KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Konya
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/533
- Karar No
- 2023/545
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2023
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- ... - ... ...
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda,
- Talep
- —
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 07/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, mal alım satımı konusunda anlaşma yapıldığını, ürünlerin teslimi konusunda davalı şirket tarafından taahhütte bulunulduğunu, müvekkili şirket tarafından teslim edilecek ürünlere karşılık toplam bedeli 5.300.000,00TL olan bir kısım çeklerin keşide edilerek davalıya verildiğini, ürün bedeli olarak çeklerin davalıya verilmesine rağmen anlaşma sağlanan ürünlerin müvekkili şirkete teslim edilmediğini,
yapılan görüşmelere rağmen sözleşme edimini yerine getirmeyen davalı şirketin verilen çekleri de iade etmediğini, Bornava.
Noterliğinin 18/08/2023 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile davalı şirkete ihtarname çekildiğini ancak yine de sonuç alınamadığını, yapılan araştırmalarda davalı şirketin piyasaya yüklü miktarlarda borçlarının olduğunun öğrenildiğini, verilen çeklerin davalı tarafça kullanılan kredilere karşılık olarak bankalara verildiğinin tespit edildiğini, verilen çeklerden bir kısmının ödeme günlerinin yakın olduğunu, müvekkilinin mağdur olup zarara uğratıldığını beyanla öncelikle tedbir kararı verilerek ödemeden men yasağı verilmesine, çeklerden dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit davasıdır.
Usul ekonomisi gereği dava şartlarının öncelikle değerlendirilmesi gerektiğinden, iş bu davada davanın arabuluculuğa tabi olup olmadığı, açılan davada arabuluculuk dava ön şartının yerine getirilip getirilmediği üzerinde durmak gerekmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere kanuna eklenen "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlıklı 7445 sayılı Kanunun 31.maddesi ile değişik 5/A maddesinin 1. fıkrasına göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A maddesine göre ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Anılan yasa hükümleri dikkate alınarak Mahkememiz 12/09/2023 tarihli ara kararı ile;
"Eldeki davanın konusunun bir miktar paraya ilişkin menfi tespit talepli ticari dava olduğu ve davanın 7445 sayılı Kanunun 31.maddesinin yürürlüğe girdiği 01/09/2023 tarihinden sonra açıldığı anlaşıldığından.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A maddesi uyarınca davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunmak üzere (avukatın, noterin veya bir başkasının suretini onayladığı değil kanun gereğince son tutanağın mutlaka ama mutlaka bizatihi aslını veya bizatihi arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunmak üzere) DAVACI TARAFA BİR HAFTA KESİN SÜRE VERİLMESİNE,
aksi halde dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceğinin İHTARINA,"
Şeklinde karar verilmiş, verilen karar davacı vekiline 12/09/2023 tarihinde e-tebligat ile tebliğ edilmiş, davacı vekilince 20/09/2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı mahkememize sunulduğu anlaşılmıştır.
Eldeki davanın konusunun bir miktar paraya ilişkin menfi tespit talepli ticari dava olduğu ve davanın 7445 sayılı Kanunun 31.maddesinin yürürlüğe girdiği 01/09/2023 tarihinden sonra açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin beyan dilekçesi ekinde sunmuş olduğu arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde; başvuru tarihinin 02/09/2023, arabulucunun görevlendirme tarihinin 04/09/2023 tarihi olduğu, sürecin görüşme yapılmadan sonuçlandırdığı ve 19/09/2023 tarihinde son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davacı sırf arabuluculuğa müracaat ederek, arabuluculuk son tutanağı ile süreç sona ermeden dava açamaz. Süreç tamamlanmadan dava açılması da dava şartının yerine getirilmiş olması olarak değerlendirilemez. Bu itibarla davanın Zorunlu Arabuluculuk ön şartı eksikliğinden usulden reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekliyle hüküm tesis edilmiştir. (Emsal Ankara BAM . H.D ... Esas, ... Karar)
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/533, K. 2023/545, 25 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama