KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/822 Esas - 2025/228
- Esas no
- 2022/822 Esas
- Karar no
- 2025/228
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacılar
- 1- ...
Karar Metni
2.346 kelime·12 dk okuma·6 bölüm
2- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/06/2022
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketlerden Teotek makine üretimi, ...in ise çelik imalatı işiyle iştigal ettiğini, müvekkili şirketler ile davalı arasında 04/03/2021 tarihli ...
Sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşme gereği müvekkili tarafından 11 kalem yapının üretim ve montajının davalıya taahhüt edildiğini, sözleşme gereği davalının müvekkiline 188.000,00 TL bedel ödemesi kararlaştırıldığını, müvekkiline yalnızca 100.000,00 TL tutarında banka havalesi yapıldığını, kalan 88.000,00 TL'lik ödemenin davalı tarafından müvekkiline halen yapılmadığını, sözleşmeye göre 28/03/2021 tarihinde teslim edilmesi gereken yapıların 4 tanesinin proje onaylarının davalı yanca 24/05/2021 tarihinde onaylandığını, bu yapıların üretimi ve montajının müvekkili tarafından bir ay içinde gerçekleştirildiğini,
7 adet yapının ise halen daha davalı yanca projelere onay verilmediğinden, müvekkili tarafından üretilememiş ve davalıya teslim edilemediğini, davalının ise onayını vermediği projelerin halen kendisine teslim edilmemiş olduğunu gerekçe göstererek sözleşmeden döndüğünü müvekkiline ihtar ettiğini, buna karşılık müvekkili tarafından da davalının dönme bildirimine konu taleplerinin karşılanamayacağını çünkü davalı yanca sözleşmesel edimlerin zamanında yerine getirilmediğini, davalının dönmesi nedeniyle müvekkili şirketlerin zarara uğradığını, bunların da dava ve talep konusu edileceği cevabının ihtarname ile davalıya ihtar edildiğini,
müvekkillerinin davalı ile akdedilen sözleşmeye kanalize olarak kendisine sunulan iş tekliflerini reddettiğini, izah edilen nedenlerle davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve müvekkili şirket ...müvekkili şirket ... için ayrı ayrı talep konusu edilmek üzere, şimdilik 100,00 TL'si ilgili döneme ait müvekkili tarafından reddedilen proje teklifleri nedeniyle müvekkilinin uğradığı ticari zarar ve yoksun kalınan kâr kaybı, şimdilik 100,00 TL'si davalının sözleşmeden dönmesi nedeniyle müvekkilinin yapmak durumunda kaldığı noter masrafları,
şimdilik 100,00 TL'si davalının tutumu nedeniyle müvekkilinin hak kazanmış olduğu sözleşmesel cezai şart, şimdilik 100,00 TL'si hammadde, malzeme ve işçilik fiyatlarında oluşan fiyat farkı zararı, şimdilik 100,00 TL'si dönmeye rağmen tamamlanmış yapıların müvekkilline iade edilmemesi nedeniyle, yapıların davalıya teslim edildiği tarihten beridir kiralanması nedeniyle müvekkilinin uğradığı ticari zararın tazmini ve şimdilik 100,00 - TL'si müvekkilinin sözleşme bedelinden kalan ve tahsil edemediği alacağı ve şimdilik 100,00 TL'si,
dönme nedeniyle müvekkiline iadesi gereken yapıların güncel rayiç bedelinin hesaplanarak bedelinin iadesi olmak üzere; tüm alacak kalemleri için davalının dönme ihbarı olan 31.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, işbu davanın Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/157 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, ihtiyati tedbir talebinin kabulünü, davalının taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki bankalardaki hak ve alacaklarına tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı müvekkil ile davacı şirketler arasında 04.03.2021 tarihinde Çelik Karkas sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davacı tarafların; sözleşmenin imzalanması ve peşinatın ödenmesine müteakip 10 iş günü içerisinde çelik panel çizimlerini tamamlayıp, imalata başlayacaklarını taahhüt ettiklerini, çelik imalatının ise standart projelerde 3 iş günü içerisinde panelli olarak sevkıyata hazır hale geleceğinin sözleşmede hüküm altına alındığını, peşinatın ödenmesine müteakip 13 iş günü içinde taahhüt edilen imalatların yapılıp, sevkiyata hazır hale geleceğinin sözleşmede hüküm altına alındığını,
Davalı müvekkili tarafından söz konusu 100.000,00 TL tutarındaki peşinatın 09.03.2021 tarihinde ödendiğini, dekontunun mevcut olduğunu, söz konusu yapıların teslim tarihinin son gününün 26/03/2021 olduğunu, sözleşme bedeli olarak belirlenen toplam tutardan eksik kalan 88.000,00 TL tutarındaki bedel için.
101 numaralı, 210301 sözleşme nolu, 15.07.2021 tarihli ve 88.000,00 TL bedelli senet verildiğini, ve davalının ödeyerek senedi teslim aldığını, söz konusu senedin makbuz niteliğinde olduğunu, davacı tarafların 88.000,00 TL'lik bedelin ödenmediğine ilişkin iddialarının asılsız olduğunu, davacı tarafça taahhüt edilen işin eksik yapıldığını, sadece 1 adet 60 M2 Family Suit ve 3 adet 35 m2 Delux ürünün teslim edildiğini, teslim edilen bu yapıların hem eksik hem de geç (29.03.2021 tarihinde değil 29.06.2021 tarihinde) teslim edildiğini,
Teslim edilen söz konusu yapılara ilişkin ruhsatların davalı tarafından alındığını davacı şirketlerce taahhüt edilen 1 adet 160 m2 resepsiyon-kahvaltı salonu, 4 adet 35 m2 deluxe oda, 1 adet 25 m2 Sekizgen Personel-Çamaşır Odası, 1 adet 45 m2 Armutun teslim edilmediğini, davacı tarafların projeye onay verilmediğinden teslim edilmediği hususlarının asılsız olduğunu, davalının sözleşmeden döndüğüne ilişkin iddiaların asılsız olduğunu ve davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini,
Sakarya 7. Noterliğinden ihtarname gönderilerek taahhüt edilen işlerin yapılmaması sebebiyle sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğinin ihtar edildiğini, davalının sözleşme kapsamında fazla tutar ödediğini ve işin yapılmaması sebebiyle alacaklı sıfatında bulunduğunu, yükümlülüklerin yerine getirilememiş olması nedeniyle davalının oteli işletemediğini, davacı şirketlere 188.000,00 TL ödeme yapıldığını ancak davacı şirketlerce herhangi bir faturanın da kesilmediğini, açılan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/157 Esas sayılı dosyası ve Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/117 Esas ayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek incelenmiştir.
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası, Ankara 59. Noterliği, Sapanca Tapu Müdürlüğü, Sapanca Belediye Başkanlığından celp edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat marifetiyle tanıklar ... ve ...'in davaya konu hususlara ilişkin beyanları aldırılmış ve incelenmiştir.
Tüm dosya ve kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde ileri sürülen talepler; uğranılan ticari zarar, yoksun kalınan kar kaybı, sözleşmeden dönme nedeniyle yapılan noter masrafı, cezai şart, hammadde, malzeme ve işçilik fiyatlarında oluşan fiyat farkı, dönmeye rağmen tamamlanmış yapılan davacıya iade edilmemesi nedeniyle yapıların davalıya teslim edildiği tarihten beridir kiralanması nedeniyle uğranılan ticari zarar, sözleşme bedelinden kalan ve tahsil edilemeyen alacak, dönme nedeniyle iadesi gereken yapıların güncel rayiç bedelin iadesi tutarlarının tahsili yönündedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu sözleşme gereği tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalının sözleşmeyi sona erdirmesinde haklı olup olmadığı, davacının zararının bulunup bulunmadığı, alacak taleplerinin yerinde olup olmadığı konusundadır.
TBK. 470. maddesi uyarınca; eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda kural olarak teslimi ispat yükü yükleniciye, ödemeleri ispat yükü ise iş sahibine aittir.
Taraflar arasında imzalanan 04.03.2021 tarihli "Çelik Karkas Sözleşmesi"ne bakıldığında; yapı sahibinin davalı Murat Bıyıklı olduğu, yüklenicinin davacılar olduğu, sözleşme konusunun sözleşmede yer alan fiyat tablosuna göre 11 adet bungalov yapısının üreyim ve montajının yapılması şeklinde olduğu görülmüştür.
Davalı taraf Sakarya 7. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi "...sözleşmeye uygun olarak yükümlülüklerinizi yerine getirmemeniz nedeniyle tek taraflı olarak 04.03.2021 tarihli sözleşmeden dönüyoruz. Sözleşme nedeniyle tarafınıza fazladan ödenen 133.000,00 TL'nin, başka bir firmaya 5 adet daha bungalov yaptırmamız nedeniyle ödemek zorunda kaldığımız 450.000,00 TL'nin ve 22.03.2021 tarihinde tamamı teslim edilmesi gerekirken 29.06.2021 tarihinde sadece 4 adet bungalovun teslim edilmiş olması nedeniyle oluşan zararımızın karşılanması için iş bu ihtarnameyi göndermiş bulunmaktayız. İhtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 3 gün içinde, söz konusu bedellerin tarafımıza ödenmesini..." şeklindedir ve davacıya tebliğ edilmiştir..
Davacı taraflar Ankara 59. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamede özetle; ihtarnamede geçen taleplerin karşılanmayacağı, Özok şirketine yöneltilen taleplere husumet nedeniyle itiraz ettikleri, gereken ödemelerin eksik ifa edildiği, taraflarınca eksik ya da gecikmiş ifa olmadığı, belediye izinlerini alt yapı hazırlıklarının yapılmadığı, montaj günü öncesi kalan bedelin ödenmediği, nama ifa hakkının kullanılabilmesi ve zararın rücusu için sözleşmede kararlaştırılan bir hak olmadığı, sözleşmeden ifanın yapılmamasındaki kusurun davalıda olduğu, malzeme bedelinin %25 fazlasıyla ödemenin yapılması, cari hesap kayıtlarına göre 88.000,00 TL alacaklı oldukları ve bu bedelin ödenmesi konuları ileri sürülmüştür.
Mahkememizin 21.11.2023 tarihli celsesinde davacıların ticari defterlerinin incelenebilmesi için dosya bilirkişiye gönderilmiştir.
Serbest Mali Müşavir bilirkişisi ... 30.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda Özok şirketi kayıtlarında bir kayıt yer almadığı, kayıtların Teotek şirketince yapıldığı, bu kayıtlarında muhasebe ilkelerine uygun tutulmadığı belirtilmiş ve sözleşme bedeli olan 188.000,00 TL'den 100.000,00 TL'sinin banka havalesi ile alındığı, 88.000,00 TL miktarınca verilen senedin bankaya tahsile verildiği, tahsili yapılamadığı, davalının borçlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizin 04.01.2023 tarihli ara kararı kararında "Mahallinde 16/02/2024 günü saat 14.30'dan itibaren keşfin icrasına, resen seçilecek bir inşaat bilirkişisi, bir muhasebeci bilirkişi, bir mimar bilirkişi, bir emlakçı bilirkişisinin refakate alınmasına, bilirkişi heyetinin dosya kapsamı, taraf beyanları ve itirazlarına göre rapor hazırlamalarının istenmesi, ayrıca teslim edilen malların sözleşmeye uygun olup olmadığı, revize edilmiş olup olmadıkları, revize edilmişler ise sözleşmedeki kararlaştırılan yapılardan farklı olan kısımları tespit edilerek, tarafların sözleşme konusu edimlerinin neler olduğu,
tarafların bu edimlerden hangilerini yerine getirmiş oldukları taraf iddaları göz önüne alınarak değerlendirilmesi, davalı tarafından süresi içinde belediyeden proje onayı için başvuru yapılıp yapılmadığı, teslim edilen malların projeye uygun olup olmadığı, sözleşmedeki cezai şart bakımından ilgili hesaplamanın yapılması,ve tarafların iddia ve savunmaları göz önüne alınarak rapor tanzimi, neticei talepte ileri sürülen talepler yönünden hesaplama yapılması hususlarının raporda ayrıca belirtilmesine" şeklinde ara karar verilmiştir.
Ara karar gereği mahallinde keşif yapılmıştır.
22.12.2023 tarihli keşif zaptının ara kararında ayrıca " Bilirkişilerin sunacağı raporda mahkememizin 04.01.2024 tarihli ara kararında belirtilen hususlara ilaveten sözleşme kapsamında yapılan işin yüzde olarak kaçta kaçının bittiğinin belirtilmesi, teslimatın hangi şartlarda sağlanacağı ve teslimat tarihinin ne zaman olduğu, davalı defterlerinin incelenmesi, defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı hususlarınında raporda değerlendirilmesine," şeklinde karar alınmıştır.
Keşif sonrası sunulan 04.04.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; projelerin onaylanmasının karşılıklı olarak eksikliklerin tespiti ve talepler ile revizyonlar yapılmasının sözleşmeye aykırılık olmadığı ancak projelerin onaylanmasından sonra teslim süresinde yaşanan gecikmenin sözleşmeye aykırı olduğu, teslim edilmeyen yapılara ilişkin neden teslim edilmediği konusunda tespitin yapılamadığı, sadece deluxe oda ve family suit proje üzerinde çalışma yapıldığı, projesi biten 7 adet deluxe odadan 3'ünün montajının yapıldığı, çelik karkasıl montajları ruhsat yokken yapıldığından ruhsat alınmamasının firmanın gecikmesine neden olmadığı,
hali hazırda imalatı yapılan yapıların ruhsat onaylı proje ile uyumlu olmadığı, Mimar ... tarafından yapılan revize projeler ili uyumlu olduğu, işin toplam bedelinin 188.000,00-TL olduğu, yerinde yapılan 4 adet bungalov bedelinin 59.660,52-TL olduğu, 4 adet bungalov bedelinin ödendiği, bunlardan dolayı malzeme bedelinin ödenmemesi gerektiği, kalan 7 adet bungalova ait bedelin hesaplanabilmesi için malzeme listesi ve faturanın sunulmadığı bu nedenle bedel hesabının yapılamadığı belirtilmiştir.
Somut olayda; Davacılar davalının sözleşmeden döndüğünden bahisle davaya konu taleplerinin tahsili talep etmişlerdir.
Eser sözleşmelerinde sona erme üzerine, her iki tarafında talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, TBK’nın 125/III maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler.
Sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı yani, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir.
Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre fesihte taraflar birlikte kusurlu olmaları halinde müspet zarar kapsamında kâr kaybı, gecikme nedenli cezai şart istenmesi ve iş sahibi tarafından da teminat mektubunun irat kaydedilmesi mümkün değildir. Sadece birbirlerinin mal varlıklarına kazandırdıkları artı değeri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebilirler. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/1312 Esas ve 2022/2748 Karar numaralı ilamı).
Dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasındaki sözleşme feshedilmiş olduğundan davacının fesihte haklı olup olmadığına bakılmaksızın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ifa ettiği ve davalının yararına olduğunu ispatladığı edimlerin bedelini talep edebilir. Sözleşme bedeli 188.000,00 TL olup davalı iş sahibi 100.000,00 TL'sini banka yoluyla ödemiştir. Bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Uyuşmazlık olan kısım 88.000,00 TL bedelli senedin tahsili yoluyla ödenip ödenmediği konusundadır. Davacı taraflar 88.000,00 TL bedelli senedin tahsil edilemediğinden davalıya iade edildiğini, davalı da senedin 23.04.2024 tarihli dilekçesinde ödendiği iddiasındadır.
Senet aslının taraflar arasında görülmekte olan Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/117 Esas numaralı dosyasına sunulduğu beyan edilmekle sözü edilen mahkemeden senet aslının kim tarafından dosyaya ibraz edildiği sorulmuş ve senet aslının davalı tarafından ibraz edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda düzenlenen senedin aslının tekrar düzenleyende olması karine olarak senet bedelinin ödendiğine işaret eder.
Bu tespitin aksine davacı taraflarca yazılı delil ibraz edilmemiştir. Davacıların ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olmaması ve kambiyo senetlerinin ticari defterlere kaydının zorunlu olmaması nedeniyle de davacıların ticari defterlerindeki alacak miktarı bu konuda yazılı delil olarak dikkate alınmamıştır. En nihayetinde davalı tarafın sözleşme bedeli olan 188.000,00 TL'yi ödediği sonucuna varılmıştır.
04.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda sözleşme kapsamında yerinde yapılan 4 adet bungalov bedelinin 59.660,52-TL olduğu belirtilmiştir. Davacı taraflarca ifa edilen ve davalının yararına olan yerinde yapılan bungalov bedelini sözleşmenin sona erdirilmesinden önce aldıklarından talep edebilecekleri bedelin kalmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle dönme nedeniyle iadesi gereken yapıların güncel rayiç bedelin iadesine yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacıların sebepsiz zenginleşme kapsamında talep edebileceği imalat bedellerini daha önceden aldığı tespit edilmekle davaya konu diğer talepler incelenmiştir. Bu durumda sözleşmeden dönmede kusurlu olan tarafın tespit edilmesi gerekecektir.
Taraflara arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalının bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Sözleşmeye ve revizyona ilişkin delil olarak sunulan yazışmalara göre 27.05.2021 tarihinde çelik karkasın sevk edilmesi gerekirken dosyada yer alan irsaliyeye göre 26.06.2021 tarihinde sevk edildiği tespitiyle yapılan sevk işleminin sözleşmeye aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Davacılar her ne kadar belediyeden izin alınması yükümlülüğünün davalı üzerinde olduğu ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinden dolayı gecikmenin yaşandığını ileri sürmüş olsalar da ruhsat alınmadan önce davalıya ait yerde 1 adet family suit ve 3 adet deluxe oda projesinin yapıldığı tespit edilmiş ve ruhsat alınmamasının taraflara açısından fiili olarak engelleyici bir durum olmadığı, başka bir ifadeyle gecikmenin kaynağı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda davacının sözleşmeden dönerek sözleşmeyi sona erdirmede kusursuz ve haklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı sözleşmeden dönmede haklı olduğundan uğranılan ticari zarar, yoksun kalınan kar kaybı, sözleşmeden dönme nedeniyle yapılan noter masrafı, hammadde, malzeme ve işçilik fiyatlarında oluşan fiyat farkı, dönmeye rağmen tamamlanmış yapılan davacıya iade edilmemesi nedeniyle yapıların davalıya teslim edildiği tarihten beridir kiralanması nedeniyle uğranılan ticari zarar, sözleşme bedelinden kalan ve tahsil edilemeyen alacak kalemlerine yönelik talepler reddine karar vermek gerekmiştir.
Sözleşmedeki cezai şartın hesaplaması malzeme bedellerinin tam olarak mahkemeye ibraz edilmemesinden dolayı hesaplanamamıştır. Dolayısıyla sözleşmedeki belirlenen malzeme bedelinin Teotek'e %25 idare masraflar eklenmek üzere ödemesinin yapılması maddesinin tespiti yapılamamış, talep yerinde görülmemiştir. Dolayısıyla cezai şart talebinin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı, sunulan deliller, dinlenen tanık beyanları, alınan bilirkişi raporlarına göre davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/822, K. 2025/228, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama