KÜNYE
T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/361 Esas - 2018/130
- Esas no
- 2016/361 Esas
- Karar no
- 2018/130
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Davalı
- ...
- Davalılar
- ...
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 01/04/2016
- Karar yaz.tar.
- 02/03/2018
Karar Metni
2.216 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle.
Mülkiyeti müvekkiline ait ... plakalı araca davalılardan ... adına kayıtlı olup diğer davalı tarafından kullanılan ve ...poliçe numarası ile davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi tanzim edilen ... plakalı aracın tam kusurlu olarak çarptığını, müvekkilinin aracında ciddi maddi hasar meydana geldiğini, oluşan bu maddi hasar sonrasında müvekkili aracının tamir edildiğini, araçta meydana gelen maddi hasarın sigorta şirketi tarafından karşılandığını,
piyasa değerinin yaklaşık 100.000,00 TL civarında olan müvekkile ait 2015 model Opel Mokka marka aracın daha trafiğe çıkalı 7-8 ay gibi kısa bir süre olduğunu ve müvekkilinin aracında oluşan maddi hasarın yanında aracın 2.el piyasa değerinde de ciddi anlamda bir düşüş meydana geldiğini, nitekim aracın tamiri sonrasında müvekkili tarafından aracın Opel Ankara yetkili satıcılarından Opan Otomobil Anonim Şirketi'ne Ankara 65.Noterlıği'nin 04.02.2016 tarih ve ... yevmiye nolu Araç Satış Sözleşmesi ile 67.000,00 TL bedelle satıldığını,
satış rakamına bakıldığında müvekkilinin kaza sebebiyle araçtaki değer kaybından dolayı uğradığı zararın ortada olduğunu belirterek, davanın kabulü ile, kaza nedeniyle hasarlı hale gelen müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen değer düşüşünden kaynaklanan gerçek zararın tespitine,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakkları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe şartları ve limiti sınırlı olması ve faiz başlangıcının dava tarihi olması kaydıyla ) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini Mahkememizden talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili Mahkememize verdiği ıslah dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu doğrultusunda fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe şartları ve limiti ile sınırlı olması ve faiz başlangıcının dava tarihi olması kaydıyla) müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle.
Davacının 04.02.2016 tarihinde noter senedi ile sahibi olduğu ... plaka sayılı aracı 3 bir kişiye sattığım ifade ettiğini, davacının bu satış sebebiyle değer kaybından dolayı müvekkiline karşı dava açma hakkından feragat ettiğini, davacının husumet ehliyetinin olmadığını, dolayısıyla davanın yersiz olduğunu, davacının, aracının piyasa değerinin 100.000 TL olduğunu, fakat 67.000 TL'ye satıldığını belirterek zımnen 33.000 TL değer kaybı olduğunu ifade edilmeye çalıştığını, bu durumun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, zira anılan aracın 2.el değerinin zaten 60-65 bin TL arasında olduğunu,
davacının aracının satımında gerekli özeni göstermediğini, daha pahalı satılması mümkünken daha ucuz satılmasına sebep olduğunu, bu durumun belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, davacının her halde ödediği ÖTV'yi davalıdan almak istediğini, kusurun tamamının davalıya ait olmasının kabul edilemeyeceğini, kazanın meydana gelmesinde havanın karlı olmasının ve davacının da dikkatsiz davranışının önemli bir unsur olduğunu, davalının aracının ... tarafından ...numaralı poliçe ile zorunlu trafik sigortalı olduğunu, zararın sigorta teminatı kapsamında olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ...
Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; ...numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (Trafik) Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış bulunan sigortalı ... adına sigortalı olan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın 31.12.2015 tarihinde trafik kazasına karıştıklarını, davacının aracı üzerinde hasar meydana geldiğini, kaza tarihinde poliçe kapsamında müvekkili şirketin sorumlu olabileceği teminat limitinin 29.000.- TL olduğunu, ancak teminat limitini bildirmiş olmalarının davayı kesinlikle kabul anlamını taşımadığını, meydana gelen kaza üzerine davacının aracının onarıldığını,
müvekkili şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında davacının kasko sigortacısı olan ...'ye 13.04.2016 tarihinde rücuen 14.110.- TL hasar ödemesi yapıldığını, dolayısıyla müvekkili şirketin poliçe kapsamındaki sorumluluklarını yerine getirdiğini, aracın yetkili serviste ve orijinal parçalar ile onarıldığını, değer kaybının tespit edilebilmesi için aracın nerede ve ne şekilde onarıldığının tespit edilmesi gerektiğini, yetkili serviste ve orijinal parçalar ile onarım yapılmış olması durumunda, araçta bir değer kaybı yaşandığından bahsedilemeyeceğini,
davacının aracının yetkili serviste ve orijinal parçalar ile onarıldığını, bu nedenle araçta değer kaybı yaşandığından bahsedilemeyeceğini, ayrıca yetkili serviste onarılmış olması nedeni ile araç üzerinde tamamen marka standartlarına uygun orijinal parça ve malzeme kullanılmış olup, boya dahil aracın garanti süreleri kesintiye uğramaksızın devam ettiğini, bu nedenle de araç üzerinde değer kaybı yaşandığından bahsedilemeyeceğini, şasi hasarı bulunmayan ve sökülüp takılabilir parçaları orijinal parçalarla onarılmış araçta değer kaybından bahsedilemeyeceğini, davayı kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte,
dava konusu araçta değer kaybı zararından bahsedilecek olsa dahi, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nca düzenlenen ve 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren 04/05/2015 tarih ve 29355 sayılı “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları” kapsamında değer kaybı hesaplama yöntemine göre değerlendirme ve gerekirse hesap yapılması gerektiğini, talebi kabul anlamına gelmemek üzere belirtilen hesaplama yöntemi ile birlikte gerçek değer kaybının belirlenebilmesi için birden çok kriterin incelenmesi,
bu incelemenin de, konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile yapılması gerektiğini, dava konusu aracın şasi (ana gövde) hasarı bulunmadığından genel şartlar'a göre değer kaybı teminatı kapsamında olmadığını, tespitin hasar-kusur konusunda uzman ve ehil makina mühendisi bilirkişi kanalı ile yapılması gerektiğini, araç üzerinde onarılan/değiştirilen parçaların tamamının değer kaybına yol açmayacağını belirterek,davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini Mahkememizden talep ve dava etmiştir.
Davalı ...'e usulune uygun tebligata rağmen cevabi beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER
Kaza Tespit Tutanağı, Fotoğraflar, Araç Satış Sözleşmesi, Hasar Dosyası, Sigorta poliçesi, Ekspertiz Raporu, Trafik Tescil ve Sürücü Belgeleri, Servis Fişleri, Trafik Sigortası Genel Şartları, Bilirkişi İncelemesi ve Tüm dosya kapsamı.
Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı incelendiğinde;31/12/2015 günü saat 18:30'de ...'in Sevk ve idaresindeki ... plakalı hususi araç ile ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı hususi aracın çarpışması neticesinde trafik kazasın meydana geldiği görülmüştür.
Makine Mühendisi Bilirkişi ... 12/06/2017 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Karşı tarafın %100 kusuru ile 31/12/2015 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında ... plakalı aracın sol ön yan kısmında orta derecede bir hasar meydana geldiği, aracın daha evvelce herhangi bir kazası bulunmamakta kaza tarihinde 2015 model, 16.824 gibi az kilometre yaptığı gözlenmiş olup, reel değer kaybının 10.000,00 TL olduğu, davacı vekilinin davalılardan talep edeceği tazminatın faiz hariç 10.000,00 TL'sı olacağı kanaatine varıldığının belirtildiği görülmüştür.
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE
Dava, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'in Sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacı aracında meydana gelen değer kaybının tahsiline ilişkin açılmış tazminat davasıdır.
Davaya konu ... plakalı aracın davacıya ait olduğu, maliki ... ve sürücüsü davalı ... olan ... plakalı aracın ise davalı sigorta şirketi nezdinde 14/02/2015 başlangıç 14/02/2016 bitiş tarihli ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, sigorta limitinin araç başı 29.000,00 TL olduğu, kazanın 31/12/2015 tarihinde meydana geldiği, ruhsat bilgileri, poliçe, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı uyarınca sabittir.
Davacı taraf aracındaki değer kaybı nedeni ile 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe şartları ve limiti li esınırlı olması ve faiz başlangıcının dav atarihi olması kaydıyla) birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Bilindiği üzere.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A.
Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Bu sorumluluk kapsamında; Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumludur. Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı bundan dolayı kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilmesi ve bu zarardan hem zarar veren, hem de zorunlu trafik sigortacısı sorumlu olması gerekmeketedir. (17. Hukuk Dairesi 2015/18642 Esas 2016/11228 Karar)
Yine bilindiği gibi 6102 sayılı TTK'nın tazminat ilkesi başlıklı 1459 maddesinde belirtiliği gibi zarar sigortalarında asıl amaç sigorta ettirenin uğradığı gerçek zararın karşılanmasıdır. Sigorta poliçesinde gösterilen limit ise, sigortacının rizikonun gerçekleşmesi halinde sorumlu olacağı azami miktarın belirlenmesi amacıyla konulur. Yoksa rizikonun gerçekleşmesiyle birlikte sigorta poliçesinde belirlenmiş olan azami miktarının tamamın ödenmesi diye bir şey söz konusu olmadığıdır.
Sigorta ettirene ödenecek sigorta tazminatının belirlenmesinde Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının (KTKSGŞ) dikkate alınması gerekmektedir. KTKSGŞ'nin buna ilişkin hükümleri incelendiğinde görüleceği gibi, ödenecek tazminat miktarı belirlenirken B.3.3.1.1 maddesi gereğince rizikonunun gerçekleşmesi anındaki gerçek tazminat değerinin esas alınacağı ve B.3.3.1.2 maddesinde de aracın tam hasara uğraması halinde sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere hasar anındaki sigorta değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır. (17. Hukuk Dairesi 2015/18642 Esas 2016/11228 Karar)
Mahkememizin 21/03/2017 tarihli celse ara kararı gereğince kazadaki kusur oranların ve kazaya bağlı olarak davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti için bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından dosyamıza sunulan 12/06/2017 tarihli raporda özetle; Karşı tarafın %100 kusuru ile 31/12/2015 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında ... plakalı aracın sol ön yan kısmında orta derecede bir hasar meydana geldiği, aracın daha evvelce herhangi bir kazası bulunmamakta kaza tarihinde 2015 model, 16.824 gibi az kilometre yaptığı gözlenmiş olup, reel değer kaybının 10.000,00 TL olduğu, davacı vekilinin davalılardan talep edeceği tazminatın faiz hariç 10.000,00 TL'sı olacağının belirtildiği görülmüştür.
Oluşa uygun ve denetime elverişli mahkememizce de benimsenen 12/06/2017 tarihli bilirkişi raporu, kusur oranları ve talep ve poliçe teminat limitleri göz önünde bulundurmak suretiyle davacının maddi tazminat talebini kabulü ile 10.000,00 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz davalı Sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilip aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
20/02/2018 Katip... Hakim...
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/361, K. 2018/130, 20 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama