL harcın toplamı olan 12.528,84TL harcın mahsubu ile bakiye 35.921,12TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

-Harçlar Kanunun 29. maddesi gereğince davacı alacaklının icra müdürlüğüne yatırdığı binde beş tahsil harcı mahkeme harçlarına mahsup edildiğinden bu hususun icra müdürlüğünce resen dikkate alınmasına,

3-Davacı tarafından yapılan 35,90TL başvuru harcı, 8.669,66TL peşin harç ve icra dairesine yatırılan 3.859,18TL harcın toplamı olan 12.564,74TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından sarfedilen 5,20TL vekalet suret harcı, 600,00TL bilirkişi ücreti ve 357,20TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 962,40TL yargılama giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (709.266,00/717.835,49) 950,91TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmen davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından sarfedilen 5,20TL vekalet suret harcı yargılama giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (8.569,49/717.835,49) 0,06TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmen davalı üzerinde bırakılmasına,

6-AAÜT'ye göre hesaplanan 110.389,90TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7-AAÜT'ye göre hesaplanan 8.569,49TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair; davacı vekiller ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/02/2025

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/159, K. 2025/86, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cevap
  4. Deliller
  5. Davanın Niteliği, Değerlendirilme Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/159
Karar No
2025/86
Tarih
19 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/274 K.2025/134
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/287 K.2025/79
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/325 K.2025/67
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2018/341 K.2025/30
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/348 K.2025/118
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/354 K.2025/188

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.