KÜNYE
- Mercii
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/268
- Karar No
- 2025/651
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
Karar Metni
1.366 kelime·7 dk okuma·15 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI
... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ
DAVALI
... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararı 27/01/2016 tarihinde kesinleştirilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiş, Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak, yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; kendisinin çiftçilik yaptığını, davalının ise oto galerisinin bulunduğunu, dava dışı ... ile birlikte davalının yanına giderek 03/08/2014 tarihinde 20.000 TL borç para aldığını, bu borcuna karşılık 03/10/2014 ödeme tarihli 28.750 TL bedelli senet verdiğini, alacaklısı olduğu dava dışı ...'dan mısır satışına karşılık 30.000 TL alacağının olduğunu, dava dışı ...'da 30.000 TL bedelli çeki ...'e verdiğini, senet bedelini de ödediğini, davalıdan para aldığında yanlarında ...
Polis Merkezinde polis memuru olarak çalışan davalının akrabası olan ...'nun da olduğunu duruma tanık olduğunu, davalıdan alıdığı para bedeline karşılık ayrıca notere giderek kendi üzerinde bulunan ... plakalı traktörü noter huzurunda davalıya rehin olarak verdiğini, davalının kendisine 5.000 TL borcunun kaldığını belirttikten sonra 20/02/2015 tarihinde 5.000 TL daha aldığını toplamda 10.000 TL borcunun bulunduğunu buna karşılık da 14.750 TL bedelli senet verdiğini, bu senet bedelini de kendisine ödediğini, davalının bu senet bedellerinin ödenmesine rağmen senet asıllarını kendisine teslim etmediğini, Konya.
İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile kendisine ödeme emrinin tebliğ edildiğini, yaptığı ödemelere rağmen bu takibin kötü niyetli olarak başlatıldığını, aynı senet bedellerinin 2 kez tahsilatına kalkışıldığını belirterek, 03/10/2014 tarihli 28.750 TL bedelli senetten ve yine 20/03/2015 tarihli 14.750 TL bedelli senetten dolayı borcunun bulunmadığının tespitine, maddi ve manevi olarak zarara uğramasının önlenmesi için icra takibinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını açmakta kötü niyetli olduğunu, davacının borcunu ödediğini gösterir bir belge sunmadığını, tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini belirterek, haksız davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'ne, Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne, Konya . İcra Hukuk Mahkemesi'ne, ... Bankası ... Şubesi Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişiden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacının ödemiş olduğu bono bedellerinin tekrar tahsili amacı ile davalı tarafça icra takibine konulduğu iddiası bu senetlerden dolayı borcunun bulunmadığının tespiti amacı ile açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, borcun 03/10/2014 vade tarihli 28.750 TL ve 20/03/2015 vade tarihli 14.750 TL bedelli iki adet bonodan kaynaklandığı, toplam 45.659,99 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizce Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyanın incelenmesinde; katılanın ..., Gelir İdaresi Başkanlığı, sanığın ... olduğu, suçun Tefecilik olup, 26/05/2016 tarihli karar ile sanığın üzerine atılı tefecilik suçundan CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, 11/05/2025 tarihli raporda sonuç olarak; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına ilişkin olarak iki seçenekli sonuç oluştuğunu, birinci seçenekte 04/05/2015 takip tarihinden önce 6.000 TL ödendiği kabul edilecek olur ise 13/07/2016 infaz tarihli itibariyle dosyaya 8.042,52 TL fazla ödeme yapıldığı, ikinci seçenekte 04/05/2015 takip tarihinden önce 36.000 TL ödendiği kabul edilecek olur ise 13/07/2016 infaz tarihi itibariyle dosyaya 50.342,40 TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini belirtmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının, davadışı ... ile birlikte davalının yanına giderek 03/08/2014 tarihinde 20.000 TL borç para aldığını, bu borcuna karşılık 03/10/2014 ödeme tarihli 28.750 TL bedelli senet verdiğini, alacaklısı olduğu dava dışı ...'dan mısır satışına karşılık 30.000 TL alacağının olduğunu, dava dışı ...'da 30.000 TL bedelli çeki ...'e verdiğini, senet bedelini de ödediğini, davalıdan aldığı para bedeline karşılık ayrıca notere giderek kendi üzerinde bulunan ... plakalı traktörü noter huzurunda davalıya rehin olarak verdiğini,
davalının kendisine 5.000 TL borcunun kaldığını belirttikten sonra 20/02/2015 tarihinde 5.000 TL daha aldığını toplamda 10.000 TL borcunun bulunduğunu, buna karşılık da 14.750 TL bedelli senet verdiğini, bu senet bedelini de kendisine ödediğini, davalının bu senet bedellerinin ödenmesine rağmen senet asıllarını kendisine teslim etmediğini, Konya.
İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile kendisine ödeme emrinin tebliğ edildiğini, yaptığı ödemelere rağmen bu takibin kötü niyetli olarak başlatıldığını, aynı senet bedellerinin 2 kez tahsilatına kalkışıldığını belirterek, 03/10/2014 tarihli 28.750 TL bedelli senetten ve yine 20/03/2015 tarihli 14.750 TL bedelli senetten dolayı borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiş, davalı ise davacının borcunu ödediğini gösterir bir belge sunmadığını beyan etmiştir.
TBK'nun 74. maddesinde '' Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.'' şeklinde düzenleme mevcuttur.
HMK'nın 188 inci maddesinde; taraflardan birinin ikrarının geçerli olduğu ve o taraf aleyhine delil teşkil edeceği belirtilmiş, ancak ikrarın tanımı yapılmamıştır. Öğretideki tanımlamalara göre ise, ikrar (dar anlamda ikrar), görülmekte olan bir davada, taraflardan birinin, diğer tarafça ileri sürülen ve kendisi aleyhine hukuki sonuç doğurabilecek nitelik taşıyan maddi vakıanın doğruluğunu kabul etmesidir. Yargıtay uygulamasında da, ikrara bu anlam yüklenmektedir.
İkrardan söz edilebilmesi için, bir tarafın bir vakıa ileri sürmüş olması, diğer tarafın da bu vakıanın doğru olduğunu bildirmesi gerekir. İkrarın konusu, ancak karşı tarafın ileri sürdüğü vakıalar olabilir. Bir tarafın, kendisinin ileri sürdüğü bir vakıanın doğruluğunu bildirmesi ikrar niteliği taşımayacağı gibi, karşı tarafın ileri sürdüğü hukuki sebepler de ikrara konu olamazlar.
Öğretide ve uygulamada ikrar, yapıldığı yere, kapsamına ve içeriğine göre türlere ayrılmaktadır. Yapıldığı yere göre mahkeme dışı veya mahkeme içi ikrardan söz edilir. Mahkeme dışı ikrar takdiri, mahkeme içi ikrar ise kesin delil niteliğindedir. Mahkeme dışı ikrarda davacı iddiasını tanık dahil her türlü delille ispatlayabilir.
Dosya kapsamından, davalının, ... Polis Merkezi Amirliği'ndeki 29.05.2015 tarihli ve ceza dava dosyasındaki diğer beyanlarında; davacıya farklı tarihlerde 2 adet otomobil sattığını, karşılığında 43.500,00 TL bedelinde 2 adet bono aldığını, bu alacağına mahsuben 6.000,00 TL. aldığını ifade ettiği anlaşılmakla, davalının beyanı mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup davalıyı bağlayacağı, davacının bu beyanlara delil olarak dayandığını mahkemeye bildirdiği anlaşılmıştır.
11/05/2025 tarihli raporda sonuç olarak.
Konya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına ilişkin olarak iki seçenekli sonuç oluştuğunu, birinci seçenekte 04/05/2015 takip tarihinden önce 6.000 TL ödendiği kabul edilecek olur ise 13/07/2016 infaz tarihli itibariyle dosyaya 8.042,52 TL fazla ödeme yapıldığı belirtilmekle, Mahkememizce davacının takip tarihinden önce 6.000,00 TL ödediğinin Mahkememizin kabulünde olduğu, ancak davalının alacağına mahsuben davacıdan 2014 yılı Ekim ayında 30.000,00 TL aldığının, yani takip tarihinden önce 30.000,00 TL daha ödendiği hususunun ispat edilememesi nedeni ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/268, K. 2025/651, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama