KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/33
- Karar No
- 2025/557
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- —
- Davalı
- 1-
- Vekili
- —
- Davalılar
- 2- ... - ... ...
Karar Metni
3.851 kelime·19 dk okuma·11 bölüm
3- ... - ... ...
VEKİLİ
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇE YAZIM TARİHİ
Davacı taraf vekilinin davalılar aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle. 29.09.2023 tarihinde müvekkili ... Konya İli ... İlçesi ... Mahallesi ...
Caddesi üzerinde Otogar istikametinde yolun sağında bulunan bisiklet yolunda ... plaka sayılı motorlu bisikleti ile bekleme halinde iken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracının hakimiyetini kaybederek aracının ön kısımları ile müvekkilin motorlu bisikletinin sol yan kısımlarına çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, müvekkilin vücudunda meydana gelen hasar nedeniyle ağır bir tedavi süreci yaşamak zorunda kalmış ve sürekli iş göremez durumda olduğunu, kaza sonucu müvekkilinde meydana gelen bu durum,
müvekkilin günlük hayatını önemli ölçüde etkilediğini, kazaya bağlı olarak ağır yaralanması sonucu, üzüntü duymuş, endişeye kapılmış ve bu durum psikolojisine etki ettiğini, bu nedenlerle haklı davanın kabulü ile öncelikle hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememesi riskine karşılık olay esnasında davalılardan ...'in kullanımında ve davalı ...'in adına kayıtlı olan ... plakalı aracın trafik kaydına ve sigorta şirketi dışındaki diğer davalılar ... ile ...'in tüm taşınır ve taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine verilecek kararın kesinleşmesine kadar “ihtiyati haciz” şerhi konulmasını,
trafik kazasında meydana gelen bedensel zarar nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 107.
Maddesi uyarınca, toplanacak delillere göre; (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) davacı ... için şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve 100,00-TL bakıcı ihtiyacı gideri ve 100,00-TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat olmak üzere 500,00-TL maddi tazminatın davalı araç sürücüsü ... ile araç sahibi ...'den olay tarihinden ve davalı ...Ş.'den poliçe limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi,
yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, davacı ... için 150.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle.
Davayı kabul mahıyetınde olmamak kaydıyla, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, hiçbir şekilde taleplerin ve davanın kabulü anlamına gelmemekle beraber başvuran taraf, dava öncesinde müvekkil şirkete usulüne uygun herhangi bir başvuru yapmadığını, maluliyet raporu olmadan başvuru yapıldığını, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplama yapılacaksa %1,8 teknik faiz hesabı yapılması gerektiğini, SGK’dan geçici iş göremezliğe ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak evrak temini gerekmekte olduğunu, yine başvuranın bu süreçte çalışıp çalışmadığının da tespiti gerekli olduğunu,
nitekim ifadelerde başvuranın hemşire olduğu kayıtlı olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ve başkaya ilişkin hakları, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarımızı saklı tutarak müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan (eksik belge) reddini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini,
kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile özetle.
Davacı tarafından, müvekkilleri aleyhine 29.09.2023 tarihli trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, açılan işbu davanın usul ve yasaya uygun olmaması nedeniyle reddinin gerektiğini, öncelikle süre uzatım dilekçesindeki zamanaşımı itirazlarını tekrar ettiklerini, eldeki işbu dava 29.09.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle açıldığını, söz konusu kaza müvekkili ...'in Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ...
Caddesinde ... plakalı araç ile seyir halinde iken viraj içerisinde aracın hakimiyetini kaybetmesi üzerine gerçekleştiğini, kazanın oluşumu dosya arasında bulunan kamera kayıtları ile net bit şekilde görüldüğünü, araç sürücüsü olan müvekkili, davacının sürücüsü olduğu ve bisikletler için ayrılan yerde ilerleyen motosikleti hakimiyeti kaybettiği sırada fark etmiş ve ardından direksiyonu yol kenarında bulunan duvara doğru kırarak davacıya zarar gelmemesi için elinden gelen çabayı gösterdiğini, kamera görüntüleri incelendiğinde aracın kontrolünün kaybolmasından sonra tekrar bir manevra ile aracın yönünün değiştiği açıkça görüldüğünü,
davaya konu kazada müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin aracın hakimiyetini kaybettikten sonra tekrar hamle yaparak herhangi bir kazaya sebebiyet vermeden yoluna devam edebilecek iken davacı ve yolcunun bulunduğu motosiklete çarpmamak için tekrar manevra yaparak önce motosiklete dokunmak daha sonra da duvara çarpmak zorunda kaldığını, kaza tutanağında davacının B sınıfı ehliyeti olduğu görüldüğünü, öncelikle incelenmesi gereken konulardan bir tanesi davacının sürdüğü aracın cinsinin ne olduğu ve motosiklet olması halinde motosikletin kaç cc motor hacmine sahip olduğudur,
zira B sınıfı ehliyet ile kaza tarihinde 50 cc'ye kadar olan motosikletler sürülebilmekte olup yapılacak tespite göre davacının ehliyetsiz olarak trafiğe çıkmış olma ihtimali olabileceğini, kaza tespit tutanağında motorun modeli ve motor hacmine dair yeterli veri bulunmadığı halde sürücü belgesinin yeterli olduğu değerlendirilmiş ise de bu tespitin yeterli veri olmadan yapıldığı anlaşıldığını, yine kaza tespit tutanağı ile davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı değerlendirmesi yapılmış ise de bu tespitin mahkeme açısından bağlayıcı olmaması ile birlikte hatalı olduğunu,
davacı motosiklet ile herhangi bir güvenlik ekipmanı bulunmadan bisikletler için ayrılmış olan kısımdan hareket etmektedir.
Yukarıda ifade edildiği üzere kusur durumunun tespiti açısından öncelikle davacının ehliyetinin kazaya karışan motosikleti sürmeye elverişli olup olmadığı irdelenmesi gerekmekle birlikte davacının bisiklet yolunda ilerlemesi, herhangi bir ekipman olmadan trafiğe çıkması da kusur incelemesi açısından göz önünde bulundurulması gerektiğini, bu nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, davacı tarafından açılan işbu maddi ve manevi tazminat davasının usul ve yasaya uygun olmaması ile (kabul etmemekle birlikte) istenen manevi tazminatın pek fazla olması nedeniyle nedeniyle esastan reddini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; Dava değerini artırma taleplerinin kabulünü, geçici iş göremezlikten doğan tazminat alacağı olarak 34.106,96-TL+100,00-TL=34.206,96TL, bakıcı giderinden doğan tazminat alacağı olarak 13.314,50-TL+100,00-TL= 13.414,50-TL, tedavi giderinden doğan tazminat alacağı olarak 21.500,00-TL+100,00-TL= 21.600,00-TL, olmak üzere toplamda 69.221,46-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden (teminat limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihinden itibaren ve diğer davalılar ... ve ... yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya hükmen ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 29/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararlarının tazmini talepli tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise 29/09/2023 tarihinde meydana gelen kazada davalılara atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalılardan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) HÜKME ESAS ALINAN YAŞAM TABLOSU VE MALULİYET YÖNETMELİĞİ AÇISINDAN MAHKEMEMİZİN GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır.
(2) KUSUR RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmıştır.
24/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 51, 52/a ve 52/b maddelerinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığı rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 24/03/2025 Tarihli Kusur Raporunda yer alan tespitlerin, 29/09/2023 tarihli Kaza Tespit Tutanağında yer alan tespitlerle örtüşmesi ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle davalı vekillerinin yeniden rapor aldırılması yönündeki itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(3) MALULİYET RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce yukarıda künyesi verilen , Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları çerçevesinde maluliyet raporları aldırılmıştır.
Dosya içerisinde yer alan;
(a) T.C. Sağlık Bakanlığı Konya Şehir Hastanesinin 20/11/2023 Tarihli Maluliyet Raporunda özetle; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede kaza sebebiyle davacıda herhangi bir kalıcı maluliyetin olmadığı(%0) rapor edilmiştir.
(b) T.C. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 15/03/2024 Tarihli Maluliyet Raporunda özetle; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede kaza sebebiyle davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik maluliyet oranının %4, geçiçi iş göremezlik süresinin(tıbbi iyileşme süresi) 3 ay olacağı, bu sürenin ise 1 ayında bakıcıya ihtiyaç duyacağı ve SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının 21.600,00 TL olacağı rapor edilmiştir.
(c) Mahkememizce Raporlar Arasındaki Çelişkinin Giderilmesi İçin Aldırılan ATK İhtisas Dairesinin 07/11/2024 Tarihli Raporu ile 28/01/2025 Tarihli Raporlarında Özetle; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede kaza sebebiyle davacıda herhangi bir kalıcı maluliyetin olmadığı(%0), geçiçi iş göremezlik süresinin(tıbbi iyileşme süresi) 3 ay olacağı ve bu sürede herhangi bir bakıcıya ihtiyacı olmadığı rapor edilmiştir.
(ç) Davacının ATK Üst Kuruluna Sevki ve Hükme Esas Alınan Maluliyet Raporları Açısından Yapılan Değerlendirmede: Mahkememizin 25/02/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereğince davacının ATK Üst Kuruluna sevkine karar verilmiş ise de davacı vekilinin 12/03/2025 tarihli dilekçesi ile ATK'dan yeni bir rapor aldırma talebinin olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki ara karardan dönülmüş ve ATK İhtisas Dairesinin 07/11/2024 ve 28/01/2025 tarihli maluliyet raporlarının hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar ATK raporunda davacının tedavi gideri yönüyle herhangi bir hesaplama yapılmamış ise de tedavi giderinin geçici iş göremezlik(tıbbi tedavi) süresi nazara alınarak hesaplanacağı, ATK raporunda davacının tıbbi-tedavi süresinin 3 ay olduğu, yine Mahkememizce aldırılan T.C. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 15/03/2024 Tarihli Maluliyet Raporunda geçiçi iş göremezlik süresinin(tıbbi iyileşme süresi) 3 ay olacağı gözönünde bulundurularak SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeli ve belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının 21.600,00 TL olacağı hesaplanmakla tedavi gideri açısından bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(4) HESAP RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce yukarıda künyesi verilen , Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamları çerçevesinde aktüerya bilirkişisinden hesap raporu aldırılmış, 28/05/2025 Tarihli bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının olmadığı, geçici iş göremezlik maddi zararının 34.206,96 TL olduğu, bakıcı gideri maddi zararının 13.414,50 TL, tedavi gideri maddi zararının ise 21.600,00 TL olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 12/03/2025 tarihli dilekçesi ile ATK'dan yeni bir rapor talepleri olmadığına yönelik dilekçesi nazara alındığında davacı vekilinin SÜ raporu nazara alınarak sürekli iş göremezlik maddi zararının hesaplanmasına yönelik itirazının yerinde olmadığı, davalılar vekilinin kusur raporuna yönelik itirazlarının Mahkememizin 06/05/2025 tarihli duruşmasında değerlendirildiğinden yerinde olmadığına, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi.
Hukuk Dairesinin 02/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere 18 yaşından küçükler için geçici iş göremezlik süresinin efor kaybı olarak hesaplanması gerekmesi sebebiyle davalılar vekilinin itirazının yerinde olmadığı, her ne kadar T.C.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 28/01/2025 tarihili raporunda davacının bakıcıya ihtiyacı olmadığı rapor edilmesine rağmen Aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplama yapılmış ise de bu kalem ayrı tutulduğunda diğer kalemler yönüyle yapılan hesaplamanın yerinde olduğu ve bakıcı gideri kaleminin dışlanması neticesinde yapılacak hesabın basit matematik hesabını gerektirmesi sebebiyle yeni rapor aldırılmasının usul ekonomisine aykırı olacak ve dahi sair hesaplama kalemleri yönüyle 28/05/2025 Tarihli Aktüerya Raporunun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı,
gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle davalı vekillerinin yeniden rapor aldırılması yönündeki itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilerek raporun bakıcı gideri ayrık tutularak diğer kısımları yönüyle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(5) MÜTERAFİK KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Kaza tespit tutanağının incelenmesinde davacının koruyucu ekipmanlarının olup olmadığının belirsiz olarak işaretlendiği, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 07/02/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere bu durumun aksinin ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu ancak dosyadaki mevcut delil durumuna göre tutanağın aksinin muteber delillerle ispat edilemediği değerlendirilmekle hükmolunan tazminattan herhangi bir müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
(6) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, emsal mahiyette Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
(a) Maddi Tazminat Talebi Açısından Yapılan Değerlendirmede: 29/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 51, 52/a ve 52/b maddelerinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığı,
maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi gideren ATK İhtisas Dairesinin 07/11/2024 Tarihli Raporu ile 28/01/2025 Tarihli Raporlarında tespit edildiği üzere Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmede kaza sebebiyle davacıda herhangi bir kalıcı maluliyetin olmadığı(%0), geçiçi iş göremezlik süresinin(tıbbi iyileşme süresi) 3 ay olacağı ve bu sürede herhangi bir bakıcıya ihtiyacı olmadığının rapor edildiği, T.C.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 15/03/2024 Tarihli Maluliyet Raporunda geçiçi iş göremezlik süresinin(tıbbi iyileşme süresi) 3 ay olacağı gözönünde bulundurularak SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeli ve belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının 21.600,00 TL olacağının rapor edildiği, 28/05/2025 Tarihli bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan değerlendirmede davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının olmadığı,
geçici iş göremezlik maddi zararının 34.206,96 TL olduğu ve tedavi gideri maddi zararının ise 21.600,00 TL olduğu anlaşılmakla davasının bu tutarlar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından ekonomik geleceğinin sarsıldığı iddiasıyla maddi tazminat talep edilmiş ise de kaza neticesinde kalıcı bir maluliyetinin olmadığı gibi bu kalem yönüyle ekonomik geleceğinin ne suretle sarsıldığı dosya kapsamında davacı tarafından ispat olunamadığından bu kalem yönüyle de davası reddedilmiştir.
(b) Manevi Tazminat Talebi Açısından Yapılan Değerlendirmede: 29/09/2023 tarihinde meydana gelen kazada kaza tarihi itibariyle davacının yaşı, kazanın meydana gelmesinde davalının kusur oranı, tıbbi tedavi süresinin uzunluğu, tedavi süresince davacının geçirmiş olduğu cerrahi müdahaleler, bu sürecin davacı üzerinde yaratacağı travma ve psikolojik etki,
tarafların sosyal ve ekonomik durumları(UYAP Bilişim Sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalı ... adına kayıtlı taşınmaz ve taşınır mallar da nazara alınarak) ile paranın satın alma gücü de bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı lehine takdir edilecek 125.000,00 TL manevi tazminatın davacı için zenginleşme ve davalı için de yıkım olmayacağına kanaat edilmekle davacının manevi tazminat davasının bu tutar üzerinden kabulüne fazlaya ilişkin talebinin ise reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
(7) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK MAHKEMEMİZİN GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce daha önce eldeki davanın mutlak ticari dava olması ve dava açılmadan önce sigorta şirketine arabuluculuk başvurusunda bulunmanın ve süreci tamamlamanın dava şartı olduğundan bahisle Zorunlu Arabuluculuk Ücreti masrafı sigorta şirketlerine yükletilmekte ise de T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin bağlı bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 11/07/2025 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamları emsal alınarak davacının tazminat talepleriniöncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği bir başka ifade ile eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
(8) DAVACI VEKİLİNİN ARABULUCULUK VEKALET ÜCRETİ TALEBİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 19/04/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak her ne kadar davacı vekili tarafından yargılama neticesinde lehlerine arabuluculuk maktu vekalet ücreti hükmedilmesi talep edilmiş ise de davacı vekilinin talep etmiş olduğu ücretin akdi vekalet ücreti kapsamında kaldığı, AAÜT'nin 16. Maddesinde düzenlenen ücretin karşı taraftan tahsil edilmesi gereken yargılama gideri mahiyetinde vekalet ücreti olarak anlaşılması mümkün olmadığından bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir.
(9) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE
(a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde hususi mahiyette kullanıldığı anlaşılmakla T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
(b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 18/10/2021 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı,
somut olayımızda davacı tarafından dava öncesinde sigorta şirketine yapılan başvurusunun 12/12/2023 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigorta şirketinin 25/12/2023 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara sigorta şirketi açısından bu tarihten, işleten ve sürücü açısından ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Katip ... Hakim ...
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/33, K. 2025/557, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama