KÜNYE
/// Türk Milleti Adına /// T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2021
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/225 Esas - 2021/254
- Esas no
- 2020/225 Esas
- Karar no
- 2021/254
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/03/2020
- Gerekçeli karar tarihi
- 20/04/2021
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacının, davalıdan yıkama makinesi satın aldığını ve karşılığında keşide ettiği .. keşide ve ..vade tarihli ... bedelli bonoyu ödediğini beyanla, davacının bu senede istinaden aleyhine başlatılan Samsun İcra Dairesinin 2020/789 Esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Samsun İcra Dairesinin 2020/789 Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş olup incelenmesinden: Takip alacaklısı davalı tarafından takip borçlusu davacı aleyhine, keşidecisi davacı ve lehtarı davalı olan ... keşide ve ... vade tarihli ... bedelli bonoya istinaden 7.500-TL asıl alacak ve 1.278,65-TL faiz olmak üzere toplam 8.778,65-TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı ve takibin derdest olduğu görülmüştür.
Davacı vekilince ibraz olunan Muvafakatname, İbraname ve Sulhnamedir başlıklı belge aslı mahkememiz kasasında muhafaza altına alınmıştır.
Dava, malen düzenlenen senedin ödeme yapılmış olması sebebiyle bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıdan satın aldığı yıkama makinesi karşılığında düzenlediği senedin bedelinin ödenmiş olması sebebiyle bedelsiz kaldığını ileri sürmüş, davalı ise davaya cevap vermemek suretiyle davayı inkar etmiştir.
Davacı vekili ön inceleme duruşmasında, tarafların Muvafakatname, İbraname ve Sulhnamedir başlıklı protokol kapsamında sulh olduklarını, ancak davalının protokole aykırı davranarak takipten vazgeçmeye yanaşmadığını bildirmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 313. maddesi ile sulh; görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla Mahkeme huzurunda yapmış oldukları sözleşme olarak tanımlanmıştır. Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere, bu maddede mahkeme huzurundaki sulh düzenlenmiştir.
Taraflardan biri, mahkeme dışında sulh sözleşmesi yapıldığını iddia ettiği taktirde, bu iddia karşı tarafça kabul edilmez ise, sulh sözleşmesinin varlığı ve içeriği, iddia eden tarafça ispatlanmak zorundadır. Somut olayda, davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamış, davacı vekilince ibraz olunan protokoldeki imzanın kendisine ait olup olmadığı konusunda çıkarılan meşruhatlı davetiyeye de ihtara ve kesin süreye rağmen kayıtsız kalmıştır.
Hal böyle olunca, protokoldeki imzanın HMK'nın 211/1-a maddesi uyarınca davalıya ait olduğu kabul edilmiş, tarafların mahkeme dışında sulh oldukları düşüncesi ile HMK'nın 313. maddesi kapsamında işlem tesis edilmiştir.
Davacı vekilinin, karar celsesinde, protokoldeki hükümlerin aksine vekalet ücreti ve yargılama gideri talep ettiği görülmüş, tarafların sulh sebebiyle davanın konusuz kaldığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi yönünde talepte bulunmadıkları veçhile, aralarındaki muarazanın giderilmesi için protokol hükümlerine uygun karar verilmiştir.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/225, K. 2021/254, 19 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama