KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/149
- Karar No
- 2025/437
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- —
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
- 1-)beyanlar
- —
Karar Metni
879 kelime·4 dk okuma
Davacı vekilleri dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacı dışı ... Mühendislik ... Ltd. Şti. tarafından faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla Konya. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine davalı ... Ltd.
Şti.’nin haksız ve kötü niyetli şekilde borca itiraz ettiği, bu nedenle takibin durduğu, oysa müvekkil tarafından davalıya mal tesliminin yapıldığı ve faturalandırıldığı, buna rağmen borcun ödenmediği ve müvekkilin tüm uyarılarına rağmen sonuç alınamadığı belirtilmiştir.
Davalı tarafın, hem ticari ilişkinin varlığını hem de borcu görüşmelerde kabul ettiği, buna rağmen itiraz ederek icra sürecini kötüye kullandığı, taraflar arasında yapılan zorunlu arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığı, faturalara, sevk irsaliyelerine ve taraflar arası yazışmalara dayalı alacağın varlığının sabit olduğu ifade edilmiştir.
Bu nedenlerle davalı tarafın itirazının iptali ile takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine ve alacağın tahsili için borçlunun tüm malvarlığına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının açtığı davanın haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, iddia edilen faturaların takibe eklenmediğini ve kendilerine tebliğ edilmediğini, davacının mal teslimine dair hiçbir yazılı delil sunmadığını, sunulan irsaliye ve WhatsApp ekran görüntülerindeki yazı ve imzaların müvekkile ait olmadığını ve bunlara itiraz ettiklerini, yazı ve imza incelemesi yapılmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
Ayrıca, davacı tarafın tanık dinletme talebine muvafakatlerinin olmadığını, takibe konu alacak mevcut olsa dahi muacceliyet şartının gerçekleşmediğini, hesap mutabakatı yapılmadan doğrudan icra takibi başlatılmasının usule aykırı olduğunu, takip tarihine kadar faiz talebinin mümkün olmadığını ve döviz cinsinden alacak talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Sonuç olarak davanın reddini, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
2-)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; "Davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından cari hesaba dayalı olarak başlattığı toplam 7.261,70 USD tutarındaki takibe davalı borçlunun borcu bulunmadığı, imzaların yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davacının dava dilekçesinde talep ettiği icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği, davalının cevap dilekçesinde talep ettiği kötü niyet tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği," hususları olduğu anlaşılmıştır.
TBK’nın “Ülke parası ile” başlıklı 99. maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir.
Ancak İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİK’nun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK’nun 12/05/1999 tarih ... E, ... K. sayılı kararı).
Diğer yandan itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibi, takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması özel dava şartıdır. HMK'nın 114/2. maddesine göre, diğer kanunlardaki özel dava şartlarına ilişkin hükümler saklı tutulmuştur. HMK'nın 115/1. maddesine göre, mahkemece, dava şartları kendiliğinden araştırılır.
Hal böyle olunca, somut olayda yabancı para alacağının tahsili talebi ile davalıya yabancı para üzerinden ödeme emri gönderildiği anlaşıldığından İİK'nin 58/3. maddesine aykırı olarak başlatılan icra takibinin usulüne uygun başlatılmış kabul edilemeyeceğinden dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/149, K. 2025/437, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama