KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/719 Esas - 2024/561
- Esas no
- 2023/719 Esas
- Karar no
- 2024/561
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/12/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30/10/2024
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının davalı şirketin bir dönem işçisi olan dava dışı ...'a asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı ödediğini, davalı ile 29/12/2020 tarihli Destek Hizmetleri Konulu sözleşme akdedildiğini ve dava dışı işçi ...'un bu sözleşmeye istinaden davalı nezdinde çalıştığını, davacı şirketin yalnızca, sadece ücret alacaklarıyla sınırlı olmak üzere davalının çalıştırmakta olduğu işçilerin alacaklarından sorumlu olduğunu, bunun dışında şirketin iç ilişkide davalıya karşı bir sorumluluğu olmadığını, dış ilişkide her ne kadar davalı şirketle birlikte kanun gereği işçilik alacaklarından müteselsil sorumluluk olsa dahi,
iç ilişkide sözleşme hükümlerinin geçerli olacağını, sözleşme hükümleri incelendiğinde şirketin işçi alacaklarından sorumluluğunun sadece ücret alacağıyla sınırlı olduğunu ve ücret alacağında da azami 3 aylık ücret nezdinde sorumlu olduğunun sözleşmeyle kabul edildiğini, iş bu nedenle dava dışı işçiye şirketçe kanun gereği ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsilinin gerektiğini, iç ilişkide ücret alacağı dışındaki diğer tüm işçi alacaklarının ödenmesindeki sorumluluğun davalı şirkete ait olduğunu, davalı hakkında Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2023/17753 Esasına kayıtla ilamsız icra takibi başlatıldığını,
icra takibine davalı şirket tarafından itiraz edildiğini belirterek, Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2023/17753 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davalı vekili davacı idare tarafından dava dışı işçiye ödeme yapılırken müvekkil şirkete bilgi verilmediğini, dava dışı işçi ile müvekkil şirket arasındaki belirli iş sözleşmesinin sona ermesinin hemen ardından davacı bünyesinde başkaca işverenler nezdinde çalışmaya devam ettiklerini, böylelikle dava dışı işçinin kesintisiz olarak davacı kuruma ait iş yerinde çalışmaya devam ettiğini, bu durumda,
davacı tarafından asıl işverenlik sorumluluğundan imtina ettiği ve uzun yıllar boyunca aynı iş yerinde çalışan işe ilişkin tüm emir ve talimatları da yine davacı kurum personelinden alan dava dışı işçiye ödenen tazminatların müvekkilden rücuen tahsil edilmek istenmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava dışı işçinin çalıştığı süre boyunca çalıştığı yeri değiştirmediğini, iş yeri devrine ilişkin hükümlerin kullanım alanı bulması gerektiğini, son işveren ve asıl işveren olan davacı kurumun sorumlu olacağını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını,
dava dışı işçinin müvekkil nezdinde belirli süreli iş akdine binaen çalıştığı için kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, 6552 sayılı kanun uyarınca işçinin kendisine başvuru yapması halinde işçilik alacaklarını ödemekle yükümlü olanın davacı asıl işveren olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde davalının çalıştırdığı işçilerden sorumluluğa ilişkin bir düzenleme olup olmadığı, varsa dava dışı işçi ...'a ödenen tazminattan kimin hangi oranda sorumlu olduğu, davacının davalıya ödenen tazminat nedeniyle rücu edip edemeyeceği, Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2023/17753 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
6100 Sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddeleri uyarınca; sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Ancak irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin beyanları ve yukarıda anılan HMK hükümleri kapsamında, davacının takibe konu taleplerinin karşılanması nedeniyle sulh oldukları, sulhun yargılamaya son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemlerinden olduğu anlaşılmış ve sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına; dava tarihindeki haklılık durumuna göre Arabulucuk sarf ücretinin, davacının takibe konu taleplerinin karşılanması nedeniyle davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından, davalı üzerinde bırakılması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/719, K. 2024/561, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama