KÜNYE
- Mercii
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/818
- Karar No
- 2025/159
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
Karar Metni
1.656 kelime·8 dk okuma·15 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI
... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ
Av. ... - [
DAVALI
... - (T.C. Kimlik No: ...
VEKİLİ
Av. ... - [
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, cari hesap ekstreleri ve faturalar tahsil edilemeyince davacı şirket adına Konya. İcra Müdürlüğü’nün ...
E. Sayılı dosyası ile faturadan kaynaklı alacak için ve söz konusu alacakları gösterir cari hesap ekstresi nedeniyle muavin defteri uyarınca icra takibi başlatıldığını, davalı şirket herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takiplerine itiraz ettiğini, davalı şirketin alacağını tahsil gayesiyle başlatılan icra takibine de davalı yan tarafından haksız, kötü niyetli ve somut dayanaktan yoksun şekilde itiraz edildiğini, davalı yan itirazında takibe dayanak faturalar ve cari hesap ekstreleri uyarınca davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürdüğünü,
davalı yan tarafından faturalara süresi içerisinde itiraz edilmemekle faturaların kesinleştiğini, borca ilişkin olarak davalı tarafından bir ödeme yapılmadığını belirterek, davalı borçlunun Konya. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyaya itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacıya banka kanalı ile muhtelif zamanlarda ve davalının muhtelif hesaplarından ödemelerin gerçekleştirildiğini, davacının iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu ve %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'ne, Karaman Defterdarlığı'na, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'na, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Karaman Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Karaman Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na, ... Bankası A.Ş.'ye, ... Bankası Konya Bölge Koordinatörlüğü'ne, ... A.Ş.'ye ... Bankası A.Ş.'ye, ... Bankası Konya Bölge Koordinatörlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. SMMM bilirkişiden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; cari hesap alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, borcun cari hesap alacağına ilişkin olup toplam 211.943,39 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse. HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nin 87.) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır.
Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur.
Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nin cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E ... K sayılı ilamı)
Somut olayda, her ne kadar takip dayanağı olarak cari hesap ilişkisi gösterilmiş ise de, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından takip dayanağının açık hesaptan kaynaklı alacak olduğu kabul edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Mahkememizce davacının ticari defterlerinde inceleme yaptırılmış, SMMM 21/02/2024 tarihli raporunda sonuç olarak; davalının 201.014,27 TL tutarında davacıya borçlu olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Mahkememizce davalının ticari defterlerinde inceleme yaptırılmış, SMMM 05/07/2024 tarihli raporunda sonuç olarak; davalı firmanın incelemeye sunulan 2020-2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun ve süresinde yapıldığı tespit edildiğini, davalı firma ticari defter kayıtlarına göre, davalı firma ile davacı firma arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu ve davacı firma ile ilgili işlemlerin 120.00.01 nolu hesapta takip edildiğini, hesabın 2020 yılı sonunda.
32.122,18 TL borçlu, 2021 yılı sonunda. 1.843,18 TL borçlu, 2022 yılı sonunda ise 1.843,18 TL borçlu olduğu görüldüğünü, 2020 yılında davalı tarafından davacı firmaya yapılmış olan toplam 91.250,00 TL, tutarındaki ödemenin 2020 yılında kayıt edilmediği, bu ödemelerin 2021 yılın ticari defterine kayıt
edildiğinin görüldüğünü, dava konusu alacak tutarı ile ilgili tespitler ; davalı firma ticari defter kayıtlarına göre, davacı firma ile ilgili işlemlerin takip edildiği 120.00.01 nolu hesabın incelenmesi neticesinde. 2020 yılı sonunda. 32.122,18 TL borçlu, 2021 yılı sonunda.
1.843,18 TL borçlu, 2022 yılı sonunda ise 1.843,18 TL borçlu olduğunun görüldüğünü, davacı firma ticari defterlerine göre düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda davalı firma tarafından davacıya yapılmış olan bazı ödemelerin ve çek işlemlerine yer verilmediğini, davacı firmanın sunmuş olduğu muavin defter kayıtlarında olmadığını, aradaki farkta bu ödemeler ve çek işlemlerinden kaynaklandığını, dolayısı ile her iki tarafın banka kayıtlarının bir bankacı bilirkişi tarafından incelenerek rapor düzenlenmesinin gerekebileceğini, davalı firma ticari defter ve kayıtlarına göre;
davacı firmanın, davalı firmaya 1.843,18 TL borçlu olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Mahkememizce taraflar arasındaki borç alacak ilişkisine yönelik Bankacı Bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi 06/01/2025 tarihli raporda sonuç olarak; davacı ...'ın davalı ...'ın dava dosyasına tevdi edilen hesaplarında yapılan incelemelerde; birbirlerine karşılıklı olarak yapmış oldukları EFT/Havale işlemleri neticesinde; davacı ...'ın ...'a göndermiş olduğu tutarın 235.684,00 TL (315.000,0 TL- 115.316,00 TL) daha fazla olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, Konya 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında ... tarafından ... aleyhine cari hesap alacağına ilişkin toplam 211.943,39 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davacının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 21/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalının 201.014,27 TL tutarında davacıya borçlu olduğunun tespit edildiği belirtilmiş,bankacı bilirkişinin düzenlediği 06/01/2025 tarihli raporda sonuç olarak;
davacı ve davalının birbirlerine karşılıklı olarak yapmış oldukları EFT/Havale işlemleri neticesinde; davacı ...'ın ...'a göndermiş olduğu tutarın 235.684,00 TL (315.000,0 TL- 115.316,00 TL) daha fazla olduğunun tespit edildiği belirtilmiş olup, dosya arasında mevcut ve Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporları ve davacının talebi dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuurlmuştur.
Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/818, K. 2025/159, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama