KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/406
- Karar No
- 2025/406
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·16 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARAR YAZMA TARİHİ
Ereğli . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik verilerek dosya Mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ... Esas sayılı sırasına kaydedilmiş mahkememizin ... Esas sayılı dosyası Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak mahkememizin iş bu esasına kaydedilmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır kendi faaliyetlerinde hem de iştiraklerinde “... ” ibaresi ile faaliyet gösterdiğini ancak 2021 yılında kurulan davalının, müvekkil şirketin ticari unvanı ile iltibas oluşturacak derecede bir ticaret unvanı altında kurulmuş olması nedeniyle işbu davanın açıldığını, müvekkil şirketin uzun yıllardan itibaren sicile kayıtlı olup bu
ünvan ile faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin
30.04.1974 tarihinde
tescil edildiğini, müvekkili şirketin Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde 57.sırada yer aldığını, Türkiye'nin en büyük gübre üreticisi konumunda olduğunu, şirketin Ceyhan, Mersin ve Samsun'daki üç fabrikada üretimini sürdürdüğünü, 2017 yılında ilk organomineral gübre çeşidini de pazara sunduğunu, ... adı altında faaliyet gösteren müvekkil şirketin aynı zamanda, birçok iştiraki nin bulunduğunu, bu iştiraklerde de yine “... ” ibaresini kullanıldığını, müvekkil şirketin aynı unvan ve ibareleri taşıyan;
... Anonim Şirketi,
... Ticaret Anonim Şirketi,
... Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi Anonim Şirketi,
... Üretim Anonim Şirketi,
... Üretim Anonim Şirketi,
... S.A,
...
Anonim Şirketi, unvanlı iştiraklerinin de bulunduğunu, çeşitli illerde kurulan şubelerinin de halen aktif olduğunu, müvekkil şirketi ile aynı ismi taşıyan bir işletmenin olmasının şirketin tanınmışlığına zarar vereceğini ve aynı zamanda ticari unvanı ile markalarının da ayırt edici özelliğini de ortadan kaldıracağını, ayrıca müvekkili şirketinin sorumluluk projesinin bulunduğunu, toplam iki bine yakın öğrencinin öğrenim gördüğünü, şirketin tanınmış marka sahibi olduğunu, ... markasının asıl, yegane ve gerçek hak sahibi olduğunu,
tüm bu nedenlerle haksız rekabetin önlenmesi ve davalının unvanındaki "... " ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, ayrıca karşı tarafın kullanımları üzerinde davalıya tebligat yapılmadan delil tespitinin yapılmasını, öncelikle teminatsız, aksi halde mahkemenin uygun göreceği bir teminat bedeli ile davalının kullanımları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve muhafaza altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Husumetin Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ticaret unvanını hukuka uygun bir şekilde Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ettirildiğini, müvekkilinin hayvancılık işiyle uğraşmakta olduğunu, müvekkili şirketin kullandığının unvan kaşe unvanı olduğunu, söz konusu unvan hiçbir suretle marka olarak kullanılmadığını, davacının ve davalının çalışmakta olduğu hizmet alanları da birbirinden farklı olduğunu, sadece "... " kelimesinin aynı olduğundan yola çıkılarak herhangi bir haksız rekabet veya kötüniyetten bahsedilemeyeceğini, şirketin ... ibaresini kullanmasının tek nedeni,
bölge olarak ... Dağları'nın eteğinde olması ve bölgenin ... olarak bilinmesinden kaynaklı olduğunu, bu sebeplerle yasal dayanağı olamayan davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ticaret ünvanının terkini istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının ticaret ünvanın müvekkili şirket adına tescilli markalara da tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, davalı ünvanının terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer bir anlatımla; davacı aynı zamanda marka hakkına dayalı olarak da talepte bulunmuştur. Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında, marka hakkına dayalı olarak da açılmış bir dava olması nedeniyle, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin de tartışılması gerekmektedir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156/1.maddesi gereğince Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur.
Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır.
Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekmektedir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 gün ve 188 sayılı kararı ile Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemenin, iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesinin, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde üç numaralı asliye hukuk mahkemesinin, yetkilendirilmesine karar verilmiştir.
Buna göre, Ticaret Mahkemesi ile Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Bu nedenle davada Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatına sahip Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Katip Hakim
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/406, K. 2025/406, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama