KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/162 Esas - 2018/187
- Esas no
- 2016/162 Esas
- Karar no
- 2018/187
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/02/2016
- Karar yaz. tar.
- 14/03/2018
Karar Metni
1.419 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı ... vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin... nin dağıtım sistemi kullanıcısı ve elektrik satış müşterisi olduğunu, davalı tarafından farklı tarihlerde tahakkuk edilen müvekkilden tahsil edilen elektrik faturaları içerisinde haksız tahsil edilen "kayıp-kaçak, iletim sistemi, kullanım ve dağıtım, perakende satış hizmeti, sayaç okuma bedellerinin ve bu bedeller üzerinde oransal olarak alınan KDV, Belediye Tüketim Vergisi, Enerji Fonu, TRT Payi ve diğer bedellerin tespiti ve faiziyle birlikte taraflarına iadesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ...vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yapılan ve iadesi talep edilen bedellerin fatura unsurları, kurumun düzenleme yapma yetkisine dayanarak belirlediği ve kurul kararıyla uygulanan bedeller olduğunu, dava dilekçesinde TRT Fonu olarak iadesi istenen bedelin faturada yer almadığını, TRT Payı ve Enerji Fonunun ise bu bedellerin kanunla belirlenmiş bedeller olduğu, TRT payının TRT Kanunu gereği tahsil olunan ve TRT ye ödenen bir bedel olduğu,
Enerji Fonunun da aynı şekilde Enerji Bakanlığı tarafından tutulan bir fon olduğunu, şirketlerince hiçbir ilgisinin bulunmadığını, öncelikle davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile dava şartı yokluğundan incelenmeksizin reddine,6719 yasada yapılan değişiklik ve yerleşik Yargıtay İçtihatları doğrultusunda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER
Enerji Tedarik Sözleşmeleri, Faturalar, Bilirkişi Raporu ve Tüm dosya kapsamı.
Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... 09/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak.
6446 sayılı yasayı değiştiren 6719 sayılı yasanın 21. Maddesi hükmü ile 6446 sayılı yasanın 17. Maddesine eklenen 10 fıkra gereğince dağıtım şirketleri tarafından tüketicilere gönderilen elektrik faturalarına karşı yapılan başvuru ve açılan davalarda hakem heyeti ve mahkemelerin yetkisinin iş bu faturalarda yapılan fiyatlandırmanın EPDK tarafından onaylanıp belirlenen fiyatlara uygun olup olmadığının denetlenmesi ile sınırlandırıldığı, aynı yasanın geçici 20. Maddesine göre de, eldeki dava ve başvurularda da 17. Madde hükmünün uygulanması gerektiğinin açıkça belirtildiği,
buna göre halen derdest olan davalarda da hakem heyeti ve mahkeme tarafından yalnızca faturadaki fiyatlandırmanın EPDK kararlarına uygun olup olmadığının denetlenme imkanın olduğu yani yalnızca yerindelik denetimi yapılacağı, içerik denetimi yapılamayacağı, "davalı dağıtım şirketi tarafından davacı tüketiciye gönderilen elektrik faturalarındaki fiyatlandırmanın EPDK ‘nun onaylayıp belirlediği tarifelere uygun olduğu ve bu bağlamda;
davacının, davalı şirketten kayıp-kaçak, iletim sistemi kullanım ve dağıtım, perakende satış hizmeti, sayaç okuma ve bu bedeller üzerinden alınan KDV, Belediye Tüketim Vergisi, Enerji Fonu, TRT Payı Bedeli alacağının olmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Dava, kayıp kaçak bedeli adı altında hizmet bedeli olmadan alınan bedellerin tahsiline ilişkindir. Tüm dosya kapsamından davacı ile davalı arasında abonelik sözleşmesi imzalandığı, kayıp kaçak bedeli adı altında yapılan kesintilerin haksız olduğundan bahisle iadesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve 3.Hukuk Dairesinin kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “...
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği,
özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.
Ancak iş bu uyuşmazlıkla ilgili yargılama sırasında 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17.maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile.
"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış,
bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nın kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.
Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen geçici 19 ncu maddede "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü mevcuttur. Geçici 20.nci madde ise "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.
Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması ve tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gibi hallerde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır.
Dava dosyamız incelendiğinde Elektrik Mühendisi Bilirkişi Bülent Bayraktar'ın 09/03/2018 tarihli bilirkişi bilirkişi raporu ile "davalı dağıtım şirketi tarafından davacı tüketiciye gönderilen elektrik faturalarındaki fiyatlandırmanın EPDK ‘nun onaylayıp belirlediği tarifelere uygun olduğu ve bu bağlamda; davacının, davalı şirketten kayıp-kaçak, iletim sistemi kullanım ve dağıtım, perakende satış hizmeti, sayaç okuma ve bu bedeller üzerinden alınan KDV, Belediye Tüketim Vergisi, Enerji Fonu, TRT Payı Bedeli alacağının olmadığı" belirlenmiş olmakla davanın konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Anılan rapor ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun olmakla Mahkememizce itibarla hükme esas alınmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda yargılamaya devam edilerek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafa yargılama giderinin yükletilmesi gerekmektedir.(Yargıtay 3.HD 2016/16610 E 2017/1011 K sayılı ilamı)
Yukarıda ki açıklamalara göre dava dosyası incelendiğinde somut olayda, davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve 3.HD kararları gereği dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak bedellerinin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır.
Anılan yasa maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde belirtilen hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre davanın görülmesi sırasında geçmişe yürür yasa gereğince davanın konusuz kalması dikkate alınarak davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmamasına karşın davanın esastan kabulle sonuçlanmayıp konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmediği görülmekle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.(Yargıtay 3.HD 2016/16610 E 2017/1011 K sayılı örnek ilamı)
Davanın niteliğine göre (uyuşmazlık özel hukuk ilişkisinden kaynaklanmış olup )adli yargıda yargılama yapılmasının doğru olduğu, tarafların tacir olmasına göre mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış, her ne kadar 6719 sayılı yasanın iptali yönünden Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi tarafından 07/09/2016 tarihinde görüşülmesine başlanmasına rağmen bugüne kadar kararın çıkmadığı, yasal bekleme süresinin dolduğu anlaşılmakla bekletici mesele yapılmasına ilişkin talepler reddedilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/162, K. 2018/187, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama