İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

KONYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/13 K.2025/109

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

Esas2025/13Karar2025/109Tarih12 Şubat 2025Okuma12 dk · 2.345 kelime

KÜNYE

Mercii
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/13
Karar No
2025/109
Karar tarihi
12 Şubat 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.345 kelime·12 dk okuma·21 bölüm

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

"TÜRK MİLLETİ ADINA"

T.C. GEREKÇELİ KARAR

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

KARAR NO

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

DAVACI

VEKİLİ

DAVALILAR : 1-

2-

VEKİLİ

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ

DAVA TARİHİ

KARAR TARİHİ

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin Konya' da asansör parçaları üretim ve ticareti ile uğraştığını, davalıların ise adi ortaklık çatısı altında inşaat yaptıklarını, müvekkili ile davalı iş ortaklığının bir takım asansör parçaları satımı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin davalı iş ortaklığına toplam 496.588,84 TL fatura keserek malların satımını gerçekleştirdiğini, adi ortaklığın müvekkilinin kestiği faturaya yasal 8 günlük süre içerisinde her hangi bir itirazda bulunmadığını, bu nedenle davalı iş ortaklığının mal alımını ve borcu kabul ettiğini,

ayrıca malların gönderimini belgeleyen sevk irsaliyelerin de elektronik ortamda iş ortaklığı tarafından kabul edildiğini, buna ilişkin belgelerin dava dilekçelerinin ekinde olduğunu, davalıların ödemeye yanaşmadıklarını, paranın değer kaybetmesi için çeşitli bahaneler sunarak ödemeyi geciktirdiklerini, müvekkilinin Aksaray İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası ile davalı iş ortaklığı hakkında icra takibi başlattığını, davalı iş ortaklığının icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle icra takibinin durduğunu, taraflarınca yapılan arabuluculuk başvurusunun da anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalıların itirazlarında işin yapılmadığını ileri sürdüğünü, ancak fatura içeriğinden de anlaşacağı üzere müvekkilinin sadece asansör parçalarının satımı konusunda fatura kestiğini, kesilen faturada montaj ve işçilik bulunmadığını, bu nedenle itirazın yerinde olmadığını, icra takip dosyasının toplam bedelinin 513.088,51 TL olduğunu, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığını,

bu nedenle adi ortaklığın ortakları olan şirketlere karşı işbu davanın açıldığını, adi ortaklığın alınan parçaları Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğünün Darıca' daki bir inşaatında kullandığını, davalıların şuan ödeme güçlerinin olduğunu, ileride şirketin ödememe amaçlı aciz durumuna düşürülmesi ihtimaline binaen ihtiyati haciz talep ettiklerini,

dava dilekçesi içeriğindeki bildirdikleri tanıkların müvekkilinin malları gönderdiği kamyon ve taşıma firmaları ilgileri olduğundan bahisle davalılar aleyhine 513.088,51 TL ve ferileri için davalıların mal kaçırması ve ödememe için şirketin içini boşaltmaları ihtimaline binaen ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalıların Aksaray İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı takip dosyasına yatıkları itirazların iptaline ve takibin devamına, davalıların müştereken ve müteselsilen takip borcunu ödemelerine, dava tarihinden itibaren alacağa ticari faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin tazminat hakları saklı kalmak üzere davalıların icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın likit olması sebebiyle alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; davanın yetkisiz Konya Mahkemesinde açıldığını, yetki nedeniyle davanın reddine ve Aksaray Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesini talep ettiklerini, davanın Aksaray İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasındaki icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemi ile açılan bir dava olduğunu, yetkili mahkemenin de icra müdürlüğünün bulunduğu yer olan Aksaray Mahkemesi olduğunu, yine adi ortaklığın ve müvekkillerinin birinin adresinin Aksaray, diğerinin ise Ankara olduğunu, genel yetki kuralı gereğince davanın davalılardan birinin yerleşim yeri adresinde görülmesi gerektiğini, ortada Konya Mahkemelerini yetkili kılan herhangi bir yazılı sözleşmenin bulunmadığını, sırf davacının merkezi Konya' da olduğu ve faturanın Konya' da düzenlendiği için Konya Mahkemelerinin yetkili olduğunun ileri sürülemeyeceğini,

bu nedenle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Aksaray Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafça düzenlenen fatura içeriğindeki malzemelere sözü geçen Darıca inşaatında kullanılmadığından müvekkilince iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiğini, iade faturasını alan davacı tarafın faturayı ticari defterlerine işlediğini, ortada yapılmış herhangi bir iş bulunmaması ve teslim edilen bir malzeme de bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sadece faturanın düzenlenmiş olması fatura içeriğinin doğru olduğunu göstermediğini,

davacı tarafın fatura içeriğinin müvekkiline teslim ettiğini ayrıca ispatlaması gerektiğini, kesilen iade faturasında faturanın sehven işlendiği açıklamasının davacının müvekkiline herhangi bir malzeme göndermediğinin kanıtı olduğunu, müvekkilinin hakediş nedeniyle ödeme gücünün olduğunun davacı tarafça ileri sürülmesinin dava konusu ile ilgili olmadığını, müvekkillerinin yürüttükleri iş nedeniye hakediş almalarının gayet normal olduğunu, davacı tarafın alacağının likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatı talebinde bulunmasının da doğru olmadığını,

tek tarafla düzenlenen ve müvekkillerince de içeriği kabul edilmeyen belgeye dayanarak likit alacağın varlığından söz edilemeyeceğinden bahisle davanın reddine, davacı tarafın talep olunan alacağının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.

Davaya konu Aksaray İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibinin 496.588,84 TL asıl alacak, 16.499,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 513.088,51 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak aynı tarihli 10.620,00 TL ve 485.968,84 TL bedelli iki adet faturanın gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için de eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.

Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)

Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse. HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.

Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)

Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura.

“Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.

Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)

Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)

Açılan dava önce mahkememizin ... E sırasına kaydedilmiş, bu sıra üzerinden yapılan yargılama neticesinde " ... Bu çerçevede mahkememizce toplanan deliller ve özellikle mahkememizce temin edilen bilirkişi raporları nazara alınarak taraflar arasında ticari ilişkinin varlığının kabulü gerekmiştir.

Taraf ticari defterlerinin incelendiği sözü geçen bilirkişi raporlarına göre; davacı tarafından düzenlenen davalı kayıtlarında da yer alan iki adet faturadan kaynaklı olan alacak miktarının 496.588,84 TL olduğu, davalı tarafından kesilen iade faturasının takip tarihinden sonra kesilmesi ve davacı ticari defterlerinde yer almaması nedeniyle davalı lehine delil teşkil edemeyeceğinden dikkate alınmadığı, davacı tarafça kesilen faturalardaki malların davacı şirket ile ...

Nakliyat arasında yapılan nakliye sözleşmesi gereğince davalılara teslim edildiği ve davalılar adına kesilen nakliye bedeli faturası bedelinin davalı tarafından ödenmesi ve bu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması karşısında davacının teslimine ilişkin yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerekmiş, ancak davalı taraf iade faturasındaki malları davacı tarafa tekrar iade ettiğine dair kesin mehil içinde herhangi bir belge sunamamıştır.

Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamına göre davacının davalıdan 496.588,84 TL alacaklı olduğu tarafların usulüne uygun tutulan defter ve kayıtlarından anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulüne, takipten önce davalı taraf usulüne uygun temerrüte düşürülmediği ..." gerekçeleriyle verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesi'nin ... E. ...

K sayılı ilamı ile "Davalılar her ne kadar takibe konu faturalardaki malların teslim edilmediğini, sehven faturaların işlendiğini bu sebeple iade faturası düzenlendiğini savunmuşlar ise de yukarıda belirtildiği üzere faturanın ticari deftere kaydedilmiş olması faturaya konu malın teslim edildiğine karine teşkil etmektedir.

Davalı taraf takibe konu faturaları ticari defterlerine kaydettiği için karine olarak faturalara konu malların davalı tarafa teslim edildiği ispatlanmış durumdadır. Davalı tarafça kesilen iade faturası da davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı için davalı tarafın faturalara konu malları teslim almadığını miktar itibariyle yazılı delillerle ispat etmesi gerekir. Davalı taraf bu konuda yazılı bir delil ibraz etmemiş, ancak yemin deliline de dayanmıştır.

İlk derece mahkemesince davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan karar verildiği görülmüştür. Bu sebeple davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmamıştır." gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kaldırma kararı sonrası dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir. Kaldırma kararına istinaden yapılması gereken, faturalara konu malların teslim edilmediği ve davacının bu faturalara dayalı olarak alacağının bulunmadığı savunmasının ispatına ilişkin olarak davalı tarafa yemin delilinin hatırlatılmasından ibarettir. Bu konuda davalı tarafa yemin delili hatırlatılmış, yemin teklifinde bulunulması üzerine davacı şirket temsilcisi yemin isticvap davetiyesi ile duruşmaya davet edilmiş, davacı şirket temsilcisi tarafından da faturalara konu malların teslim edildiğine ve bu faturalar nedeniyle davacı şirketin alacaklı olduğuna dair yemin edilmiştir.

Davalı tarafın davaya konu faturaları defterlerine işlemesi karşısında kaldırma kararında da bahsedildiği üzere karine olarak faturalara konu malların teslim edildiğinin kabulü gerekir. Bu karinenin aksi ise davalı tarafça ispatlanmalıdır. Her ne kadar iade faturası tanzim edilmiş ise de bu iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle iadenin başkaca delillerle ispatı gerekir.

Ancak, davalı tarafça bu yönde yazılı bir delil ibraz edilmediği gibi, davalı tarafın yemin teklifini kabul eden davacı şirket temsilcisi faturalara konu malların teslim edildiğine ve davacının alacaklı olduğuna dair yemin etmiştir. Bu kapsamda davalı tarafın iade savunmasını yemin delili ile de ispatlayamadığı sonucuna varılmış ve davacının takip tarihi itibariyle takibe konu faturalara dayalı olarak 496.588,84 TL tutarında alacaklı olduğu kabul edilmiştir.

Davacı aynı takip ile işlemiş faiz alacağının da tahsilini istemiş ise de, davalı tarafın takipten önce usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından ve önceki hüküm davacı tarafça istinaf edilmemesi nedeniyle davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek davacının takip tarihi itibariyle işlemiş faiz alacağının bulunmadığı kabul edilmiştir. Anılan nedenlerle, davalı tarafın takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 496.588,84 TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.

Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın kısmen de olsa haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş, (Yargıtay. Hukuk Dairesi'nin ... E ...

K sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davalıların adi ortaklık ilişkisine istinaden davacıya karşı icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu oldukları düşünülmüş ise de önceki kararın davacı tarafça istinaf edilmemesi nedeniyle artık bu hususun davalılar lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği kabul edilerek bu yönde hüküm tesis edilmemiştir.) davalı tarafça takibin kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;

1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Aksaray İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibine davalılar tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 496.588,84 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 15,75 oranında temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-496.588,84 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 99.317,76 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davalıların tazminat istemlerinin reddine

4-Alınması gereken 33.921,98 TL harçtan, peşin alınan 8.762,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.159,71 TL eksik harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.200,00 TL yargılama giderinin 3.097,09 TL'lik kısmının davalılardan, 102,91 TL'lik kısmının ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

6-Davacı tarafından yapılan 8.762,27 TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 476,30 TL harç gideri ve 4.354,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 4.830,30 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.674,96 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacının kendi üzerinde bırakılmasına,

8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 78.488,33 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

9-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 16.499,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

10-Gerekçeli karar tebliği için davacı avansından yapılacak (ve 20 TL olacağı değerlendirilen) yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 19,35 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacının kendi üzerinde bırakılmasına,

11-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair ; davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/02/2025

Başkan Üye Üye Katip

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/13, K. 2025/109, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. "Türk Milleti Adına"
  4. T.C. Gerekçeli Karar
  5. Konya
  6. . Asliye Ticaret Mahkemesi
  7. Esas No
  8. Karar No
  9. Başkan
  10. Üye
  11. Üye
  12. Katip
  13. Davacı
  14. Vekili
  15. Davalılar : 1-
  16. Vekili
  17. Dava : İtirazın İptali
  18. Dava Tarihi
  19. Karar Tarihi
  20. Gerekçeli Kararın
  21. Yazıldığı Tarih
  22. Gereği Düşünüldü
  23. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/13
Karar No
2025/109
Tarih
12 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/13 K.2025/261
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/13 K.2025/106
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/13 K.2025/94
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/13 K.2025/258
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/13 K.2025/123
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2025/13 K.2025/33

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.