İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/61 K.2026/265

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2025/61Karar2026/265Tarih21 Nisan 2026Okuma10 dk · 1.966 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya

Mercii
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
21 Nisan 2026
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2025/61 Esas - 2026/265
Esas no
2025/61 Esas
Karar no
2026/265
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Vekili
...
Davalılar
...
Dava
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
27/01/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
06/05/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.966 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı taraf dava dilekçesinde:Davacı ... ile davalıların bir dönem işçisi olan dava dışı ...'a asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatını (TİS farkı dhil) ödediği, dava dışı işçinin davalı şirkette çalıştığı dönemle alakalı olarak davalı tarafa düşen ödemeyle alakalı olarak ihtar gönderildiğini, ancak davalı tarafın yapılan ihtarlara cevap vermediği ve herhangi bir ödemede bulunmadığı, davalılar ile davacı şirket arasında ...

İhale Kayıt Nolu 30/12/2021 tarihli ... nolu sözleşme akdedildiği, dava dışı işçiler bu sözleşmeye istinaden davalı nezdinde çalıştığı, adı geçen sözleşmenin 22. Maddesinde Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları belirlenmiş olup 22.1.

Bendinde" Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." denildiği, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin Altıncı Bölümü " Yüklenicinin Çalıştırdığı Personel , Çalışanların Hakları ve Çalışma Şartları " başlığı altında düzenlenmiş olup, Çalışanların özlük hakları başlıklı 38. Maddenin 4. Bendinde " Personel alacakları , hak ediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki ( işçi ücretleri ödeme günü öncesindeki) günler için belirlenmiş sayılır.

Bu tür alacakların üç (3) aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez " denildiği, davacının sadece ücret alacaklarıyla sınırlı olmak üzere davalının çalıştırmakta olduğu işçilerin alacaklarından sorumlu olduğu, bunun dışında davacı şirketin iç ilişkide davalıya karşı bir sorumluluğunun olmadığı,

dış ilişkide her ne kadar davacı şirket davalı şirketle birlikte kanun gereği işçilik alacaklarından müteselsil sorumlu olsa dahi , iç ilişkide sözleşme hükümlerinin geçerli olacağı, sözleşme hükümleri incelendiğinde davacı şirketin işçi alacaklarından sorumluluğunun sadece ücret alacağıyla sınırlı olup, ücret alacağında da azami 3 aylık ücret nezdinde sorumlu olduğunun sözleşmede kabul edildiği, bu nedenle dava dışı işçiye davacı şirketçe kanun gereği ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsili talep edildiği hususları ileri sürülmüştür.

Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı ve ayrı ayrı münkir sayıldıkları anlaşıldı.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Dava rücuen tazminat davasıdır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde davalının çalıştırdığı işçilerden sorumluluğa ilişkin bir düzenleme olup olmadığı, varsa dava dışı işçiye ödenen tazminattan kimin hangi oranda sorumlu olduğu, davacının dava dışı işçiye ödenen tazminat nedeniyle davalıya rücu edip edemeyeceği hususlarındadır.

Taraflar arasında imzalanan Hizmet Alımına ilişkin sözleşme ibraz edilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde, müteselsil sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişki düzenlenmiş olup, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki bu hükümde, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği belirtilmiştir.

Dava konusu olayda da davacı idare ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenle işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işveren, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.

... arasında çıkan uyuşmazlıkta ...'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; ...'nci Hukuk Dairesi ile ...'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir.

Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır.

İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir.

Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır.

Bu itibarla, ...'nci Hukuk Dairesi ile ...'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan ...'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.

...'nin 31/05/2022 tarih, 2021/1473 Esas ve 2022/1183 Karar sayılı kararı: "…Genel olarak. "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.

İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.

İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir.

Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.

İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar...İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.

Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir(...

2019/296 E-2020/340 K,2019/1047 E-2020/2188 K). Bu durumda, yukarıda ayrıntısı ile belirtilen ilkeler uyarınca davalıların davaya konu işçilik alacağının tamamından ve ödeme tarihinden işleyen faizi ile sorumlu olduğu, dosyaya aldırılan bilirkişi raporunun tam rucü yönünden görüş içerdiği, ...nin 2014/42932 E. ve 2015/35485 K. sayılı önceki ilamında da, "...Hizmet işleri genel şartnamesi öncelikle uygulanması gereken ihale dökümanı olarak sayılmıştır.

Bu açıklamalara göre işçinin işçilik alacakları için iş mahkemesinde açtığı davada davacı kurumun sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur. Davacı tarafından ödenen kısmın rücuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 22. ve 36/4 maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup şartnamenin 6. Bölüm 38. maddesi hükmüne göre çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davalı yüklenici sorumludur." şeklindeki izaha göre de, dava dışı işçinin diğerleri yanında davalının da işçisi olup sözleşmenin muvazaalı sayılamayacağı, İş Kanunun 112. maddesi değişikliğinin tahsilat kolaylığı sağlamak için konulduğu,

aynı kanunun 2/6 maddesi 6. maddelerinin açık hükmüne ve sözleşme eki genel şartname hükümlerine göre, işçiye ödenen bedelin çalıştırılan süre ile sorumlu olduğu kabul edilerek kurulan hüküm isabetlidir.” şeklindedir.

Mevcut dosyada taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesine bakıldığında davacının asıl işveren ve davalının alt işveren olduğu tespit edilmiştir. Anılan sözleşmesinin 22.1.

Bendinde" Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." şeklindeki, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin Altıncı Bölümü 38. Maddenin 4. Bendinde "Personel alacakları , hak ediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki ( işçi ücretleri ödeme günü öncesindeki) günler için belirlenmiş sayılır.

Bu tür alacakların üç (3) aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez " şeklindeki düzenlemeler, uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin ...'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararıyla birlikte değerlendirildiğinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren davalı) lehine herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu durumda yüklenicinin (alt işveren davalı) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işverenin (davacı) işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla takibe ve davaya konu ödemeden yüklenicinin sorumlu olduğu,

davalı yüklenicinin takip konusu işçilik alacağından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.

Bilirkişi ...'ün 24.11.2025 tarihli tarihli raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Bu raporda dava dışı işçilerin giydirilmiş brüt ücreti üzerinden ve davacı tarafça ödenen tazminat miktarınca alternatif hesaplamaya yönelik değerlendirme yapılmıştır. Yapılan hesaplamaların denetlemeye müsait, hükme elverişli olduğu tespit edilmiştir.

Tüm dosya ve kapsamına göre, dava dışı işçi ...'ın 365 gün süre ile davalı sigortalısı olarak davacı asıl işveren nezdinde çalıştıkları, banka dekontuna göre asıl işveren olan davacıdan çalışma dönemlerine ilişkin olarak kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, dava dışı işçilerin en son giydirilmiş brüt ücretlerine göre hesaplama yapılan bilirkişi raporundaki 1. alternatifli hesaplama yerinde olsa da, davacının yapmış olduğu ödemenin dikkate alınması gerektiğinden 2. Alternatifli hesaplamaya itibar edilmiş, belirlenen miktara ve sorumluluk oranına göre davalının toplamda 40.678,24 TL'den sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Davalının dava dışı işçinin işçilik alacağı bedelinden ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sorumludur (...’nin 09/06/2022 tarih, 2021/1593 Esas ve 2022/1236 Karar sayılı, ...'nin 30/05/2025 tarih, 2024/107 Esas ve 2025/1092 Karar numaralı ilamı) Bu kapsamda davaya konusu alacağa son ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;

-Toplamda 40.678,24-TL'nin;

28.847,72 TL'sinin dava dışı işçi ...'a TİS öncesi kıdem tazminatı ödemesi olarak yapılan 18.09.2024 ödeme tarihinden itibaren,

11.830,52 TL'sinin dava dışı işçi ...'a TİS farkı kıdem tazminatı ödemesi olarak yapılan 24.01.2025 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

Fazlaya yönelik talebin reddine,

2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.778,73-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 697,09-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.081,64-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 40.678,24-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 697,09-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.312,49TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ,

5-Davacı tarafından yapılan; 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.146,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.146,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı(%99,65) dikkate alınarak 8.117,50-TL lik kısmanın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL ücretin, kabul red oranı dikkate alınarak (%99,65 oranında kabul) 3.786,7-TL lik kısmının davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye kısmının ise davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

7-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan avansın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalıların yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.21/04/2026

Katip ... E-İmzalıdır

Hakim ... E-İmzalıdır

TASHİH ŞERHİ

Hükmün 1 numaralı kararın yer alan "... ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine..." kısmında yer alan "davalıdan" ibaresinin yazımından sehven hata yapıldığı anlaşılmakla bu ibarenin hükümden çıkarılarak yerine "davalılardan" ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu haliyle tashihine karar verildi.

Katip ... · E-İmzalıdır Hakim ... · E-İmzalıdır

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/61, K. 2026/265, 21 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tashih Şerhi
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/61
Karar No
2026/265
Tarih
21 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2025/63 K.2026/510
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/63 K.2026/293
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/63 K.2026/287
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/64 K.2026/204
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/64 K.2026/311
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/66 K.2026/290

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.