KÜNYE
T.C. Samsun
- Mercii
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2018
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2017/209 Esas - 2018/639
- Esas no
- 2017/209 Esas
- Karar no
- 2018/639 Karar
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/03/2017
- Kararın yaz. tarih
- 19/10/2018
Karar Metni
1.440 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İddia ve savunmaların özeti;
Davacı vekili 07/03/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kumaş satışına dair ticari ilişki bulunduğunu, davalının cari hesap borcunun olduğunu, Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2016/62503 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde davalının borca itiraz ettiğini, icra dairesine yapılan itirazın iptalini ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 20/04/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin cari hesapta bakiye olarak görünen miktara karşılık müşteri senetlerini cirolama suretiyle davacıya gönderdiğini ve borcunu bu şekilde ödediğini, davacının senetleri mahsup etmediğini ayrıca davacıya banka yoluyla da 01/04/2014 tarihinde 2.500,00 TL 24.12.2014 tarihinde 1.495,00 TL olmak üzere toplam 3.955,00 TL ödeme yapıldığını, bu bedellerin de cari hesaptan mahsup edilmediğini belirterek davanın reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Deliller, delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Davalı vekili cevap dilekçesi ekinde, ödemelere ilişkin dekont sureti, ... sıra nolu ... Kargoya ait teslim belgesi ve 20/01/2014 - 22/04/2014 - 28/05/2014 tarihli senet tediye bordrolarını sunmuştur.
Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/62503 sayılı dosyası uyap üzerinden dosya içerisine alınmıştır.
Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Samsun Gaziler Vergi Dairesine, Gelir İdaresi Başkanlığına yazılan yazılara cevap verilmiştir.
Mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır.
Dava itirazın iptali davasıdır.
Tüm dosya kapsamından davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün 2015/36852 sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu asile 22/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin yetki ve borca yönelik itirazları üzerine takibin durduğu, talep üzerine dosyanın yetkili Samsun İcra Müdürlüğüne gönderildiği, Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/62503 sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinin borçlu asile 31/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve süresi içerisinde borcun tamamına itiraz edildiği, icra dosyasının incelenmesinden itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine dair bilgi ve belgeye rastlanmadığından davacının itirazın iptali ve takibin devamı için süresi içerisinde iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
İcra dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun... olduğu, 13.952,02 TL asıl alacak, 1.893,84 işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.845,86 TL üzerinden 17/12/2015 tarihinde takip başlatıldığı, borcun sebebinin 05/06/2014 faiz başlangıç tarihli, 13.952,02 TL tutarındaki cari ekstre olduğu, itirazın alacaklıya böyle bir borcun bulunmadığından bahisle borcun tamamına ilişkin olduğu görülmüştür.
Taraflar hakkında tacir olup olmadıklarına ilişkin yapılan araştırma sonucunda Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ve Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yazı cevaplarından tarafların dava konusu açık hesap çalıştıkları tarihte tacir oldukları anlaşılmıştır.
İcra takibinin açık hesap ticari alışverişe dayalı olduğu, davalının taraflar arasında kumaş satımına dair ticari ilişkiyi kabul ettiği anlaşılmakla davalının zaman aşımı definin reddine karar verilmiş, davanın esası hakkında inceleme yapılmıştır.
Dava ve cevap dilekçesine göre uyuşmazlık icra takibine konu borcun davalı tarafından banka havalesi ve senet vermek suretiyle ödenip ödenmediği noktasındadır. Uyuşmazlığa göre borcun ödendiğini ispat yükü davalı üzerindedir.
6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterler, ikrar veya yemin delilleri ile de ödeme hususu ispatlanabilir.
HMK 222. maddeye göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Mahkeme ticari davalarda ticari defterlerin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birin talebi üzerine karar verebilir.
Yemin delili 6100 sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Kural olarak yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez.
Davalı vekili tarafından müşteri senetlerinin davalı tarafından cirolanmak suretiyle davalıya gönderildiğine ilişkin sunulan kargo teslim alma belgelerinin incelenmesinde içerikte evrak taşındığının yazılı olduğu, senet tediye bordrolarının incelenmesinde bu bordroların sadece borçlu tarafından imzalandığı, bordrolarda senetlerin teslim alındığına dair alacaklı imzasının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından sunulan banka hesap özetinden 1.4.2014 tarihinde davalı hesabından davacıya 2500,00-TL, 24.12.2014 tarihinde 1495,00-TL havale gönderildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tarafların ticari defterlerinin incelendiği 09/02/2018 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda; tarafların defterlerinin TTK'nın ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, defterlerin birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiği, defterlerin delil niteliği taşıdığı, davacı kayıtlarına göre davalının davalıdan 9452,02-TL alacaklı olduğu ancak İş Bankası hesap özetinden gönderilen toplam 3995,00-TL'nin davacı kayıtlarında yer almadığı,
banka yoluyla yapılan ödemeler mahsup edildiğinde sonuç olarak davacının davalıdan 5.457,02-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı defterlerinde ise davacı adına açılmış kayıt bulunmadığı, davalı tarafından davacıya verildiği bildirilen senetlere ve banka yoluyla yapılan ödemelere davalı kayıtlarında yer verilmediğinin tespit edildiği bildirmiştir.
Davalının taraflar arasında açık hesap ticari ilişki olduğunu kabul ettiği ve borcunu banka havaleleri ve senet vermek suretiyle ödediğini bildirdiği, davalının borca karşılık davacıya verdiğini iddia ettiği senetlerin davacıya teslim edildiğinin kargo teslim evrakı, senet tediye bordroları ve ticari defterlerden anlaşılamadığı, akdi ilişki kabul edilmesine rağmen davalı defterlerinde davacı ile olan ticaretin kayıt edilmediği ve aslında davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığının anlaşıldığı,
davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre davalıdan 9452,02-TL alacaklı olduğu ancak İş Bankası hesap özetinden gönderilen toplam 3995,00-TL'nin davacı kayıtlarında yer almadığı, davacı tarafından, banka yoluyla yapılan ödemelerin başka ilişkiye dayalı gönderildiğinin savunulmadığı, davacı defterlerinin kendisi lehine delil teşkil ettiği gibi aleyhe kayıtların da davacı için bağlayıcı olduğu,
davalı tarafından banka yoluyla yapılan ödemelerin davacının alacak kaydından mahsubunun gerektiği, sonuç olarak davacı defterlerindeki alacak kaydından davalının banka yoluyla gönderdiği sabit olan ödemeler mahsup edildiğinde davacının davalıdan 5.457,02-TL alacaklı olduğu, davalının yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine, alacağın ticari ilişkiden kaynaklanması sebebiyle asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, davalının ödediğini iddia ettiği ancak ispatlayamadığı hüküm altına alınan alacak likit kabul edilmekle davacı lehine %20 icra inkar tazminatı ödenmesine,
reddedilen kısım yönünden ise davacının icra takibi başlatmakta haksız ise de kötü niyetli olduğu dosya kapsamından anlaşılamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/209, K. 2018/639, 27 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama