KÜNYE
T.C. Samsun Vekili ...
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/1033 Esas - 2018/372
- Esas no
- 2016/1033
- Karar no
- 2018/372
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Davalılar
- ...
Karar Metni
1.700 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
... VEKİLİ : ...
DAVA
Kooperatifin İhyası
DAVA TARİHİ : 12/12/2016
KARAR TARİHİ : 23/05/2018
KAR. YAZIM TARİHİ : 28/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatifin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia ve savunmaların özeti; Davacı 12/12/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davaya konu ...'nin 12/11/2016 tarihli genel kurulunda kapatılması kararına karşı, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 81.maddesine istinaden kooperatifin yapı kullanma izin belgesini almadığını, ferdi mülkiyete geçilmediğini, kat irtifak tapusunun olmasının ferdi mülkiyet anlamına gelmeyeceğini, dolayısıyla kooperatifin amaç, görev ve sorumluluğu bitmediğinden kapatılamayacağından red oyu kullandığını, ayrıca alacakların tamamının tahsil edilmediğini, Genel Kurulun fiziki olarak yetersiz bir mahalde yapıldığını beyanla ...'nin ihyasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... 21/12/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kooperatifin Müdürlüklerinin... sicil numarasıyla kayıtlı olduğunu, ... 01/04/2013 tarihinde tescil edilen 23/03/2013 tarihli 2012 yılı olağan genel kurul toplantısında tasfiyesine karar verildiğini, tasfiye kurulu üyeliklerine ... seçildiğini, bu hususların Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, yapılan işlemlerin yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını, herhangi bir kusurlarının bulunmadığını beyan etmiştir.
Davacı 18/01/2017 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; ...nin Tasfiye Genel Kurulunun 118 ortaktan 8 kişinin katılımı ile yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, davalı ...davaya konu kooperatif genel kurul kararının kanun ve yönetmeliklere aykırı olması nedeniyle reddetmesi gerekirken bu kararı onaylandığını, bu nedenle kusurunun bulunduğunu beyan etmiştir.
Davalı ...03/02/2017 havale tarihli 2. cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kooperatifin tasfiyesi ve kapanış işlemlerinin yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını ve herhangi bir kusurlarının olmadığını beyan etmiştir.
Davalı ... vekili 03/02/2017 havale tarihli dilekçesiyle; müvekkilinin sunduğu cevap dilekçesini tekrar etmiş, davanın müvekkili açısından reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi:
Davacı'nın 13/12/2016 tarihli dilekçesiyle delil listesi ibraz etmiş, dilekçe ekinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi örneği sunduğu görülmüştür.
Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğünden davaya konu kooperatife ilişkin bilgi ve belgeler ile kooperatif ana sözleşmesi dosya arasına getirtilmiştir. Atakum Tapu Müdürlüğünden ... parseldeki tüm bağımsız bölümlerin tapu kayıtları dosya arasına alınmıştır. Atakum Belediyesinden... ada...nolu parsellerdeki taşınmazların onaylı yapı ruhsatları dosya arasına getirtilmiştir.
Mali Müşavir ve Muhasebe/Hukukçu'dan oluşan bilirkişi heyetinden 25/10/2017 tarihli rapor alınmış, davacı 10/11/2017 tarihli dilekçesiyle rapora itiraz etmiştir. Atakum Belediyesi tarafından 06/12/2017 tarihli cevabi yazıda, yapı kullanma izin belgesi başvurusu yapılmadığı, her bir bağımsız bölümün ayrı ayrı başvuruda bulunabileceği bildirilmiş, bu yazı cevaplarından sonra davacı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi hususunda aynı bilirkişi heyetinden 19/02/2018 tarihli ek rapor alınmış, bu rapora karşıda davalı ... vekili 03/03/2018 tarihli dilekçeyle beyanda bulunmuş, davacıda 08/03/2018 tarihli tekrar beyan/itiraz dilekçesi ve 23/05/2018 havale tarihli beyan/talep dilekçesi vermiş, diğer davalılar rapora karşı beyanda bulunmamıştır.
Dava, ...'nin ihyasına ve ek tasfiye memuru atanması talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından; davaya konu ...nin 12/11/2016 tarihli genel kurulunda tasfiyenin sonlandırılarak kapatılması kararı alındığı, kapatma kararının kanuna ve mevzuata uygun olmadığından bahisle ihyasına karar verilmesi için işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından ihyası istenen kooperatifin Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, 23/03/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısında kooperatifin tasfiyesine karar verildiği, tasfiye kurulu üyeliklerine ...'nın seçildiği, 12/11/2016 tarihinde yapılan 2014/2015/2016 yılı olağan genel kurul toplantısında kooperatifin tasfiyesinin sonlandırılarak kapatılmasına karar verildiği, bu kararında Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 25/11/2016 tarih 9206 sayısında ilan edildiği tespit edilmiştir.
Davacı kooperatif üyesi olup, tasfiyenin sonlandırılarak kooperatifin kapatılmasına ilişkin 12/11/2016 tarihli genel kurula katılmış, karara, karşı oy kullanmıştır. İş bu dava ile de kooperatifin yeniden ihyasını talep etmektedir. Davacı ... ihyasına gerekçe olarak 12/11/2016 tarihli genel kurulun fiziken yetersiz mekanda yapılarak daha fazla katılımın engellenmesini, alacakların tamamının tahsil edilmemesini, tasfiyenin sonlandırılarak kooperatifin kapatılma kararının gerekli nisapla alınmamasını, iskan ruhsatının alınmamış olmasını ve proje aykırılıklarının giderilmemiş olmasını göstermiştir. Mahkememizce kooperatife ilişkin tüm kayıtlar, genel kurul karar örnekleri, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, tapu kayıtları, Belediye kayıtları celp edilerek rapor ve ek rapor alınmıştır.
Kooperatif tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi ile sona erer, bunun içinde öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir, şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile kooperatifin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu gibi durumlarda menfaati olanlar tarafından tüzel kişiliğin ihyası için dava açılabilir. İhya davası açmakta hukuki yarar bulunmalı, bunun için tam olmasa da kanaat uyandırıcı bazı delillerin varlığı aranmalıdır.
Bir kooperatifin ihyası emek, mesai, masraf ve zaman gerektirdiğinden, ihya davasının gerçek amacına uygun inandırıcı nedenlere ve delillere dayalı olarak açılması gerekir. Bu noktada sınır TMK 2.maddesinde yazılı dürüstlük kurallarıyla çizilmelidir.
Alınan rapor, ek rapor ve tüm dosya kapsamından; davacının kooperatif kapanış genel kurulunun fiziki olarak yetersiz bir mahalde yapıldığına yönelik talebinin incelenmesinde; genel kurulun ... adresinde toplandığı, genel kurula çağrının 118 ortağa taahhütlü mektup yoluyla yapıldığı, ancak hazirun listesi incelendiğinde 8 ortağın asaleten katıldığı, tutanaklardan genel kurul toplantısına katılmak istediği halde fiziki ortamın geçersizliği sebebiyle katılamayan ortak olduğuna dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, bu durumda genel kurulun fiziki olarak yetersiz bir mahalde yapıldığının söylenemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Kooperatif kapanış genel kurulunun toplantı yeter sayısı olmaksızın yapıldığına yönelik itiraz yönünden yapılan incelemede. Kooperatifler Kanununun 51.maddesine göre Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur. Aynı kanunun 81.maddesine göre ise ana sözleşme ile özel bir nisap belirlenmemiş ise tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmaz.
Kararlar katılanların oy çokluğu ile verilir. 12/11/2016 tarihli genel kurul toplantı tutanağına göre toplantıya 8 üye asaleten katılmış, kooperatifin tasfiyesinin sonlandırılarak kapatılmasına ilişkin karar 7 oya karşı davalının muhalefetiyle yani oy çokluğuyla alınmıştır. Bu durumda gerek toplantı nisabı yönünden, gerekse karar alım yeterliliği yönünden herhangi bir yasal eksiklik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Tasfiye Kurulunun kooperatif alacaklarının tamamını tahsil etmeden kapanma kararı aldığına ilişkin iddiasının incelenmesinde; 25/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, kooperatifin 2016 yılı defter ve kayıtlarının incelenmesinde aktif ve pasifinin sıfır olduğu, genel kurulca onaylanan tasfiye sonu bilançosunun da aktif ve pasifinin sıfır olduğu, tasfiyenin sonlandırılması anında Ticaret Sicil Müdürlüğünce yapılan araştırmada kooperatif aleyhine açılmış icra işlemi olmadığı, dava bulunmadığı tespit edilmiştir. Buna göre bu yönden de davacının ihya talebinin yerinde olmadığı görülmektedir.
Kooperatif ortaklarına ait meskenlere yapı kullanma izin belgesi alınmaması sebebiyle tasfiyenin kapatılamayacağına yönelik davacı iddiasının incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kooperatif ile arsa sahipleri arasında yapılan 03/08/2015 tarihli ''düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesinin'' 11.maddesinde ''bu sözleşmenin konusu tüm bina, tesis ve diğer inşaatlar ve imalatların tamamlanmasındaki işçi sigorta primleri ve inşaat sigortası ve diğer sigorta primlerinin kooperatife ait olup, inşaatların tamamlanmasından sonra kooperatifçe iskan ruhsatı alınacaktır...'' hükmü mevcuttur.
Kooperatif Kanununun 81.maddesine göre dağılma sebepleri arasında genel kurul kararı da gösterilmektedir. Konut yapı kooperatifleri ana sözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Dava konusu yapı kooperatifinin kuruluş ana sözleşmesinde kooperatifin amacının ortakların konut ihtiyacını karşılamak olduğu açıkça belirtilmiştir.
Kooperatif bu amaca ulaşmak için 03/08/2015 tarihinde arsa sahipleriyle sözleşme yapmış ve inşaatlara başlamış, 4 blok 120 daireden hak sahipleri olan 120 ortağa dağıtılmıştır. Kat irtifak tapuları çıkartılmış, ortaklar adına tescil edilmiş, meskenlere elektrik, su, doğalgaz hatlarının bağlandığı ve meskenlerin kullanılmaya başlandığı tespit edilmiştir. Atakum Belediyesinin 06/12/2017 tarihli cevabi yazısından ise yapı kullanım izin belgesinin alınmadığı anlaşılmaktadır.
Davacıda özellikle yapı kullanım izin belgesinin alınmaması sebebiyle kooperatifin ihyasını talep etmektedir.
Dosya kapsamından yapı kullanım izin belgesinin alınmadığı sabittir. Ancak kooperatif 12/11/2016 tarihli genel kurulda alınan kararla tasfiyenin sonlandırılması ve kooperatifin kapatılmasına dair oy çokluğuyla karar almıştır. Yukarıda açıklandığı üzere alınan kararın toplantı ve karar nisabına uygun olduğu tespit edilmiştir.
Davacı kooperatif ortağı olmakla ve kooperatif tarafından yapı kullanım izin belgesinin alınmadığı anlaşılmakla, işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu görülmektedir. Ancak öte yandan kooperatifin ihyasının emek, mesai, masraf ve zaman gerektirdiği ve gerçek amaca uygun inandırıcı nedenlere ve delillere dayanılarak açılması gerekliliği bir gerçektir.
Kooperatif her ne kadar yapı kullanım izin belgesi almamış ise de fiilen meskenlerin ortaklarına teslim ettiği, elektrik, su, doğalgaz bağlantılarının yapıldığı ve kullanılmaya başlandığı görülmektedir. 12/11/2016 tarihli genel kurula 118 ortak için çağrı yapılmış ancak 8 ortak katılmıştır. Bu husus ortakların söz konusu toplantıya önem vermediklerini göstermektedir.
Atakum Belediyesinin cevabi yazısından; her bir bağımsız bölüm için ayrı ayrı yapı kullanım izin belgesi başvurusunda bulunulabileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda ortakların menfaatleri nazara alınmalıdır.
Kooperatifin ihyasına karar verilmesi halinde üyelerin ne kadar süreceği de belli olmayan yapı kullanım izin belgesi alınması amacıyla yapılacak genel kurul toplantıları, defter tasdikleri, muhasebeci ücretleri, kırtasiye ve diğer giderler ve aidat yükümlülükleri gibi maliyetlerle karşılaşacaklardır. Öte yandan kooperatifin tahsis ettiği ortakların, meskenleri başka kişilere satmış olması da mümkündür.
Bu durumda dairesini satmış olan kooperatif ortaklarınında yeniden maddi külfete katlanmaları gerekecektir. Daireyi alan kişiden ise kendi isteği olmaksızın yapılacak masraflara zorlanması yasal olarak mümkün değildir.
Tüm bu olumsuzluklar değerlendirildiğinde yapı kullanma ruhsatının alınmamasıyla birlikte bu hususun kooperatifin ihyası için gerekli olmayacağı kanaatine varılmıştır, zira her bir bağımsız bölümde maliki de ayrı ayrı başvuru yaparak yapı kullanım izin belgesi alabilecektir. Bunun içinde bir ortağa vekaletname verilmesi yeterli olacaktır.
Bu yolun daha az masraflı olduğu bilirkişi raporundan da anlaşılmakla, bu yönden de kooperatifin ihyasına gerek olmadığı kanaatine varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı bilirkişi raporuna itirazlarında gerekli nisap yönünden TTK 418.maddesinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüş ise de, daha özel nitelikte olan 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 81.maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Davacının 23/05/2018 tarihli beyan dilekçesindeki uygulanması gerektiğini belirttiği Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34 ve 35.maddelerinin tescille ilgili olduğu, 86.maddenin sona ermede verilmesi gereken belgeler, 87.maddenin tescil edilecek olgular, 88.maddenin tasfiyeden dönme ve 109 ile 110.maddelerin ise kuruluşun tesciline ve tescilden dönmeye ilişkin maddeler olup, doğrudan ilgili olmadığı, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün buradaki incelemesinin şekli olup kooperatifin tasfiyesinin kapanmasına yönelik genel kurul kararında davacının iddia ettiği noksanlıkların bulunup bulunmadığının incelenmesinin mümkün olmadığı,
diğer itirazları yönünden ise yukarıda açıklanan gerekçelerde yeterli açıklama yapıldığı anlaşılmakla, itirazları yerinde görülmemiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · Üye ... · Üye... · Katip ...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1033, K. 2018/372, 23 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama