KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/609
- Karar No
- 2023/784
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
Karar Metni
1.760 kelime·9 dk okuma·23 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/09/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın mahkememize gönderildiği ve mahkememiz yukarıda yazılı esasa kaydedildiği anlaşılmakla davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 22/11/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin Konya'da konut sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalı bankadan 2016 yılından bu yana çek, senet veya taşımaz ipoteği karşılığında kredi kullandığını, müvekkili firmayı bir sebeple ziyarete gelen banka müşteri temsilcilerine müvekkili firma yetkilisi ...'ın konkordato talebinde bulunabileceklerinden söz etmesi üzerine bankanın kredi sözleşmesinin imzalanması sırasında almış olduğu vade ve miktarı yazılı olmayan boş teminat senedini Konya.
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında takibe koyduğunu, bononun anlaşmaya aykırı doldurduğunu ve vadesinin de yine anlaşmaya aykırı bir şekilde 19.09.2018 tarihi olarak belirtildiğini, müvekkili adına yapılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin takip tarihi itibariyle davalı bankaya gecikmiş kredi borcu olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00TL kadar borçlu olmadıklarının tespitine, davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 21/12/2020 tarihli dilekçesi ile özetle; Davaya konu takibin ana parasının 1.950.000,00TL olup davanın 100.000,00TL üzerinden açtıklarını, bakiye kalan 1.850.000TL'nin harcını UYAP sistemi üzerinden yatırarak davayı ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 15/01/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili bankadan kredi kullanan davacıların sözleşmenin imzalanmasının ardından vadesi geldiğinde kredi borcundan düşülmek üzere bono düzenleyerek müvekkiline verdiklerini, davacıların imza inkarlarının da olmadığını, sadece boş olarak senet imzalatıldığını iddia ettiklerini, TTK gereğince beyaza imzanın bile borçlandırıcı etkisi var iken, imzaladıkları senedin ne olduğunu bilmediklerine dair iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu,
müteaahhitlik ve inşaat işi ile iştigal eden firmanın yetkilisinin bankaya borcunu ödemek üzere verdiği senet sonrası senedin sonradan doldurulduğu iddialarının kredi ilişkisi olan bir tacirden dinlenemeyecek iddialar olduğunu, banka yetkililerinin tanık olarak dinlenmesinin bankaların senet almaları için yazılacak sorulacak kurumların delil gösterilmesinin yersiz mesnetsiz ve HMK ile TTK ya aykırı olduğundan kabul etmediklerini, Borçlu davacıların Konya.
Asliye Ticaret Mahkemesi ...
E. Sayılı dosyası ile Konkordato talebinde bulunarak, piyasadan mal kaçırmaya başladıkarını, konkordato davası reddedilmiş olduğundan müvekkili bankaca başlatılan takiplere itiraz ile yine aynı niyetle krediyi ödememe bahanesinde bulunduklarını, bu nedenlerle yersiz ve mesnetsiz davanın reddine ve davacının %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE
Dava, bono ile ilgili icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
Mahkememiz 06/10/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile;
"DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; Davacıların Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında dava tarihi itibariyle davalı bankaya 313.001,20 TL borçlu olmadıklarının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına, davalı aleyhine ise haksız takip tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karar davacılar vekili ve davalı vekilince istinaf edilmiş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/09/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile;
"...açılan davanın mahiyeti gereği davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı, bu nedenle ayrı ayrı başvuru ve peşin harç yatırmaları gerekirken sadece davacı tüzel kişi tarafından başvuru ve peşin harcın ikmal edildiği, diğer gerçek kişi davacılar tarafından herhangi bir harç yatırılmadığı tespit anlaşılmıştır.
Harçlar kanunu'na aykırılığın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin delilleri toplamadan ve esasa ilişkin değerlendirme yapmadan önce HMK'nın 31. maddesi gereğince davacıların menfi tespit talebinin senede mi yoksa icra takibine mi yönelik olduğu konusunda açıklama yaptırılarak;
Başvuru harcının sadece davacılardan ... Ticaret Ltd.Şti. tarafından yatırdığı, gerçek kişi davacılar tarafından peşin harcın yatırılmadığı nazara alınarak, HMK 120/1. maddesindeki düzenleme ve YHGK'nın 04/07/2012 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde; diğer davacılar Mesut ve ... ile ilgili 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 vd. maddeleri gereğince işlem yapılması ve duruma göre delillerin değerlendirilmesi gerekirken başvuru harçları tamamlanmadan yargılamaya devam edilip delillerin esastan değerlendirilmesi hukuka uygun olmadığından tarafların diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının re'sen kaldırılmasına..." şeklinde karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesinin kaldırma kararı gereğince dosya mahkememize tevzi edilmiş ve 10/10/2023 tarihinde mahkememiz yeni esasına kaydedilmiştir.
Mahkememiz 17/10/2023 tarihli BAM'ın kaldırma kararı üzerine tensip tutanağının (2) numaralı ara kararı ile;
"İşbu menfi tespit davası nedeniyle, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olması nedeniyle her üç davacıdan da ayrı ayrı başvuru ve peşin harç alınması gerektiğinden; dava açılırken ... ve ... yönünden dava açılırken harç alınmadığı anlaşılmakla; dava değeri 1.950.000,00 TL olduğundan bu miktarın % 6,831 'inin 1/4 'ü karşılığı olan 33.301,12 TL peşin ve 269,85 TL başvuru harcı alınması gereken karar ve ilam harcı olduğundan, her bir davacı için 33.301,12'şer TL peşin ve 269,85'şer TL başvuru harcı olmak üzere toplam 33.570,97'şer TL HARCI ...
VE ... ADINA TAMAMLAMAK üzere davacı tarafa tebliğden itibaren İKİ HAFTA KESİN SÜRE VERİLMESİNE, aksi halde bu davacı yönünden bundan sonraki hiç bir işleme devam olunmayacağının ve dava dosyasının işlemden kaldırılacağının ve nihayet üç ay içinde yenileme dilekçesi verilmez ve belirtilen eksik harç da tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı tarafa ihtarına, şeklinde karar verilmiştir.
Davacılar vekiline tensip tutanağı ekli kesin süreleri uyması ihtaratı ile çıkarılan e-tebligatın 24/10/2023 tarihinde tebliğ olduğu ve verilen sürenin 08/11/2023 tarihi itibariyle dolduğu ve ara karar gereğince eksik harçların yatırılmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 20/12/2023 tarihli duruşmasındaki beyanında; "BAM kararına bir diyeceğimiz yoktur, harç ikmali ihtarını içerir tebligat tarafımıza ulaştı, fakat davacı gerçek kişiler yönünden harçlar ikmal edilemedi, bu konuda takdir mahkemenindir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili mahkememiz ... esas sayılı dosyasının 20/12/2023 tarihli duruşmasındaki beyanında; "BAM kararına bir diyeceğimiz yoktur, eksik harçlar ikmal edilmemiştir, müvekkil banka tarafından da harçlar ikmal edilmeyecektir ve harcını ikmal etmeyen davacı gerçek kişilerin davası tarafımızca takip edilmeyecektir, bu konuda takdir mahkemenindir, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 20/12/2023 tarihli duruşmada alınan ara karar gereğince;
"Davacılar ... ve ... yönünden açılan davaların süresinde harç ikmalinin yapılmaması, usul ekonomisi ve yargılamanın sağlıklı yürüyebilmesi için iş bu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin yeni esasına kaydına ve yeni esas sayılı dosyada adı geçen davacıların davalarının işlemden kaldırılması hususunun karara bağlanmasına, yargılamaya sadece davacı şirketin davası yönünden devam edilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereği davacılar ... ve ... yönünden dosya tefrik edilerek mahkememiz ... esas sırasına kaydedilmiş ve bu davacılar yönünden dosyanın 08/11/2023 tarihi itibariyle HMK 150. Maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Somut olaya dönüldüğünde;
Dava ve takip konusu bononun keşidecisinin davacı ... Ltd. Şti., avalistlerinin davacı ... ve ..., lehtarının davalı ... Bankası A.Ş., keşide tarihinin 09/03/2016, vade tarihinin 19/09/2018, bedelinin 1.950.000,00TL olduğu görülmektedir.
Davacılar vekili, bononun, müvekkillerinden ... tarafından kredi sözleşmesinin imzalanması sırasında boş olarak düzenlenip teminat amaçlı olarak davalı bankaya verildiğini, müvekkillerinin kredi sözleşmesinden doğan bir sorumlulukları olmadığı halde bononun boş kısımlarının doldurularak takibe konulduğunu ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Davalı banka vekili ise, bononun, vadesi geldiğinde kredi borcundan düşülmek üzere davacılarca düzenlendiğini, davacıların konkordato talebi nedeniyle bankanın risk durumunu gözeterek kullandırılan kredileri kat ederek bonoyu takibe koyduğunu ileri sürmüş ve davanın reddini talep etmiştir.
... Bankası ... Şubesinin dosyaya gelen 24/12/2020 tarihli cevabi yazısında, dava konusu bononun kredi sözleşmesinin imzalanması sırasında vadesi geldiğinde kredi borcundan düşülmek kaydıyla düzenlenip bankaya verildiği belirtilmiştir.
Davalı vekilinin savunma içeriği ve yukarıda belirtilen banka şubesi yazı cevabından anlaşıldığı üzere dava konusu bono bir teminat senedi olarak düzenlenmiştir. Bankalar tarafından kredi sözleşmelerinin imzalanması sırasında kredi borcunun teminatı olarak miktarı boş kambiyo senedi alınması sık sık uygulanan bir yöntemdir. Yerleşik Yargıtay ve BAM uygulamaları gereği bu tür teminat amaçlı bono düzenlenmesi borcun olmadığı anlamına gelmez ve uyuşmazlığın çözümü için gerçek borç tutarının belirlenmesi gerekir. Bu bakımdan iş bu davada, bononun düzenlenmesine esas kredi sözleşmelerinden dolayı dava tarihi itibariyle davacıların davalı bankaya borçlu olup olmadıklarının tespitinin gerekli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı bankadan ilgili genel kredi sözleşmeleri, hesap ekstreleri, alacağın muacceliyetine esas belgeler celp edilerek ve aynı zamanda bankacı bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor aldırılması gereği duyulmuştur.
Bankacı bilirkişi Ahmet Rasim Kartal'ın 08/05/2019 tarihli raporunun yeterli açıklıkta ve denetlenebilir olmaması nedeniyle dosyanın kapsamı da gözetilerek dosya üç kişilik bankacı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve tarafların itirazlarını karşılar rapor aldırılması gerekmiştir.
Bilirkişi heyetince düzenlenen 24/05/2021 tarihli ek raporda da doğru olarak tespit edildiği üzere, taraflar arasında 24/01/2016 ve 27/11/2017 tarihli iki farklı genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşmelerin 24.maddesinin (b) bendinde kredi kullananların konkordato talebinde bulunması veya aktifi üzerinde haciz veya benzeri bir işlem yapılması gibi durumlarda bankanın hesap kesme hakkına sahip olduğunun hüküm altına alındığı, davacıların Konya.
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyalarında konkordato talebinde bulunması ve ayrıca davacı şirket tarafından düzenlenmiş olan 115.000,00TL tutarındaki teminat mektubunun lehtar Karatay Belediye Başkanlığı tarafından nakde dönüştürülmesi nedeniyle bankanın hesap kesme hakkını kullandığı, bu sebeple takip konusu munzam teminata alınan bononun takibe konulmasının bankacılık mevzuatına ve uygulamasına uygun olduğu,
bilirkişilerce hesap edildiği üzere dava tarihi itibariyle davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle davalı bankaya 1.546.363,21TL asıl alacak, 92.883,23TL temerrüt faizi, 4.644,14TL BSMV olmak üzere toplam 1.643.890,58TL borçlu olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla dava konusu icra dosyasında dava tarihi itibariyle davacı ...
Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin davalı bankaya 313.001,20TL borçlu olmadığı görülmekle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/609, K. 2023/784, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama