KÜNYE
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/757
- Karar No
- 2025/905
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
Karar Metni
1.218 kelime·6 dk okuma·20 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili şirketin ödeme hizmetleri ve elektronik para kuruluşu olarak BDDK tarafından yetkilendirildiği, e-ticaret firmalarına Sanal Pos hizmeti sunduğunu, bu kapsamda davalı ...
A.Ş. ile sözleşme akdettiğini, sözleşme uyarınca davalının internet sitesi üzerinden yapılan satışlardan doğan tahsilatların müvekkili tarafından davalıya aktarıldığını, davalı şirkete toplam 3.442.601,90 TL aktarılmasına rağmen davalının müşterilere ürün göndermediğini, bu nedenle bankalara çok sayıda chargeback (harcama itirazı) başvurusu geldiği,
bankaların bu itirazlarda tüketicileri haklı bularak tutarları müvekkili firma hesaplarına borç kaydedip tüketicilere iade ettiği, böylece müvekkili şirketin milyonlarca lira tutarında zarara uğradığını, davalının sözleşme gereği iade etmesi gereken bu bakiye ve chargeback tutarlarını iade etmediğini, sözleşme hükümlerine rağmen kendisine finansman kaynağı yaratıp haksız kazanç sağladığını, ayrıca chargeback işlemlerinin 01/06/2023–17/05/2023 tarihleri arasında bir anda milyonlarca liraya ulaşmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
davalı şirketin piyasaya ve bankalara da aynı dönemde yüklü borçlandığına ilişkin duyumların bulunduğunu, bu çerçevede davalı şirket hakkında icra takipleri, dava dosyaları ve soruşturma dosyalarının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin zararının tahsili amacıyla Konya. İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, ancak davalının 31/07/2024 tarihinde kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının uzun süredir ödeme taleplerine olumsuz yanıt verdiğini, tüm bu sebeplerle davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, borcun haksız şekilde geciktirildiğini, bu nedenle davalının icra dosyasındaki itirazının iptali, takibin 3.614.636,90 TL harca esas değer üzerinden devamı ve davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibinin 3.442.601,90 TL asıl alacak ve 172.035,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.614.636,90 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak chargeback işlemlerinin gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için de eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse. HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ödeme hizmetine ilişkin akdi ilişki bulunup bulunmadığı, bu akdi ilişkiye istinaden ve chargeback işleminden kaynaklı olarak davacının alacaklı olup olmadığı, varsa alacak tutarının takip tarihi itibariyle ve fer'ileriyle birlikte ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 01.10.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile, davacı ...
A.Ş. ile davalı arasında yapılan sanal POS sözleşmesi kapsamında, davalı şirketin ürün ya da hizmet teslimi gerçekleştirmeksizin kartlı satış işlemleri gerçekleştirdiği, bu işlemler sonucunda kart hamilleri tarafından harcama itirazı (chargeback) başvurularında bulunulduğu, bu başvuruların kart hamilleri lehine sonuçlandığı ve davacı kuruluşun bu tutarları ödemek zorunda kaldığı, ... A.Ş.'nin, söz konusu chargeback ödemeleri ... Bankası A.Ş.'den tahsil ettiğini, ...
Bankası A.Ş.'nin ise ilgili tutarları davacının hesabından mahsup ettiği, bu süreç sonucunda, davacı ... toplam 3.442.601,90 TL tutarında bir bedeli iade etmek zorunda kaldığı ve doğrudan bu tutarda zarara uğradığı, bu zararın, davalı şirketin sözleşmeye aykırı biçimde ürün teslim etmeksizin işlem yapmasından ve söz konusu işlemlerin iade edilmek zorunda kalınmasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; taraflar arasında ödeme hizmetine ilişkin akdi ilişkinin bulunduğu, bu akdi ilişki kapsamında davacının davalıya sanal POS hizmeti verdiği, davalının herhangi bir hizmet satışı yapmamasına rağmen kart hamillerinden ödeme aldığı, kart hamillerinin ödeme itirazı kabul edilerek ilgili tutarların iade edildiği, iade edilen tutarın da davacıdan tahsil edildiği, bu şekilde davacıdan davalının haksız eylemlerine dayalı olarak 3.442.601,90 TL tutarında tahsilat yapıldığı, davalının bu tutarın tamamından davacıya karşı sorumlu olduğu,
temerrüt için ayrı bir temerrüt ihtarının gerekmediği, ödeme/tahsilat tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğünün kabul edilmesinin gerektiği, ödeme tarihi ile takip tarihi arası dönemde alacağa 200.188,92 TL faiz işlediği, davacının talebinin 172.035,00 TL olması karşısında taleple bağlılık ilkesi gereğince bu tutara hükmedilebileceği sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının feri nitelikteki icra inkar tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise takibe itirazın haksız olması ve alacağın da likit nitelikte kabul edilmesi nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/757, K. 2025/905, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama