KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2024
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/648 Esas - 2024/69
- Esas no
- 2023/648 Esas
- Karar no
- 2024/69
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)
- Dava tarihi
- 19/07/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 29/02/2024
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/579 esas ve 2023/558 karar numaralı görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilen İpoteğin Kaldırılması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı tarafın iddiaları:
Davacıya ait Sakarya ... ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde kayıtlı taşınmazın dava dışı ...'nun ... A.Ş ...Şubesi ile yaptığı kredi anlaşmasına istinaden ...tarihinde ... TL azami limitle ipotek verildiğini, bu ipotek dışında dava dışı ...'ın ipoteği ile davalı ...'in kefaletinin bulunduğunu, borcun asıl borçlu tarafından ödenmemesi üzerine davalının bankaya olan toplam ...
TL borcu ödeyerek Hendek Noterliği tarafından düzenlenen ... tarihli ... yevmiye numaralı sözleşme ile Alacağı ve Alacağın Teminatı Olan İpotekleri) bu kapsamda davacının taşınmazı üzerindeki ipoteği de) devraldığını, TBK 596/2 gereği borcu ödeyen kefilin kefalet sözleşmesi kurulmadan önce ya da en geç sözleşme kurulduğu anda üçüncü kişi tarafından verilen rehin haklarına başvurabilme imkanına sahip olduğunu, davacının verdiği ipoteğin davalının kefalet tarihinden sonra olduğunu,
müteselsil kefil olan davalının borcu ödeyerek alacağı bankadan temlik almasının geçerliliğinin bulunmadığını belirterek dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı tarafın savunmaları: Dava dışı ...'nun ... tarihinde Yapı Kredi Bankasından çekmiş olduğu krediye binaen davalının müteselsil kefil olduğunu, ayrıca davacı ve dava dışı ...'in taşınmazları üzerine teminat kapsamında ipotek tesis edildiğini, kredi çekenin borcunu ödememesi sebebiyle davalının borcu ödediğini ve alacağı temlik aldığını, bu suretle yeni alacaklı sıfatını kazandığını, alacaklının değişmesi sebebiyle devralanın devredenin tüm haklarına sahip olduğunu, alacağın devri ile ipotekle teminat altına alınan rehin hakkının davalıya geçtiğini, borcun sona ermediğini yalnızca alacaklının değiştiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davacının taşınmazı üzerinde bulunan ipoteğin teminat altına aldığı alacağın kefil sıfatıyla davalı tarafından ödendikten sonra davalının alacağı bankadan temlik alması şeklinde gelişen olayda; davacının ipotek veren sıfatıyla sorumluluğunun devam edip etmediği ve davalının bu ipoteğe başvuru imkanının bulunup bulunmadığı, ipoteğin fekki koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Dava değeri itibariyle basit yargılama usulü uygulanmıştır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yer itibariyle mahkememizin kesin yetkisi bulunmaktadır. İpoteğin tesisine ilişkin borcun ticari nitelikte olması sebebiyle mahkememiz görevlidir.
Hendek 1. Noterliğinden ... tarih ve ... yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesinin sureti dosyamız arasına celp edilmiştir.
Dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kayıtları ve ipoteğin tesisine ilişkin belgeler ile dayanak kredi sözleşmesi ve kefalete ilişkin kayıtlar incelenmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre;
Davacıya ait Sakarya Hendek ilçesi Başpınar Mahallesi ... Ada ... Parselde kayıtlı taşınmazın dava dışı ...'nun ... Şubesi ile yaptığı genel kredi sözleşmesi kapsamında ... tarihinde ... TL azami limitle ipotek verildiği, davalının ise aynı kredi sözleşmesinde ... tarihli kefalet sözleşmesine istinaden müteselsil kefil olarak yer aldığı, bu haliyle davalının kefil olduğu tarihte davacının ipoteğinin bulunmadığı, dava dışı ...'nun kredi borcunu ödememesi üzerine davalının kefil olarak kredi borcunu bankaya ödediği ve ardından banka ile noterde yaptığı ... tarihli sözleşme ile ...TL alacağı bankadan temlik aldığı, bu temlike istinaden dava konusu ipoteğin de banka tarafından davalıya devredildiği ve tapuda ki kayıtta davalının ipotek alacaklısı olarak adının yazıldığı anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK’nun 596/2 maddesinde "Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur. Alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkı, kefilin rehin hakkından ön sırada gelir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava konusu ipoteğin ...tarihinde tesis edildiği, davalının kefalet sözleşmesinin ise ...tarihinde akdedildiği, davalının ipotek tesisinden önce kefil olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda somut olayda ihtilafın çözümünde TBK'nun 596/2 maddesinin uygulanması gerekir.
Anılan maddenin açık düzenlemesi gereği kefalet sözleşmenin kurulmasından sonra üçüncü kişiler (somut olayda davacı) tarafından verilen ipotek üzerinde kefilin halefiyeti söz konusu değildir. Bankanın kefil olan davalıdan alacağını tahsil ettikten sonra alacağın temliki sözleşmesi yaparak dava konusu ipoteği de temlik ettiğini belirtmesi bir değer taşımamaktadır. Davalının kefil olarak borcu ödedikten sonra davacıya ipotek sebebiyle rücu imkanı bulunmadığından ipoteğin fekki koşulları gerçekleşmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Katip ... · E-imza. Hakim ... · E-imza.
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/648, K. 2024/69, 31 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama