KÜNYE
/// Türk Milleti Adına /// T.C. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2021
- T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/592 Esas - 2021/351
- Esas no
- 2020/592 Esas
- Karar no
- 2021/351
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/09/2020
- Gerekçeli karar tarihi
- 04/07/2021
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Davacı banka ile davalı ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve borçluya kredi kullandırıldığını, davalı ...'un da anılan kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlu ve kefilin karı-koca olduklarını, kredinin geri ödenmesi sırasında aksaklıklar yaşandığını ve bu sebeple borçlu ve kefil aleyhine takibe girişildiğini ancak itiraz üzerine takibin durduğunu, davadan önceki zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla, Samsun İcra Dairesi'nin 2020/3569 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptalini ile takibin devamını, davalıların icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Samsun İcra Dairesi'nin 2020/3569 Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş olup, incelenmesinden: Takip alacaklısı davacı tarafından takip borçlusu davalılar aleyhine 21.049,72-TL asıl alacak olmak üzere toplam 22.196,35-TL üzerinden takibe girişildiği, ancak takip borçlusu davalıların süresi içindeki itirazları üzerine takibin durduğu ve işbu davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce alınan 26.04.2021 tarihli raporda özetle: Takip dayanağının davacı banka ile davalı ... arasındaki 22.06.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve 200.000-TL tutarındaki Cari Hesap Kredisi Sözleşmesi olduğu ve davalı ...'un bu sözleşmede kefil imzasının bulunduğu, akdi faiz oranı ile temerrüt faiz oranının %20,40 olduğu, takipten önce borçlu ve kefile ihtarname gönderilmediği veçhile davalıların ilk defa takiple temerrüte düştüğü, takip tarihi itibariyle alacağın 20.999,14-TL asıl alacak, 1.225,64-TL işlemiş faiz ve 61,28-TL BSMV olmak üzere toplam 22.286,06-TL olduğu mütala edilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara usulünce tebliğ edilmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı banka ile davalı ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış ve davalı ... da bu sözleşmeye kefil sıfatıyla imza koymuştur. Kredilerin geri ödenmesi sırasında aksaklıklar yalanması üzerine davalılar aleyhine takip başlatılmış ve davalıların itirazı üzerine işbu itirazın iptali davası açılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun, 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile değişik “Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin ilk fıkrasına göre. TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre. (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Eldeki davanın, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak davası niteliğinde olduğu, ancak davalı ... hakkındaki davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı ve buna göre dava şartının yerine getirilmediği veçhile, davalı ... hakkındaki davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan reddedilmesi gereklidir.
Toplanan delillerden; takip dayanağının davacı banka ile davalı ... arasındaki 22.06.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi olduğu, davalının ilk defa takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğü ve takip tarihine kadar işlemiş akdi faizin 1.225,64-TL olduğu, akdi faiz oranı ile temerrüt faiz oranının %20,40 olduğu ve takip tarihi itibariyle alacağın 20.999,14-TL asıl alacak, 1.225,64-TL işlemiş faiz ve 61,28-TL BSMV olmak üzere toplam 22.286,06-TL olduğu anlaşılmaktadır.
Bu tespit ve değerlendirmelere göre; davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği tutarın 20.999,14-TL asıl alacak, 1.225,64-TL işlemiş faiz ve 61,28-TL BSMV olmak üzere toplam 22.286,06-TL olduğu değerlendirilmiş, talepten fazlaya hükmedilemeyeceğinden 20.999,14-TL asıl alacak, 1.140,20-TL işlemiş faiz ve 6,43-TL BSMV olmak üzere toplam 22.145,77-TL üzerinden hüküm kurulmuştur.
Bu sebeplerle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu değerlendirilerek, davacı yararına kabul edilen tutar üzerinden %20 oranında icra-inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Davalı ...'un, davadan önceki zorunlu arabuluculuk sürecinde arabuluculuk toplantılarına bir mazeret bildirmeksizin katılmadığı ve arabuluculuk faaliyetinin bu sebeple sona erdiği görülmüş, yargılama giderlerinin tamamı Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücreti ile birlikte 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 11. 13. ve 14. fıkraları uyarınca davalıya tahmil edilmiştir.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/592, K. 2021/351, 14 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama