KÜNYE
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/817
- Karar No
- 2025/886
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
Karar Metni
1.521 kelime·8 dk okuma·19 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACILAR : 1-
2- 3-
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
BEYANLAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir.
20.02.2024 tarihinde meydana gelen kazada müvekkillerin anne-babası ve abilerinin vefat ettiğini, küçük ... ’un engelli olup sürekli bakıma muhtaç olduğunu, müvekkiller ... ... ... ve ... in anne-baba desteğinden yoksun kaldığını, ayrıca ... ve ... ’nın kazada yaralanmaları nedeniyle sürekli-geçici iş göremezlik, bakım gideri ve tedavi gideri zararlarının bulunduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen talebin sürüncemede bırakıldığını, bu nedenle belirsiz alacak davası açıldığını, destekten yoksun kalma tazminatı,
cenaze giderleri ve yaralanma nedeniyle oluşan tüm maddi zararların poliçe limiti dahilinde avans faiziyle birlikte davalıdan ve kusurlu diğer sorumlulardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, savcılık soruşturmasının (Ilgın CBS ...
HZ) celbini, arabuluculuğun anlaşmama ile sonuçlandığını, kusur-maluliyet-hesap konularında bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, hastanelerden tüm tedavi evraklarının celbi ile adli tıp raporu alınmasını ve kusur raporunun Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden düzenlenmesini istediklerini, sonuç olarak her bir davacı lehine destekten yoksun kalma tazminatı olarak 500 TL’lik (belirsiz alacak) talebin, ayrıca ... ve ... için sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik,
bakım gideri ve tedavi giderlerinin her biri için 100 TL’den toplam 400 TL maddi tazminat talebinin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili değer arttırım dilekçesinde özetle.
20.02.2024 tarihinde meydana gelen kazada müvekkillerin anne, baba ve kardeşlerinin vefat ettiği, küçük ... (sürekli engelli), ... ve ... lehine destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, ayrıca kazada yaralanan ... ve ... için sürekli ve geçici iş göremezlik, bakım gideri ve tedavi giderlerinden kaynaklı maddi tazminat talep edildiği, dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi sonrası hesaplanan alacaklar doğrultusunda bedel artırımı yapıldığı,
bu kapsamda ... yönünden iyileşme süresi bakıcı gideri için 30.003,75 TL’den 100 TL’ye karşılık 29.903,75 TL artırım, kaçınılmaz tedavi gideri için 6.000 TL’den 100 TL’ye karşılık 5.900 TL artırım yapıldığı, destekten yoksun kalma zararında ise ... için 414.347,06 TL’den 500 TL’ye karşılık 413.847,06 TL, ... için 785.705,51 TL’den 500 TL’ye karşılık 785.205,51 TL, dava devam ederken vefat eden ... için 39.878,47 TL’den 500 TL’ye karşılık 39.378,47 TL artırım yapıldığı,
tüm artırılan alacakların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans (ticari) faizi ile davalı sigorta şirketi ve sorumlularından poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesinin istendiği belirtilmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle.
2918 sayılı KTK m.97 gereğince davacılar tarafından müvekkil sigorta şirketine usule uygun ve eksiksiz evrakla başvuru yapılmadığını, bu nedenle dava şartı noksanlığından davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde dayanak yapılan delillerin HMK m.121’e aykırı biçimde kendilerine tebliğ edilmediğini, alacağın türü itibariyle belirsiz alacak davası (HMK m.107) açılamayacağını, kazaya karışan ... plakalı aracın 07.09.2023–07.09.2024 tarihleri arasında geçerli ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu ancak sorumluluğun sadece poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranında doğacağını,
mevcut kusur tespit raporunun TBK m.74 gereği hukuk yargılamasını bağlamadığını, bu nedenle kusurun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, destekten yoksun kalma tazminatında öncelikle müteveffanın ve ailesinin nüfus kayıtlarının celbiyle gerçek hak sahiplerinin ve pay oranlarının belirlenmesi gerektiğini, ... ve ... yönünden maddi tazminata esas maluliyet raporlarının 20.02.2019 tarihli “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine uygun şekilde yetkili hastaneden alınması gerektiğini,
tazminat hesabının ZMMS Genel Şartları uyarınca aktüer sıfatlı bilirkişi tarafından TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak, gelir belgelendirilemezse asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davacılar kaza tarihinde çocuk olduklarından geçici iş göremezlik tazminatı koşullarının oluşmadığını, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin ZMMS poliçe teminatı kapsamında olmadığını ve SGK sorumluluğunda bulunduğunu, müterafik kusur ihtimalinin (örneğin emniyet kemeri, vb.) araştırılarak tazminatta indirim yapılması gerektiğini,
ceza soruşturmasındaki uzlaşma/ibra ihtimalinin TBK m.166 ve CMK m.253/19 kapsamında müvekkil şirketi de etkileyebileceğini, müvekkilin temerrüde düşmediğinden faiz talebinin yerinde olmadığını, olayın haksız fiil niteliğinde olup ticari faiz uygulanamayacağını, en fazla dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, müvekkilin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek,
öncelikle davanın usulden, aksi halde kusur ve maluliyet raporları alınıp ZMMS Genel Şartlarına uygun tazminat hesabı yapılarak taleplerin esasen reddine, her durumda müvekkil aleyhine hüküm kurulmamasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER
Bilirkişi (... ) 17/03/2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir.
20.02.2024 tarihinde sürücü ... ’un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... karayolunda direksiyon hâkimiyetini kaybederek yol dışına çıkıp ağaca çarpması sonucu ... , ... ve ... ’un hayatını kaybettiği, ... ve ... ’un yaralandığı, kazanın tek taraflı gerçekleştiği, kazaya sebebiyet verebilecek başka araç, kişi veya dış etken bulunmadığı, sürücünün olay anında geçerli hız ve yol koşullarına uygun sürüş sağlamadığı,
Karayolları Trafik Kanunu m.52/b’de düzenlenen hızını yol, hava, trafik şartlarına göre ayarlama yükümlülüğünü ihlal ettiği, bu nedenle ... (rapor içeriğinde yer yer ... olarak geçen aynı araç) sürücüsü İsa Özburun’un kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, başka kişi veya kurumun kural ihlali bulunmadığı kanaatine varıldığı, mahkemenin kusur oranı tespiti yönündeki görevlendirmesi gereği kusur oranlarının yüzde olarak belirtildiği ifade edilmiştir.
Bilirkişi (... ) 03/07/2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; 20.02.2024 tarihinde meydana gelen kazada vefat eden ... nedeniyle TRH-2010 ve PMF-1931 yaşam tabloları esas alınarak destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması yapılmış olup TRH-2010 tablosuna göre ... için 414.347,06 TL, ... için 785.705,51 TL, ... için 39.878,47 TL; PMF-1931 tablosuna göre ise ... için 414.347,06 TL, ... için 812.231,11 TL ve ... için 39.878,47 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatı oluştuğu kanaatine varılmıştır. Bu sonuçların mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde düzenlendiği belirtilmiştir.
3. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları beraber değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusunun destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu görülmüştür.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Borçlar Kanunu’nda sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır (Konya BAM HD, ... , 19/10/2023 T).
Anlatılan somut olay ve diğer hususlar dikkate alındığında; müteveffalar ... davacıların babası, ... davacıların annesi ve ... ise davacıların kardeşi olduğu, davacıların sıfatları gereği yapılan değerlendirmede müteveffaların destek konumunda bulunduğu, davacıya dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı, uzman bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacı ... 413.847,06 TL, davacı ... 785.205,51 TL ve davacı ... 39.878,47 TL tazminata hak kazandığı değerlendirilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/817, K. 2025/886, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama