KÜNYE
T.C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/656
- Karar No
- 2026/295
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2026
- T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/ Esas - 2026/
- Esas no
- 2025/
- Karar no
- 2026/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/09/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 20/05/2026
Karar Metni
1.010 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle oluşan alacakların ödenmemesi üzerine davalı hakkında Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2025/ Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yürütüldüğü, yürütülen takibin davalının itirazı üzerine durduğu, bu nedenle itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilime karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle: Davacıya herhangi bir borcun bulunmadığı, faturaya konu malın teslim edildiğinin ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, alacağın likit olmadığı, temerrüt koşullarının oluşmadığı, faiz talebinin yerinde olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, hükmedilmesi halinde bunun yalnızca tespit edilen miktarla sınırlı olacağı ve davacı tarafın haksız çıktığı kısım yönünden müvekkile icra inkar tazminatı ödemesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi ileri sürülmüştür .
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, fatura ve açık hesap ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2025/ Esas sayılı takip dosyası kapsamında fatura ilişkisinden dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının fatura ilişkisine karşılık ödeme yapıp yapmadığı, davalının itirazının haklı olup olmadığı, faturaları iade edip etmediği, fatura içeriği olan satış işlemine dair malın teslim edilip edilmediği, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği, davanın reddine karar verilmesi halinde davalının kötüniyet tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı konularında olduğu anlaşıldı.
Davacı hakkında tacir araştırması yapılmıştır. Bursa Defterdarlığı'nın 23.09.2025 tarihli cevabi yazısına göre davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmekle davacının tacir sayıldığı anlaşılmıştır.
Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün 2025/ Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 228.942,41 TL asıl alacak, 33.450,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 262.393,09 TL üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "CARİ HESAP EKSTRESİ 228.942,41 TL" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 09.06.2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalının 11.06.2025 tarihinde borca itiraz ettiği ve takibin 11.06.2025 tarihinde durduğu, davanın hak düşürücü süresi içersinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü.
Somut olayda;
Davacı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu alacağın düzenlenen faturalardan ve açık hesap ilişkisinden kaynaklandığını, faturaların tebliğ edildiğini ve süresinde itirazın yapılmadığını belirtmiştir. Davalı taraf davanın reddini talep etmiştir.
Davalının ticari defterlerinin bulunduğu yer adresini bildirmiş, davacının ise ticari defter kayıtlarını flash bellek içerisinde sunmuştur.
Mahkememizce tarafların defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Tarafların ticari defterlerini inceleyen bilirkişi Fuat Polat'ın sunduğu 26.02.2026 tarihli raporda, tarafların ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, tarafların ticari defterlerinde yer alan hesapların birbirlerini doğruladığı, faturalara karşı itiraz işlemi yapılmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 228.942,41 TL alacaklı olduğu, temerrütün oluşup oluşmadığı konusunda yeterli bilgi olmadığı belirtilmiştir.
Alınan rapor taraflara tebliğ edilmiş ve rapora itirazlar incelenmiştir.
Dosya kapsamı ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 26.02.2026 tarihli bilirkişi raporu hükümde dikkate alınarak; takibe konu açık hesap ilişkisine konu faturaların davalının ticari defterlerinde yer aldığı, tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, takibe konu faturalara 8 gün içinde itiraz edilmediği anlaşıldığından, bu faturalar kapsamında satışın gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Taraflarca sunulan ticari defter kayıtlarının delil niteliği taşıdığı ve kayıtların birbiriyle örtüştüğü miktarın 228.942,41 TL olduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğu ve ek rapora ihtiyaç duyulmadığı kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda, davacının davalıdan 228.942,41 TL alacaklı olduğu hususu, tarafların ticari defter kayıtlarıyla ispat edilmiştir.
Davalı tarafından borcun bulunmadığı ya da ödemenin yapıldığına ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Ayrıca, takibe konu açık hesaptaki faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği, ticari defter mündericatının sahibi aleyhine delil sayılacağı göz önüne alındığında, malın teslim edilmediği yönündeki davalı itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu nedenlerle, davalının 228.942,41 TL tutarındaki asıl alacağa yönelik itirazı yerinde görülmeyerek, davanın asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafın TBK'nın 117. Maddesine uygun bir şekilde davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair delil ibraz etmediğinden davacının işlemiş faize yönelik talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekili 17.03.2026 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde TTK'nın 1530. maddesi uyarınca temerrüte bakılmaksızın işlemiş faiz hesabı yapılması itirazında bulunmuş olsa da taraflar arasında tedarik ilişkisinin olduğunu gösterir tedarik sözleşmesi dahil delil ibraz edilmediğinden itirazı yerinde görülmemiştir.
Kabul edilen alacak likit olduğundan kabul edilen alacak miktarının üzerinden yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Katip · e-imza Hakim · e-imza
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/656, K. 2026/295, 5 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama