KÜNYE
T.C. Sakarya
- Mercii
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/377 Esas - 2024/663
- Esas no
- 2024/377 Esas
- Karar no
- 2024/663
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ... (...)
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Av. ...
DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ : 20/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili davalı hakkında Sakarya 2. İcra Dairesi'nin 2024/1659 Esas sayılı dosyası ile başlattıkları takipte ticari faizin yanlışlıkla yasal faiz olarak belirtildiğini. Ancak alacağın ticari olması sebebiyle ticari faiz işletilmesi gerektiğini, bu sebeple asıl alacağa işletilecek ticari faiz ile talep edilen yasal faiz arasındaki farkın Sakarya 1. İcra Dairesi 2024/1836 E. sayılı ilamsız takibine konu edildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, ara buluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı vekili dava konusu ikinci takibin mükerrer olduğunu, ilk takipte yapılan faiz talebinin değiştirilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık davacının icra takibinde yasal faiz istedikten sonra ikinci bir takip ile ticari faiz ile yasal faiz arasındaki farkı talep edip edemeyeceği hususlarındadır.
3095 sayılı Kanun’un 2. maddesinde temerrüt faizi düzenlenmiş olup, ticari işler için dahi faiz oranı 1. fıkrada yasal faizle aynı oranda belirlenmiştir. İkinci fıkrasında ise alacaklıya avans faizi oranında isteme hakkı tanınmıştır. Bu nedenle alacaklı ticari işlerde temerrüt faizini 1. maddede belirtilen yasal faiz oranında isteyebileceği gibi 2. fıkranın kendisine tanıdığı yetkiye dayanarak avans faizi oranında da isteme hakkına sahiptir.
6098 sayılı TBK’nın 87. maddesinde “Seçimlik Borç” başlığı altında, “Seçimlik borçlarda, hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça, edimlerden birinin seçimi borçluya aittir.” hükmü mevcuttur.
Görüldüğü üzere, seçimlik borçlarda, hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça, edimlerden birinin seçimi borçluya aittir. Seçilecek faiz türü hususunda ise kanun hükmü ile seçim hakkı alacaklıya tanındığından bu hukuki ilişkiyi düzenleyen kanun hükmünden doğan bir sonuçla seçim hakkı genel kuraldaki gibi borçluya ait olmayıp alacaklıya aittir.
Seçim hakkı, hukuki niteliği itibariyle, tek taraflı, varması gerekli irade beyanıyla kullanılan yenilik doğuran bir haktır. İrade beyanı, karşı tarafa varmakla kendiliğinden sonuçlarını doğurur; borcun konusu, tek bir edim hâlinde kesin olarak belli olur. Böylece edim, sanki başlangıçtan beri borçlanılmış kesin ve belirli bir edim hâlini alır. Seçim beyanı, geçmişe etkili sonuçlar doğurur. Bu niteliği ve özelliğiyle seçim hakkı, yenilik doğuran bir hak olup, değiştirici yenilik doğuran haklar grubuna girer. Bunun sonucu olarak, seçim hakkının kullanılması ile mevcut hukukî (durum) ilişki değişir. Seçim hakkı, yenilik doğuran hak olduğu için kullanılmakla sona erer. Bu nedenle seçim beyanından dönülemez (Eren, s. 986-987).
Örneğin, davacı, bir ticari alacağı için açmış olduğu dava dilekçesinde, sadece "faiz", "kanunî faiz" veya "nizamî faiz" demekle yetinmiş ise (yani, açıkça "Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı oranda" faiz talep etmemişse), fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş olsa bile, mahkeme, Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı reeskont faizine karar verir. Çünkü, davacı, bu davranışı ile, Merkez Bankası'nın "kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı" ile "kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı" arasındaki farktan feragat etmiş sayılır (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt II, İstanbul 2001, s.1754).
Somut olay değerlendirildiğinde; davacının OHAL döneminde çıkan KHK ile devraldığı şirketin ortağı davalı ile olan ilişkisi kapsamında haksız ödemelerin iadesinin Sakarya 2. İcra Dairesi'nin 2024/1659 Esas sayılı dosyasında talep ettiği, bu icra takibinde yasal faiz istendiği, faiz hakkının seçimlik ve yenilik doğuran bir hak olması nedeniyle seçim hakkının kullanılmakla tükendiği,
bir hakkın saklı tutulabilmesi için talep edilenle saklı tutulanın aynı haktan doğması gerekmesine rağmen ticari ve yasal faizin aynı haktan doğmadıkları, bu nedenle ticari faiz hakkı saklı tutulmuş olsa dahi herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, davacının artık bakiye ticari faizi talep edemeyeceği, takip sırasında talep edilebilecek faiz oranı net belli olduğundan daha sonra faiz oranının değiştirilemeyeceği, bu talebinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(Yargıtay HGK 2017/4-1704 Esas 2020/534 Karar)
Başkan ... · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/377, K. 2024/663, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama