KÜNYE
- Mercii
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/640
- Karar No
- 2025/769
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
Karar Metni
1.234 kelime·6 dk okuma·17 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
İstanbul . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 04/07/2025 tarihli ilamı ile verilen yetkisizlik kararı 09/09/2025 tarihinde kesinleştirilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiş, Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak, yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirket, yurt içi ve yurt dışı organizasyon, Dragon Festivali işleri ile uğraştığını, davacı şirket, deniz vasıtası üstünde çalışacak vinç imalatı konusunda davalı şirket ile anlaşmaya vardığını, davacı şirket, davalı tarafından eserin tamamlanacağı ve kendisine teslim edileceğine duyduğu güven sebebiyle davalı şirkete 16.12.2020 tarihinde 1.000-Euro, 09.04.2021 tarihinde 15.000-TL havale ettiğini, davalı şirket, dava konusu eseri tamamlayıp teslim etmediğini, bu sebeple davalı şirket, davacı şirketten aldığı ücretleri iade etmesi gerektiğini, davalı şirketin,
müteaddit taleplere rağmen haksız olarak uhdesinde tuttuğu dava konusu bedelleri davacı şirkete iade etmemesi sebebiyle, davalı şirket aleyhine İstanbul. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmış ve davalı tarafa ödemenin emri tebliğ edildiğini, ödeme emrini tebellüğ eden davalı taraf, dayanak icra takibine itiraz ettiğini icra takibini durdurulduğunu, davacı şirketin, davalı şirketten olan dava konusu alacağı, banka dekontu, ticari defterler ve kayıtlar ve her türlü yasal delillerle görüleceğini, davalı taraf ile gerçekleşen arabuluculuk görüşmeleri anlaşmama ile sonuçlandığını, davalı şirket sırf zaman kazanmaya çalıştığını davacı şirketin dava konusu likit alacağına itiraz ettiğini,
bu sebeple davalı tarafın dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ettiğini, davacı şirketin dava konusu alacağı rehinle garanti altına alınmadığını, bununla beraber, davacı şirketin alacağı ve huzurda görülen davadaki haklılığı banka kayıtlarıyla ortada olduğunu, kötü niyetli davalı borçlunun tüm taleplere ve icra takibine rağmen borcunu ödememesi ve itirazlarda bulunması,
borçlunun mal kaçırma saikiyle hareket edeceğini gösterdiğini, davacı tarafından huzurdaki itirazın iptali davasının da ikame edildiğini öğrenmesinin ardından davalının mal kaçırma şüphesi kuvvetle muhtemel olduğu, icra takip dosyası miktarınca ihtiyati haciz talebinin kabul edilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinde İcra Dairesi'nin yetkisine itiraz ettiklerini, dava taraflar arasında yapılan vinç imalat sözleşmesine dayanmakta olduğunu, bu sözleşme gereği yetkili icra dairesi ve mahkeme Konya mahkemeleri olduğunu, diğer yandan davalı müvekkilinin kanuni adresi de Konya olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Konya'ya gönderilmesi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde harca esas değeri 1.000,00-Euro olarak belirttiğini, dava değerinin dilekçede TL olarak gösterilmesi gerektiğini, taraflar gemi vinci yapımı konusunda anlaşıldığını,
buna istinaden davacı müvekkiline dilekçesinde bahsettiği ödemeleri gönderdiğini, ancak daha sonra sözleşme gereği ödemesi gereken bedelleri ödemediği için sözleşme feshedildiiğni ve ödediği miktar da sözleşme gereği cezai şart olarak tahsil edildiğini, sözleşme bedeli 23.200,00-Euro olduğunu, davacı tarafından %50'si sözleşme ile peşin ödenmesi gerektiğini, davacı sözleşme görüşmeleri sırasında önce 1.000,00Euro, sonra 1.500,00-Euro karşılığa gelecek şekilde kısmi ödeme yaptığını, sonra taraflar şifahi sözleşmelerini yazılı hale getirildiğini ve sözleşme gereği %50 peşin ödeme olan 11.600,00-Euro'yu ödemeyi tamamlandığını,
bu nedenlerle imalata başlayan ancak imalatı ödemelerin olmaması nedeniyle yarım kalması sebebiyle müvekkili sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ve yapılan ödeme de cezai şarta ve diğer zarar ziyana sayıldığını, esasen müvekkilini bakiye zarar ziyan ve cezai şart isteme hakkı olduğunu, çünkü yapılan vinç için kesilen çelik malzemeler, çizimler, satın alınan teknik ekipman standart değil davacının talebi ile oluşturulduğu için sözleşmenin tamamlanmaması halinde üretici olarak ciddi manada zarara uğranıldığını, davacının 2021 yılından 2024 yılı ortasına kadar ne ödeme yapması,
ne de vinç imalatını istememesi kötüniyetini gösterdiğini, eğer geç de olsa bakiyeyi ödemiş olsa veya müvekkilinden ödeme ve teslim konusunda talep ve müracaatı olsa idi bir çözüm bulunabileceğini, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali davasıdır.
İstanbul . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 04/07/2025 tarihli ilamı ile verilen yetkisizlik kararı 09/09/2025 tarihinde kesinleştirilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiş, Mahkememizin 2025/640 esas sırasına kaydedilmiştir.
İstanbul . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile davacı firma çalışanı tarafından mail ekinde gönderilen sözleşme ile davalı tarafından sunulan sözleşmenin aynı olduğu ve taraflar arasında sunulan sözleşme kapsamında ticari bir ilişki oluştuğu anlaşıldığından ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 22. maddesinde açıkca Konya Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, yetki şartının açık, kesin ve tarafları bağlayacı olduğu anlaşılmıştır. HMK m. 5 ve 17 kapsamında tacirler arasındaki sözleşmelerde yetki sözleşmesi geçerli olup, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede yer alan yetki şartı geçerlidir.
İcra Müdürlüğünün yetkisinin İİK.50. maddesinde düzenlendiği, İİK.50.maddesinde;"Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur.........." şeklinde düzenleme yapıldığı, yine 6100 sayılı HMK.nun 5.ve devam eden maddelerinde mahkemelerin yetkisine dair düzenleme yapıldığı, HMK'nun 6.maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir......" şeklinde, HMK'nun 10.maddesinde;"Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." şeklinde, 6098 sayılı TBK'nun 89.maddesinde; "....Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, ......ifa edilir." şeklinde düzenlemeler yapıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/05/2021 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı içtihadında;".... 15.Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir.
Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. 16. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır.
Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.11.2013 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı)." şeklinde kabul edildiği anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin varlığına bağlı olduğu, İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemeyeceği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede Konya İcra Daireleri'nin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, yetki şartının açık, kesin ve tarafları bağlayacı olduğu anlaşılmıştır.
HMK m. 5 ve 17 kapsamında tacirler arasındaki sözleşmelerde yetki sözleşmesi geçerli olup, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede yer alan yetki şartı geçerlidir. Yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması itirazın iptali davalarının koşullarından olup bu halde ise takip yetkili icra dairesinde yapılmadığından dava şartı gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/640, K. 2025/769, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama