KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/461 Esas - 2024/681
- Esas no
- 2024/461 Esas
- Karar no
- 2024/681
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/07/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/12/2024
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı ...'ın karşı taraf ...nin bir dönem işçisi olan dava dışı işçilere asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı-TİS farkı ödediğini, Dava dışı işçiler ..., ..., ... ve ...'e davalı şirkette çalıştıkları dönemle alakalı olarak davalı tarafa düşen ödemeyle alakalı olarak ihtar gönderildiğini ancak davalı tarafın yapılan ihtara rağmen cevap vermeyerek herhangi bir ödemede bulunmadığını, Davalı ... ile davacı şirket arasında 2019/517938 İhale Kayıt Nolu 19/12/2019 tarihli T ... nolu Destek Hizmetleri Alımı Konulu sözleşme akdedilmiş olduğunu, dava dışı işçilere bu sözleşmeye istinaden davalı nezdinde çalıştıklarını,
taraflar arasında sözleşmenin var olduğunu, dava dışı işçiye davacı şirketçe kanun gereği ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsili talebinin zorunlu olduğunu, iç ilişkide ücret alacağı dışındaki diğer tüm işçi alacaklarının ödenmesindeki sorumluluğun davalı şirkete ait olduğunu, davacı şirket tarafından Sakarya 3. İcra Müdürlüğü 2024/3742 Esas sayılı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibine davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere,
davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ödemeyi yaparken davalı şirketi haberdar etmediğini, taraflar arasındaki belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından dava dışı işçinin kesintisiz olarak davacı kuruma ait iş yerinde çalışmaya devam ettiğini, davacı dışı işçilerin ödenen tazminatlarının davalı şirketten tahsilinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmiştir.
Davacı vekili 06/11/2024 tarihli dilekçesi ile sulh ve ibra dilekçesi sunmuş, 29/11/2024 tarihli dilekçesi ile sulh sözleşmesi gereğince davalı ile aralarında anlaştıklarından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 29/11/2024 tarihli dilekçesi ile sulh sözleşmesi gereğince anlaştıklarından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddeleri uyarınca; sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Ancak irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın rücu talebinden ibaret olduğu, taraf vekillerinin beyanları ve yukarıda anılan HMK hükümleri kapsamında, davacının takibe konu taleplerinin karşılanması nedeniyle sulh oldukları, sulhun yargılamaya son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemlerinden olduğu anlaşılmış ve sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına; dava tarihindeki haklılık durumuna göre arabulucuk sarf ücretinin, davacının takibe konu taleplerinin karşılanması nedeniyle davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından, davalı üzerinde bırakılması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/461, K. 2024/681, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama